Türkiye’nin Şeffaflık Karnesi|15 Kurumdan 10 Tanesi Ortalamanın Çok Altında

Uluslararası Şeffaflık Derneği, Türkiye’nin 15 kurumunu derinlemesine inceleyen ‘Türkiye Şeffaflık Sistemi Analizini yayınladı. Rapora göre, kurumlar yeterli sayılabilecek kaynaklara ve yasal çerçeveye karşın; etkin, hesap verebilir, şeffaf ve katılımcı bir yönetim anlayışını hayata geçiremiyor. Bunun en önemli nedeni yetersiz ve zayıf uygulama.

Özge Ergün
İstanbul
Haber &grafik: Özge Ergün* 

Avrupa Birliği ve Açık Toplum Vakfı’nın desteğiyle hazırlanan rapor, Türkiye  kurumların verimli ve etkin bir biçimde işleyebilme kapasitesini, iyi yönetişim ilkeleriyle uyumu ve yolsuzlukla mücadele performansı bakımından genel durumlarını bütüncül bir bakış açısıyla ele alıyor.  Raporda sitem değerlendirilmesinin  yanı sıra kurumları etkileyen zayıf yönler ve eksiklikler de dile getiriliyor.

15 Kurumdan 10 Tanesi Ortalamanın Çok Altında 

Raporun değerlendirme sistemine  göre  60 puanın üzerinde  olan kurumlar “güçlü” altında kalanlar  ise “ Zayıf” olarak nitelendiriliyor. Türkiye’de 15 kurumdan sadece 5 tanesi  ortalamanın biraz altında puan alırken 10 tane kurum ise  ortalamanın çok altında puan aldı.    Raporda tüm sistemi etkileyen en önemli özelliklerden biri olarak kuvvetler ayrılığı ilkesinin ihlal edilmesi olarak gösteriliyor.  Erkin   diğer kurumları siyasallaştırdığı  ve  böylece  basın özgürlüğü kısıtlanarak  siyasi iktidarın denetlenmesi  güçleştirdiği de  vurgulanıyor.

Yüksek Seçim Kurulu Zayıf

Rapora  göre yüksek seçim kurulu sistemi oldukça  zayıf.  Demokrasinin temel  unsurlarından  biri olan YSK’nın zayıflığı  ise seçimler ile ilgili endişe uyandırıyor. YSK ile ilgili  kurumun şeffaflığının sağlanmamasına sebep  olarak  yasa boşluğu  denetim boşluğu  gösteriliyor. Raporda Türkiye şeffaflık Siteminin en güçlü kurumları Sayıştay  kamu denetçiliği ve teftiş kurulu olurken  alanı ise medya  ve yürütme  olarak belirlenmiştir.

 


 

Medyada şeffaflığın önüne geçen sansür, kayyum, siyasi etki, yayın yasakları gibi unsurlar var

 

Yayınlanan rapora göre denetleme  unsurunun en önemli organlarından olan medyanın bağımsız  haber  yapabileceğine  ilişkin  ortaya  çıkan güvensizlik önemli bir sorun olarak  vurgulandı.  Çeşitli yasal düzenlemeler ile gazetecilerin tutuklanması  İnternet  sitelerinin erişiminin engellenmesi  gazetelerin sansüre uğraması  gibi yayın yasaklarının yanı sıra  medya kuruluşlarına  kayyum atanarak el koyulması,  düzenleyici kurumların ve  medya sahiplerinin siyasi etki altında bırakılması  şeffaflığın önüne geçen unsurlar arasında yer alıyor

Şener: Siyasi iktidar bilgi akışını denetleyerek  maniple ediyor 

İstanbul Arel Üniversitesi Gazetecilik Bölüm Başkanı  Yard. Doç. Dr. Gülüm Şener Ulugay ,Türkiye’deki mevcut siyasi iktidarın  denetlenmemek, hesap vermemek, kendi politikalarından sorumlu tutulmamak ve eleştirilmemek üzerine kurulu olduğunu bu  düzenin  sağlanması içinse devlet kurumlarını, özgür basını, İnternet’i, bilginin özgür paylaşımın  denetlenmesinin ve   engellemesinin  yollarının  yaratıldığını söyledi.

Gülüm-Şener

İstanbul Arel Üniversitesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Yard. Doç. Dr. Gülüm Şener Ulugay

Yasaklar ve kısıtlamaların yurttaşların ve  sivil toplumun  siyasi iktidarı denetlemesine  yönelik olduğunu İfaden eden  Yard. Doç. Dr  Gülüm Şener Ulugay  Siyasi iktidarın bilgi akışını denetleyerek  maniple ettiğini ve  medyanın siyasi iktidarın etkisinde  kaldığını  haber alma  ifade özgürlüğü  gibi  olmazsa olmaz ilkelerin Türkiye’de ayaklar altına alındığını  belirtti.

“Şeffaf yönetim anlayışı toplumda eleştirel ve demokratik bir kültürün yaygınlaşmasına katkı sağlar”

Medyanın bulunduğu bu durumu sadece siyasi iktidara bağlamanın yanlış olduğunu vurgulayan Ulugay, medyanın ekonomi politiğinden dolayı oligopolleşme ve sahibinin sesi basın organları yarattığını ve medya patronlarının siyasetçilerle çıkar ilişkilileri ifade ve basın özgürlüğünün önünde büyük engel olduğuna dikkat çekti.

Ulugay  ayrıca  şeffaf yönetim anlayışın toplumda eleştirel ve demokratik bir kültürün yaygınlaşmasına da katkıda bulunacağının  altını  çizerek şunları söyledi :

Şeffaf yönetim anlayışı, tabii burada ne denli şeffaf olunabileceği de tartışmalıdır, ancak demokrasilerde halkı temsil ettiğini iddia eden ve onların oylarıyla iktidara gelen bir hükumete kendini aynada görme fırsatı sunacaktır.

Yurttaşların  düşüncelerini ve önerilerini dikkate alma, yaptığı islerin özellikle bütçelerin ve harcamaların şeffaf hale getirilmesi daha etkin bir yönetim sağlayacaktır. Tabii burada yolsuzluklara boğulmuş bir hükûmetin şeffaflaşmaya ne kadar istekli olacağı şüphelidir.

***Özge Engür, Arel Üniversitesi  Gazetecilik Bölümü Son Sınıf Öğrencisi, Dağ Medya (18 Nisan- 30 Haziran tarihleri arası ) stajyeri /ozge.ergun1@gmail.com


 

Kaynaklar:

http://www.seffaflik.org/wp-content/uploads/2016/04/NIS-Booklet-TR.pdf

Grafik:https://docs.google.com/spreadsheets/d/1228CGg7z6Cr-n5eLmLgBVVOyV97PRjT_ZgYRbMkcThU/edit?usp=sharing


 

 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.