Danzikyan: “AKP – Gülen Cemaati kavgası patlak verince Hrant Dink davası hızlandı”

Fotoğraf: AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan – Stajyer Muhabir Hatice Temiz-Agos Gazetesi/12 Ağustos 2016


Hrant Dink‘in öldürülmesine ilişkin yeniden görülen davanın dördüncü duruşması bugün görüldü. AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan, Hrant Dink cinayeti davasının hızlanmasında AKP – Gülen Cemaati kavgası olduğunu söyledi.

İstanbul
Hatice Temiz* / @haticemiz

Son gelişmeleri Dağ Medya’ya değerlendiren AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan, “Dava sürecinde çok zor ilerleme kaydedildi. 2013’e kadar sadece Ogün Samast ve azmettiren Yasin Hayal ve etrafındaki insanlar arkadaşları olan bir grup yargılandı. Biz başından beri kamu görevlilerinin olduğunu söylüyorduk. Hatta Hrant Dink ailesi avukatları kamu görevlilerinin yargılanmasıysa ilgili dilekçe veriyorlardı. Bu dilekçeler uzun süre kabul görülmedi. Daha sonra kabul görülmeme kararına itirazlar edildi. Çeşitli mahkemelerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararı etkili oldu. Etkin soruşturma yapılmamıştır diye karar verdi. Çok gelişme yan yana gelince devlet artık kamu görevlilerinin yargılanması için izin vermek durumunda kaldı ardından bir savcı bununla ilgilenmeye başladı. Tam bu dönemde AKP – Gülen Cemaati kavgası patlak verince iş biraz hızlanmış oldu. Bu kavga sayesinde bu davanın hızlandığını söyleyebiliriz.” açıklamasında bulundu. 

 

Hrant Dink’in öldürüleceği 1 sene önceden biliniyordu

 

Hrant Dink cinayetinin kapsamlı bir cinayet olduğunu söyleyen Danzikyan, “15 Şubat 2006 tarihinde yazılmış bir kağıt var. Trabzon’dan İstanbul’a gönderilmiş Yasin Hayal her ne suretle olursa olsun Hrant Dink’i öldürmeye kararlı ifadesi taşıyan ve bu İstanbul’a gönderilirken Yasin Hayal ses getirecek bir eylem yapacak Hrant Dinkle ilgili olarak çevrilen böyle bir rapordan bahsediyoruz.” diyor.  Ve ekliyor Danzikyan, “Hrant Dink cinayeti çok kapsamlı bir cinayettir. Devletin tüm kanatlarının işin içinde olduğu bir cinayetten bahsediyoruz. Trabzon milli istihbaratın kusuru var. Trabzon jandarmasının çok açık biçimde kusuru var. İstanbul jandarmasının belli artık işin içinde olduğu İstanbul emniyeti korumamış. Trabzon terörle mücadele grubu operasyon yapmamış.”

 

Cinayette birden fazla ilk kurşun var

 

Raporun İstanbul’da ve Ankara istihbarat daire başkanlığının elinde olduğunu, MİT’in de muhtemelen bildiğini ekleyen Danzikyan, bu raporun öncesinde Hrant Dink’in hedef haline getirilme süreci olduğunu söylüyor.

“Genelkurmay’ın sert açıklamaları, Agos önündeki ülkücülerin eylemleri, Hrant Dink’in yargılandığı dönemlerde o yazıyla ilgili ulusalcı kanadın daha sonra Ergenekon’dan yargılanan kişilerin Hrant Dink’e saldırmaları fiziksel anlamda duruşma salonunda gibi çok sayıda Hrant’ı hedef haline getiren, Hrant’ı bu istikamete sürükleyen katillere bir şekilde hedef gösteren çok fazla yapı var. Dolayısı ile bütün bu yapıları atlayıp sadece bunu Fetullah 15 Temmuz darbesi ilk hamleydi ilk kurşundu demek bizim bu haftaki manşetimizde dedik ‘birden fazla ilk kurşun var’”

 

Savcının tanımlaması çok erken

 

Yetvart Danzikyan, Savcı Gökalp Kökçü’nün jandarmaların sevk kağıdında yazdığı ‘15 Temmuz başarısız darbe kalkışmasına giden süreçte bu yolda bu amaç için atılan ilk kurşun’ tanımlaması yapmasını erken bulduğunu söylüyor. “Bir savcının sevk kağıdında daha bir iddianame bile değil jandarmaların tutuklanması talebiyle hakemliğe gönderilirken bu çapta bir tanımlamada bulunmasını erken buluyorum. Bu insanlar daha sorgulanmadılar. Fetullahçı olup olmadıklarını bilmiyoruz sadece şuan savcı söylüyor.”

 

“Türkiye Cumhuriyeti Devletinin boğazına kadar içine battığı bir cinayetten bahsediyoruz”

 

Davanın çözülmesinin zaman almasının devletin kendisiyle yüzleşmesi olduğunu söyleyen Danzikyan, “Çözülmesi de zaten devletin kendisiyle yüzleşmesi anlamına gelecek birazda bu yüzden ağır gidiyor. Devlet çünkü sonuna kadar işin içinde devletin bütün kanatlarıyla işin içinde kimi arkasını dönmüş kimi duymazdan gelmiş kimi umursamamış bir Ermeni öldürülecek diye çeşitli çeşitli hesaplarla kitaplarla çeşitli umursamazlıklarla. Bu yüzleşme yapılmazsa Türkiye cumhuriyeti yoluna devam edemez gibi geliyor.”

 

Bu iş yeni başlıyor

Kamu personellerinin de dava sürecine katılmaya başlamasıyla davanın büyüyeceğini düşünüyor Danzikyan, “Bu iş yeni başlıyor gibi gözüküyor yeni gözaltına alınan jandarma istihbaratı elemanları da bu davaya katılacak henüz yok. Eğer bunlarda katılırsa daha büyük bir dava dolayısıyla büyüyerek genişleyen bir dava” ( Hatice TEMİZ/ Dağ Medya)


Hrant Dink suikastı

12-72-45

Hrant Dink Suikastı, Agos gazetesinin Ermeni asıllı genel yayın yönetmeni Hrant Dink’in, 19 Ocak 2007 tarihinde, Ogün Samast adlı silahlı saldırgan tarafından öldürülmesi olayıdır. Önceden pek çok tehdit almış olan Dink, Agos’un Halaskargazi Caddesindeki binasının önünde başının arkasına ateş edilerek öldürüldü. Olay, Türkiye’de derin devlet ve milliyetçilik olgularını gündeme taşıdı. Dink’in cenazesinde on binlerce kişi tarafından cinayete tepki olarak atılan “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz” sloganı uzun süre tartışıldı.

Hrant Dink’in ölümüyle sonuçlanan olaylar 6 Şubat 2004 günü Agos gazetesinde yayımlanan ‘Sabiha Hatun’un Sırrı’ başlıklı röportajla başladı. Metinde Sabiha Gökçen’in binlerce Ermeni yetimden biri olabileceği iddia ediliyordu. Hrant Dink ve Diran Lokmagözyan’a konuşan Hripsime (Sebilciyan) Gazalyan, Gökçen’i Hatun Teyze olarak tanıdığını belirtip, kendisine aktarılan aile öyküsünü anlatıyordu.Agos’ta dikkat çekmeyen haber 21 Şubat’ta Hürriyet gazetesinde Ersin Kalkan’ın imzasıyla, ‘Sabiha Gökçen mi Hatun Sebilciyan mı’ başlığıyla, Agos kaynak gösterilerek yayımlandı. Hrant Dink’in konuyla ilgili kişisel yorumunu da içeren haber geniş yankı uyandırdı. Genelkurmay Başkanlığı’ndan aynı gün yapılan sert açıklamada, haberin milli birlik, beraberlik ve değerler açısından tehlikeli bulunduğu belirtildi, tüm basın organları yayım ilkelerini tekrar gözden geçirmeye davet edildi.[2] 24 Şubat 2004 günü İstanbul Valiliği’ne çağrılan Dink, iddialara göre burada bir vali yardımcısının yanında bulunan iki kişiden biri tarafından tehdit edildi. Valilikteki bu olaydan bir gün sonra 25 Şubat 2004 tarihinde Mehmet Soykan tarafından verilen şikayet dilekçesi üzerine Şişli Cumhuriyet Savcılığı tarafından Hrant Dink’in başka bir yazısı için “Türklüğü aşağılamak” suçlamasıyla TCK’nin 301. maddesinden dava açıldı. 26 Şubat 2004 günü Agos önünde toplanan Ülkü Ocaklarına mensup bir grup, tehditler de içeren pankartlar açarak gösteri yaptı. Ancak bu olay bir iki istisna dışında gazetelerde yer almadı. 301. madde’den açılan dava boyunca tehditler artarak sürdü.

Hrant Dink, 19 Ocak 2007 günü saat 15:00 sıralarında Şişli Halaskargazi Caddesi üzerinde bulunan Agos çıkışında uğradığı silahlı saldırı sonucunda olay yerinde hayatını kaybetti. Başına ve boynuna isabet eden üç kurşun sonucunda hayatını kaybeden Dink’in cesedinin yakınında 4 adet boş kovan bulundu. Otopsi raporuna göre kurşunlardan ikisi Dink’in kafasına arkadan saplanmıştı. Görgü tanıkları, cinayeti işleyen kişinin 18-19 yaşlarında, kot pantolonlu ve beyaz bereli olduğunu bildirdiler.

Polis, saldırganın yakalanması amacıyla, bölgedeki metro, otobüs ve vapur iskelelerinde güvenlik önlemleri aldı. Katil zanlısı olarak Ogün Samast adlı kişi, televizyonda yayımlanan güvenlik kameralarından elde edilen görüntülerin üzerine babası tarafından ihbar edilerek, güvenlik güçlerinin takibi sonucunda Trabzon’a gitmek üzere geldiği. Samsun otogarında sivil giyimli jandarma ve polis ekiplerince yakalandı. Samast cinayeti işlediğini itiraf etti. Samast’ın üzerinde, suç aleti olduğu bildirilen bir tabanca ele geçirildi. (Vikipedi, Dağ Medya)


Hatice Temiz, Arel Üniversitesi Gazetecilik Bölümü son sınıf öğrencisi. Dağ Medya (18 Temmuz-18 Ağustos )stajyeri /haticemiz@gmail.com

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

3 Yorum

  1. Geri İzleme: Danzikyan: “AKP – Gülen Cemaati kavgası patlak verince Hrant Dink davası hızlandı”

  2. Geri İzleme: Dağ Medya’da staj yapmak | Dağ Medya

  3. Geri İzleme: Gazetecilik Öğrencisi Hatice Temiz, Dağ Medya’da Yaptığı Stajını Yazdı | Medya Atölyesi-İletişim Fakültesi Uygulama Projeleri

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir