PEN: OHAL eleştirel sesleri susturmak için kullanılmamalı

Uluslararası PEN Başkanı Jennifer Clement, Uluslararası PEN yetkili müdürü Carles Torner ve Britanya PEN yöneticisi Jo Glanvile, İngiltere PEN’in sitesinde dün yayımlanan yazıyla, darbe girişimi sonrası Türkiye’de medyaya yönelik baskıların artmasından duydukları kaygıyı aktardı.

“Türkiye: OHAL esnasında ifade özgürlüğünü koru” başlığıyla yayımlanan yazıda, PEN’in, yetkililerin OHAL’i tüm eleştirel sesleri susturmak amacıyla kullandığı konusunda son derece endişeli olduğu vurgulandı. 27 Temmuz tarihli kararnameyle gazetelerin, İnternet sitelerinin, yayınevlerinin kapatıldığı hatırlatılan yazıda Uluslararası PEN Başkanı Jennifer Clement’in “Türkiye’de darbe girişiminin ardından gelen baskının düzeyi kaygı verici” görüşüne yer verildi. Yazının tamamı şu şekilde:

20 Temmuz günü Cumhurbaşkanı Erdoğan üç aylık OHAL ilan ettiğini ve OHAL süresi boyunca  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin askıya alındığını açıkladı; bu da onun Meclis’i baypass ederek özgürlükleri ve hakları kısıtlayan yeni yasalar çıkarmasına izin veriyor. Erdoğan aynı zamanda ölüm cezasının uygulanmamasını da reddetti.

PEN, darbe girişimi esnasında yapılan suç oluşturan davranışlarla ilgili meşru soruşturma ve alıkoymalarla birlikte, yetkililerin OHAL’i tüm eleştirel sesleri susturmak amacıyla kullandığı konusunda son derece endişeli. 28 Temmuz tarihi itibariyle, Zaman gazetesinin 47 eski çalışanı ile birlikte 42 gazeteci hakkında tutuklama kararı çıkarıldı. Üç haber ajansı, 16 televizyon kanalı, 23 radyo istasyonu, 45 gazete, 15 dergi ve 29 yayınevinin kapatılması emri verildi.

Jennifer Clement, Uluslararası PEN başkanı: Hiçbir politik olay, hükümet krizi ya da olağanüstü hal temel hakların çiğnenmesine neden olmamalı. Türkiye’de darbe girişiminin ardından gelen baskının düzeyi kaygı verici. Ne zaman bir yazar ya da gazeteci susturulsa, insanlığımız acı çekiyor.

Carles Torner, Uluslararası PEN yetkili müdürü: Türkiye hükümetinin darbe girişimcilerini sorgulama hakkını kimse inkâr edemez ancak darbe girişimine müdahale olarak medyanın orantısız bir biçimde kısıtlanması, tam da en ihtiyaç duyduğumuz anda ifade özgürlüğünü ve demokrasinin temellerini eziyor.

Jo Glanvile, İngilizce PEN yöneticisi: Bu kriz zamanında, Türkiye halkını bilgilendirmek için medyaya hiç bu kadar ihtiyaç duymamıştı. Ancak darbe girişimine yönelik müdahale ifade özgürlüğünü zapt edip korku iklimi yarattı. Yayınların ve televizyon kanallarının kapatılması, gazetecilerin işten kovulması ve tutuklanma haberleri ülkedeki basın özgürlüğüne dair önemli bir saldırı olduğunu gösteriyor. Basında çoğulculuk ve fikir ayrılıkları için alan oluşturulması, Türkiye demokrasisinin geleceği için esastır.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir