Sonik patlamalar nedir?

Tevfik Uyar / @tevfik_uyar
Herkese Bilim



Ses sınırını aşmak

İnsan var olduğundan bu yana doğanın kendisine çizdiği sınırları aşmak için büyük mücadele veriyor. İster teknolojik üstünlük, ister ekonomik sebeplerle, ister sadece meraktan, bu bilim ve teknoloji tarihimiz için daima geçerli oldu. İşte insanoğlunun tarihinde aştığı doğal sınırlardan birisi de ses sınırıdır.

Ses dediğimiz şey, bir titreşim dalgasıdır. Mühendisler ya da akışkan ile uğraşan fizikçiler buna “bozuntu” derler. Var olan o sakinliği düzenli bir şekilde ilerleyerek bozan o etki…

Duyduğunuz herhangi bir ses, herhangi bir cisim tarafından yaratılmış bir tür bozuntudur. Bu bozuntunun hava molekülleri içerisinde yayılabilmesi için hava moleküllerinin birbirleriyle etkileşime girerek bu dalgayı transfer etmeleri gerekir. Bir leğen suya attığınız bir taşın yarattığı bozuntunun halka halka yayılması gibi. Zaten bu yüzden ses boşlukta yayılamaz.

Sahilde otururken fark edildiği üzere, yakınlardan geçen bir geminin yarattığı ya da kuvvetlendirdiği dalgalara benzeterek anlaşılabileceği gibi, hava araçları da içerisinde seyrettikleri hava kümesinde bozuntu yaratırlar. Bizler bir uçağın gelişini o bize gelmeden önce ulaşan gürültülerinden anlarız, çünkü uçağın havada yarattığı bozuntular uçaktan hızlıdır, zira ses hızında hareket ederler.

Peki, bir cisim hareket ederken kendi yarattığı bozuntu ile aynı hızla ve hatta ondan hızlı gitmeye kalksa ne olurdu?

Bu soru Einstein’in Toskana kırlarında gezerken “bir ışığa binsem Dünya’yı nasıl görürdüm” sorusu kadar yanıtları hayret verici bir soru olmasa da kavramsal olarak benzer bir sorudur.

Devamını okumak için tıklayınız

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir