Google bilim fuarı 2016’da Türkiye’den iki proje yarışacak

Dünyanın dört bir yanındaki 13-18 yaş arası gençleri dünyayı değiştirecek fikirlerini paylaşmaya davet eden Google Bilim Fuarı 2016’da bölgesel finalistler belli oldu. Seçilen finalistlerin arasında Türkiye’den de iki proje yer alıyor.

Google Bilim Fuarı günümüzün genç bilim insanlarına sorduğu “Bilim, matematik ve mühendislikten yararlanarak dünyayı nasıl daha iyi bir yer haline getirirsiniz?” sorusuna karşılık olarak bu yıl tam 107 ülkeden binlerce cevap aldı. Bölgesel finale kalan genç bilim insanları, 28 Eylül 2016’da Mountain View Kaliforniya’da düzenlenecek ödül törenine katılacak Global Finalistler arasında yer almak için yarışacak.

Bu yıl Kuzey Amerika, Latin Amerika, Ortadoğu ve Afrika, Asya ve Pasifik Adaları ile Avrupa bölgelerini kapsayan beş proje ‘Toplumsal Etki Ödülü’nü kazanacak. Bu ödülün amacı, temiz içme suyu sağlamak, insanları doğal afetlerden korumak ve kuraklıkla savaşmak gibi zorlu toplumsal problemleri çözmeye yönelik projeleri öne çıkartmak. Türkiye’den de iki proje Toplumsal Etki Ödülü kategorisinde finale kalan adaylar arasında yer alıyor.

İstanbul’dan Esra (13), yüksek derecede sanayileşmiş bölgelerde yaşayanların ve buraları ziyaret edenlerin kurşun içermeyen içme suyuna erişmelerinin ne kadar zor olabildiği konusunda kaygılanan bir öğrenci. Çoğu ziyaretçiye şişelenmiş su içmeleri ve duş alırken veya dişlerini fırçalarken ağızlarına musluk suyu girmesinden kaçınmaları tavsiye ediliyor. İnsanların bu sorundan kaçınmasını sağlayacak yeni bir filtreleme çözümü fikrinden esinlenen Esra, filtre olarak midye kabuklarının kullanımını araştırdı. Yaptığı çalışmalar midye kabuklarının toprak, su ve daha birçok kaynaktan kurşunu absorbe etmek için ideal olduğunu ortaya koydu. Üstelik çok da ucuza mal oluyor.

Geri dönüştürülmüş kutularla depreme hazırlık

On beş yaşındaki İlayda ve Ezgi İzmir’de yaşıyor. Türkiye’de 2011 yılında gerçekleşen 7,1 büyüklüğündeki deprem 600’den fazla cana mal oldu ve uzmanlar Kuzey Anadolu Fay Hattı’ndaki gerilim artmaya devam ederken önümüzdeki on yıl içerisinde çok daha büyük zararların ortaya çıkabileceğini tahmin ediyor. Türkiye’deki binaların çoğunun eski olması nedeniyle bilim insanları bu binaların güçlendirilmesi ve binlerce kayba neden olabilecek potansiyel bir depremle baş edebilme konusunda kentteki görevlilerin eğitilmesi konusunda yetkililere çağrıda bulunuyor. İlayda ve Ezgi de topluma yardımcı olmak amacıyla binaların güçlendirilmesi için kolayca elde edilebilen bir malzeme arayışına girdiler: ‘Alüminyum içecek kutuları’. İlayda ve Ezgi, geleneksel beton binaları doldurarak darbelerin verdiği zararı absorbe etme yeteneğini %32 ile %61 arasındaki oranlarda artıran bir çözüm tasarladı.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir