Çorakyerler Omurgalı Fosiller Kazı Sahası| ‘Kazının başlangıcından bugüne 138 açmadan 3 bini aşkın etütlük fosil çıkarıldı’

Derleyen: Mutlu Binark, Hacettepe Üniversitesi | Fotoğraflar: Mutlu Binark


Ankara Üniversitesi Kültür Gezginleri Grubu ile 31 Temmuz 2016 tarihinde Ankara Üniversitesi DTCF Antropoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ayla Sevim Erol’un kazı başkanlığını yürüttüğü Çorakyerler kazı sahası ve kazı evi ziyaret edildi.

Çorakyerler omurgalı fosil yatağı, Çankırı ili Yapraklı yolu üzerinde olup,  kazı sahası,  Geç Miyosen Döneme yani günümüzden 8-7 milyon yıl  öncesine tarihlendirilmektedir. Çorakyerler sağlam fosil bulgu vermesi ve faunal çeşitliliği açısından dünya paleontoloji alanında önemli bir konuma sahiptir.

 

“Yol çalışmaları, inşaat yapımlarıyla yok olma tehlikesi altında”

Konum, dünyada eşine az rastlanan türlere ait fosillerin derlendiği bir alandır. Kazıda toplanan fosiller dünya canlılık tarihini, göç yollarını ve fauna çeşitlili açıklamakta ve yörenin paleocoğrafyasının aydınlatılmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Kazı sahası gerek Çankırı’daki yol çalışmaları, gerekse sürekli inşaat yapımları nedeniyle her an yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

“Et yiyiciye ait fosillerin bulunması alanı çok daha önemli kılmıştır”

Kazı ile ilgili bilgi AÜ Kültür Gezginlerine, doğrudan Prof. Dr Ayla Sevim Erol tarafından verilmiştir. Erol’un yaptığı sunuma  göre, “Çankırı ili çevresi ve Çorakyerler Fosil lokalitesi millyonlarca yıl önce çok farklı canlı türlerin bir arada yaşadığı, bugün ise oldukça kurak, tuz tabakalarının yoğun olduğu bir yerdir.  Bu bölge, 1968-1970 yıllarında MTA ve Türk-Alman araştırma ekibi tarafından yapılan linyit araştırmaları sırasında belirlenmiş olup o yıllardan sonra herhangi bir çalışma yapılmamıştır.  Yıllar sonra 1997’de Çankırı Müzesi ile Ankara Üniversitesi işbirliği ile bölgede kazı çalışmalarına başlanmıştır. Jeolojik olarak Geç Miyosen döneme tarihlendirilen bu lokalitedeki ilk çalışmalar, Çankırı Müzesi başkanlığında, alandaki fosillerin kurtarılıp bölgedeki fauna çeşitliliği ve dağılımının tespit edilmesi amacıyla kurtarma kazısı niteliğinde ilk çalışmalara başlanmıştır.  Çalışmaların başlandığı ilk yıllarda amacımıza bir parça ulaşılmış olmakla birlikte alan halen yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bölgede yapılan çalışmalar sırasında ele geçen önemli fosil bulgular, 2000 yılındaki hominoid buluntusu ve 2006 yılındaki kılıç dişli kaplan olarak anılan Machairodontinae ailesine mensup bir et yiyiciye ait fosillerin bulunması alanı çok daha önemli kılmıştır.”

sevimerol sunum

Prof. Dr Ayla Sevim Erol

 

2000 yılı buluntularının öneminin anlaşılmasıyla, Çorakyerler kazısı 2001 yılında Prof. Dr. Erol’un başkanlığında T.C. Bakanlar Kurulu kararlı kazıya dönüşmüştür. Kazı Prof. Dr. Erol’un başkanlığında, farklı üniversitelerden akademisyen-öğrencilerin katılım ve işbirliği yaklaşık 17 yıldır  devam etmektedir. Kazı sahasından elde edilen bulgular, tarih öncesi  dönemlerde yaşamış olan canlı türlerinin dağılımı, çeşitliliği ve göçleri aydınlatmakta önemli olacaktır.

“Kazının başlangıcından bugüne 138 açmadan 3 bini aşkın etütlük fosil çıkarıldı”

Erol’un kazı web sitesinde de aktardığı bilgilere göre,  “Çorakyerler kazısının başlangıcından bu güne, 138 açmadan 3000’i aşkın etütlük fosil çıkarılmıştır ve tüm buluntular takım bazında değerlendirildiğinde çoğunluğunun Perissodactylalar ve Artiodactylalardan oluştuğu, geri kalanlarının ise sırası ile  Proboscidae, Carnivora, Chelonia ve Primates, şeklinde olduğu görülür. Buluntular arasında çeşitli gastropodların olması ise bölgede su içeren bir ortamın varlığını göstermektedir.  Bölgede çoğunlukla gergedan ve at gibi yüksek diş taçlarına sahip canlıların fosillerine rastlanması, bu bölgenin ortamsal koşullarının açık alanlar şeklinde olduğuna işaret etmektedir.

fosil

Ayrıca bu canlıların birden fazla türle temsil edilmesi tür çeşitliliğine varabilecek bir besin potansiyelinin varlığına işaret etmektedir.  Bununla birlikte koyun-keçi benzeri bazı boynuzlu türler ile zürafa, fil ve özellikle de primatların varlığı açık alan bölgede yer yer ağaçlık ve çalılıkların bulunduğunu işaret etmektedir.

Fauna içerisinde büyük, orta ve küçük boyutlu otçulların, yine büyük boyutlu omnivorların ve etçillerin oluşu ise lokalitenin Geç Miyosen dönemde, çevresi ağaçlık, su yatağı merkezli olan bir açık alanı karakterize ettiğinin göstergesidir.

Çorakyerlerden ele geçen kemirici ailelerinden bazılarının yaşam alanları göl ya da ırmak gibi tatlı su çevrelerinde yaşayanlardan olması, bazılarının ise suya uzak alanlarda yaşayan türleri oluşturması lokalitenin paleoekolojik açıdan yorumlanmasına önemli katkı sağlamaktadır.

gergadangil

Çorakyerler bölgesinin kurak-yarı kurak iklimsel koşullara sahip olduğu buradan ele geçen büyük memeli faunasının morfolojik özelliklerinden anlaşılmaktadır.  Spiral boynuzlu antilop, at, fil ve gergedan ile zürafaların varlığı ise yine bu bölgenin, açık ağaçlıklı bir bitki örtüsüne sahip bir alan olduğuna işaret etmektedir.

Bunun  yanı sıra domuz, geyik ve atların morfolojik yapıları da, buradan ele geçen türlerin, Türkiye’deki çağdaşı yerlerinden daha açık bir alan olduğunun göstergesidir. Bu güne kadar yapılan kazılardan ele geçen fauna genel olarak değerlendirildiğinde Çorakyer ve çevresinin Geç Miyosen dönemde daha kuru-serin bir iklime sahip olduğu anlaşılmaktadır. Çorakyerler faunasına ait ağaççıl türlerin yokluğu ya da az olması ve açık biyotoplarda yaşayan türlerin varlığı Çorakyerler çevresinde o dönemde orman olmadığını, ancak savanaya benzer bir biyotopun egemen olduğunu göstermektedir.”

zürafagil

Özetle, 20’nin üzerinde türün çıkarıldığı ve bulgular arasında “Çorakyerler insansı”[1] (hominoid) bulgusunun da yer aldığı Kazı Sahası bulguların sergilendiği yenilenen Çankırı Müzesi mutlaka gezilmeli.

çorakyerkazıalanı

 

Detaylı bilgi için bakınız: http://corakyerler.com/

Videolar için:


[1] https://www.evrensel.net/haber/170281/cankiri-daki-evrim-halkasi

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir