Sur’daki çatışmalardan 20 bin çocuk etkilendi

Diyarbakır Kent Konseyi Çocuk Meclisi bileşenleri, Sur’da sokağa çıkma yasağının bitmesiyle birlikte savaştan etkilenen çocukları tespit edip yaşadıkları travmayı atlatmaları konusunda destekleyici çalışmalar yapıyor. Çalışmalar kapsamında resim çizmeleri istenen çocukların ilk çizdikleri ise hendek, silah ve helikopter oldu. Bir süre sonra silah ve helikopterlerin yerini Sur’daki evleri aldı.
Serpil Berk’in Evrensel’de yer alan haberinde, Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 100 günü aşkın süren sokağa çıkma yasağında yaşanan çatışmalı süreçte, ilçede yaşayan binlerce insan göç etmek zorunda bırakıldı. Savaşın, sokağa çıkma yasaklarının ve zorunlu göçün yarattığı toplumsal travmalar en çok çocuklar üzerinde etkili oldu. 122 bin nüfuslu Sur’da yaklaşık 20 bin civarında çocuk yaşanan çatışmalardan doğrudan etkilendi. Hepsi için olmasa bile çocukların bir kısmı için Diyarbakır Kent Konseyi Çocuk Meclisi bileşenleri harekete geçti ve savaştan etkilenen çocukları tespit edip yaşadıkları travmayı atlatmaları konusunda destekleyici çalışmalar yapmaya başladı.
Etkinliklerin düzenlendiği Sur, Bağlar ve Kayapınar’a bağlı 3 mahallenin ortak özelliği Sur’daki savaştan etkilenen ailelerin ağırlıklı olarak buralarda yaşaması. Savaştan etkilenen ailelerle sağlanan iletişimle birlikte 40 çocuğa ulaştıklarını söyleyen Sosyal Hizmet Uzmanı Ümit Çetiner “Yetişkinler savaşın yarattığı travmayı atlatabiliyor bir şekilde. Fakat çocuklar bunu atlatmakta zorlanıyor. Bu bizler için çocuklara daha çok yönelme gerekliliğini ortaya koyan bir durum. Araştırmalarımıza göre 122 bin nüfuslu Sur’da 20 bin çocuk doğrudan yaşanan süreçten etkilendi” dedi.
Yaptıkları çalışmaların savaş ve travma sonrası yapılan tek çalışma olduğunun altını çizen Çetiner “Biz şimdiye kadar 20 bin çocuktan çok azına ulaşabildik. Travmaya maruz kalan çocuklara ulaşamazsak, ileride bu çocuklarda madde bağımlılığı, anti sosyal kişilik bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıklar olacak. Biz savaş sürecini ‘90’lı yıllarda yaşadık. Savaşın yarattığı travma ile baş etmek bir çocuk için gerçekten zor” diye konuştu.

Çocuklarla ilk iletişime geçtiklerinde birçoğunda içine kapanma, altını ıslatma, tırnak yeme, tek başına tuvalete gidememe gibi travma sonrası davranış bozuklukları gözlemlediklerini ifade eden Çetiner sözlerini şöyle sürdürdü: “Çocuklarla ilk yaptığımız resim çalışmasında birçok çocuk hendek, silah, helikopter çiziyordu. Bu aslında yaşanan travmanın ne boyutlarda olduğunu gösteriyor” dedi.

Yaklaşık 40 çocukla drama, resim çizme, çeşitli terapi oyunları yapmanın yanı sıra çocuklarla pikniğe, havuza ve lunaparka gitmek gibi etkinlikler yaptıklarını söyleyen Çetiner “Atölyelerimizde okul öncesi, 7 ile 10 yaş aralığı ve 11 ile 14 yaş aralığında üç farklı grupla etkinlik yapıyoruz. Çalışmalar ilerledikçe savaşı resmeden çocukların şimdi Sur’u ve evlerini çizdiklerini gözlemledik. Bu olumlu bir geri bildirim bizler açısından. Çocukları anlam veremedikleri korktukları bir dünyadan çıkarıp kendilerini bulabilecekleri yani çocuk olabilecekleri bir dünya yaratmak çalışmamızın şeklini belirleyen ana hat” diye konuştu. Yaptıkları çalışmalar sonucunda çocuklara travma ile baş etme becerilerini kazandırma, travmaya karşı becerilerini geliştirme, buna karşı direnç sağlamalarını ve en önemlisi yalnız olmadıkları göstermek olduğunu söyleyen Çetiner, “Kaybolan, yıkılan oyun alanları yerine yaptığımız oyun oynama etkinlikleri ve atölyelerle bunu gidermeye çalışıyoruz” dedi.
Yaptıkları çalışmanın benzerinin Mardin merkezde Nusaybinli çocuklarla da yapıldığını belirten Çetiner, “Bu çalışmalar, savaşın çocuklar üzerinde yarattığı travmayı biraz olsun giderebilmek anlamında bölgenin birçok ilinde yapılacak” dedi. Şengalli çocuklarla yapılan çalışmaları temel aldıklarını söyleyen Çetiner, yaptıkları çalışmaların her anını raporlaştırarak elde ettikleri verileri bir broşür haline getirmeyi düşündükleri söyledi.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir