Can Dündar ve Erdem Gül davası 6 Mayıs’a ertelendi

Can Dündar ve Erdem Gül’ün yargılandıkları davanın 3. oturumu yapılıyor. Savcı, Can Dündar ve Erdem Gül’ün yargılandığı “MİT TIR’ları” davasının Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nde görülen ve savcılar ile askerlerin yargılandığı davayla birleştirilmesini istedi. Mahkeme, dosyanın Selam Tevhid dosyasıyla birleştirilmesi talebini reddetti.

Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcimiz Erdem Gül’ün MİT TIR’ları haberleri nedeniyle yargılandıkları davanın 3. oturumu başladı. Basına ve izleyicilere kapalı görülen davada gazeteci Emre Erciş tanık olarak dinlendi.

Mahkeme, dosyanın Selam Tevhid dosyasıyla birleştirilmesi talebini reddetti. Savcılık esas hakkındaki mütalasını hazırlamak için süre talep etti.Mahkeme duruşma günü belirlemek icin ara verdi

MİT TIR’ları davası ile Selam Tevhid dosyasının birleştirilmesini görüşmek üzere duruşmaya ara verildi.

Savcı, Can Dündar ve Erdem Gül’ün yargılandığı “MİT TIR’ları haberi davası”nın, Yargıtay 16. dairede görülen ve savcılar ile askerlerin yargılandığı davayla birleştirilmesini istedi.

DAVA 6 MAYIS’A ERTELENDİ

Can Dündar – Erdem Gül duruşmasında savcı Evliya Çalışkan’a mütalaasını  hazırlaması için süre verildi. Duruşma 6 Mayıs’a ertelendi.

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın yönetmeni Can Dündar da şöyle konuştu:

“’Bugün iyi bir tesadüf oldu. Bugün Türkiye’nin basın özgürlüğünü ilgilendiren önemli davası ve mücadelesi, ifade özgürlüğünü ve barış özlemini dile getiren akademisyenlerin davası bir araya geldi. Dolayısıyla çok daha güçlüyüz bugün burada. Tek tek yargılanmak yerine bir arada, birbirimizin mücadelesine sahip çıkmayı çok önemli buluyorum. İki önemli damar bugün Çağlayan önünde bir araya geldi. Ben Türkiye’nin muhalif potansiyelinin mücadele gücünün, direncinin adliye önlerinden başlayacağına inanıyorum. Öyle olmaya başladı. Giderek daha güçlüyüz. Bugün öğretim üyelerimizi alıp dışarıya çıkarmaya geldik. Kendi davamızdan daha çok önemsiyoruz. Onları buradan alıp daha güçlü bir şekilde ayrılacağız ve öğrencileri, öğretim üyesi arkadaşları onlara inananlar, barışa inananlar hep birlikte Silivri’ye gideceğiz, alıp çıkacağız diye ümit ediyorum. Bizi yargılamak ile sonuç alamayacaklarını görecekler. Bu mücadele sonunda hem basın özgürlüğünü ifade özgürlüğünü çok daha ileri bir noktaya taşıyacağız, diye ümit ediyorum. Bu Çağlayan’da başlayan mücadele çağlayana dönüşecek. Buna yürekten inanıyoruz. Dilerim akşam iyi haberler ile hep birlikte olacağız.’’

 

Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül duruma öncesi yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Benzer şeyleri söyleyeceğiz. En son duruşmamız 1 Nisan’daydı. Hepiniz buradaydınız. Medya meselesi bakımından söylersek medyadaki halimizde bir değişiklik yok. Medyanın üzerindeki baskı düşünce özgürlüğünün üzerindeki baskı aynı şekilde devam ediyor. Tek fark biz hapiste değiliz. Tutuksuz kalabiliyoruz şu süre boyunca. Bunun sürmesi de gerekiyor. Biz hatta davamızın da düşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bugün de mahkemede fırsat verilirse bunu söyleyeceğiz. Anayasa Mahkemesi kararı sonrası bu davanın düşürülüp bizim tam özgürlüğümüze kavuşmamız ve gazeteciliğe devam etmemiz gerekir. İkinci bölümde bizim davada bu olurken akademisyenlerin de serbest bırakılması gerekiyor. Çağlayan adliyesinden iki iyi haberle çıkmak istiyoruz.’’

CHP Milletvekilleri Mahmut Tanal, Sezgin Tanrıkulu, Ali Şeker ile HDP Milletvekili Garo Paylan ve Osman Baydemir, eski CHP Milletvekili Süleyman Çelebi, DİSK eski Genel Başkanı Kemal Türkler’in kızı Nilgün Türkler, Gazeteci Yazar Hasan Cemal’in de aralarında bulunduğu grup, Gül ve Dündar’a destek vermek için adliyeye geldi.
Mahkeme, 1 Nisan’daki celsede, Dündar ve Gül’ün sorgusunu yapmıştı.

Dündar ve Gül’ün avukatlarına soruşturmanın genişletilmesi yönündeki taleplerini bildirmeleri için süre vererek davayı ertelemişti. Daha önce mahkemeye çağrılan ancak gelmeyen tanık Emre Erciş hakkında zorla getirme kararı çıkarmıştı.

Adalet Şöleni… Akademisyenlerin davası 14:00’da 

Barış bildirisine imza attıkları için tutuklanan akademisyenler Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Doç. Dr. Kıvanç Ersoy, Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya ve Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı da bugün ilk kez yargıç karşısına çıkacak. Gazeteciler ve akademisyenlere destek olmak isteyen barış savunucuları da bugün Çağlayan’a akın edecek.

Akademinin davası

Barış İçin Akademisyenler’in “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza verdikleri için “terör örgütü propagandası yaptıkları” iddiasıyla tutuklu 4 akademisyenin davası ise İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayacak. 7.5 yıla kadar hapis cezası istenen tutuklu akademisyenler, 14.00’te yargıç karşısına çıkacak. Oturumda, tahliye talepleri de karara bağlanacak.

‘Adalet şölenine gelin’

Sendika temsilcileri, öğrenciler, sivil toplum örgütü üyeleri, barış savunucuları da bugün, düşünce ve ifade özgürlüğü ile haber alma hakkı açısından tarihi öneme sahip iki davanın görüleceği Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne akın edecek. Tutuklanan akademisyenlere destek için kurulan ve “Kalemlere Özgürlük” kampanyası başlatan ‘Metris Üniversitesi’ oluşumu bugünü “Büyük Adalet Şöleni” diye nitelendirerek, herkesi davaları izlemeye çağırdı. Çağrı metninde, “22 Nisan’da Çağlayan Adliyesi’nde iki dava birden var. Hem akademisyenler, hem de gazeteciler yargılanıyor! Çağlayan Adliyesi, Türkiye tarihinin en önemli günlerinden birine sahne olacak. Biz de Metris Üniversitesi olarak, herkesi bu Büyük Adalet Şöleni’ne katılmaya davet ediyoruz” denildi.

Barış Bloku ise “Sadece barış talebini dile getirenler değil savaşın gerçeklerini ortaya çıkaranlar da tutuklanmaktan ve yargılanmaktan kurtulamadı. Ülkeyi içte ve dışta savaşa sürükleyen iktidar gerçekleri açığa çıkaranları da hedef tahtasına koymuş Dündar ve Gül’ü yaptıkları haber nedeni ile tutuklattı. Ancak bu korku ve yıldırma politikaları ne akademisyenleri ne de gazetecileri yıldıramadı. Akademisyen ve gazetecilerin yanındayız” dedi.

Alman siyasilerden destek ziyareti

MİT TIR’ları duruşması öncesi Alman parlamenterler gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’a destek ziyaretinde bulundu. Milletvekilleri Michael Stübgen, Matern von Marschall, Gabriele Groneberg, Dr. Dorothee Schlegel, Sevim Dağdelen, Manuel Sarrazin, Alman Parlamentosu Avrupa Komisyonu Sekreteryası’ndan Heike Baddenhausen, Almanya İstanbul Başkonsolosluğu Kültür Ataşesi Harald Schindler ve Almanya İstanbul Başkonsolosluğu Protokol Sorumlusu Charlotte Kuntze-Fechner’in de aralarında bulunduğu heyet, Can Dündar’a bugün görülecek MİT TIR’ları haberi davasını izleyeceklerini belirttiler. Parlamenterler davayı, Federal Meclis’te de gündeme getireceklerini dile getirdiler.

Ne olmuştu?
29 Mayıs 2015’te Cumhuriyet’te “İşte Erdoğan’ın yok dediği silahlar” manşetiyle yayınlanan MİT TIR’ları haberi hakkında “devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme”, “siyasi ve askeri casusluk”, “gizli kalması gereken bilgileri açıklama”, “terör örgütünün propagandasını yapma” suçlamalarıyla soruşturma başlatılmıştı.

Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu soruşturmayı basın açıklamasıyla duyurmuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Cumhuriyet ve Dündar’dan kişisel olarak da şikayetçi olmuş, şikayet dilekçesinde “Devletin menfaatlerini gerçeğe aykırı görüntü ve bilgileri yayınlamak suretiyle hedef alan şüphelinin bu eylemi kesinlikle gazetecilik olarak değerlendirilemez” diyerek Dündar’ın bir kez ağırlaştırılmış müebbet, bir müebbet ve 42 yıl hapsi cezası ile cezalandırılması istemişti.

Gül ve Dündar, haberin yayınlanmasından altı ay sonra 26 Kasım 2015’te ifadeye çağrılmış aynı gün tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.

Dündar ve Gül’ün avukatları, 6 Aralık 2015’te anayasanın 19. ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5. ve 10. maddelerinde yazılı “kişi güvenliği ve özgürlüğü” ile “ifade özgürlüğü”, anayasanın ise 26. ve 28. maddelerinde düzenlenen “düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü” ile “basın özgürlüğü” haklarının ihlal edildiğini belirterek Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunmuştu.

Cumhuriyet Başsavcı Vekili İrfan Fidan imzalı ve 27 Ocak 2016 tarihli iddianamede her iki gazeteci için birer kez ağırlaştırılmış, birer kez de müebbet, 30 yıla kadar da hapis talep edildi.

AYM Raportörünün hazırladığı raporunda, iki gazetecinin yaptıkları haber nedeniyle tutuklanmasını “hak ihlali” olarak nitelendirmesi üstüne Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü, 17 Şubat’ta yaptığı toplantıda başvuru dosyasını Genel Kurul’a sevk etti. Genel Kurul’un da “hak ihlali” kararı sonrası Dündar ve Gül 26 Şubat’ta tahliye edildi.

Davanın ilk duruşması 25 Mart’ta görülmüş, duruşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve MİT’in müdahil olma talepleri kabul edilirken, davaya da gizlilik kararı getirilmişti.

Yorumlar

yorumlar

Post source : http://www.imctv.com.tr/dundar-gul-hakim-karsisinda/

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.