Gılgamış Yaprakları

Salix Heykel


 

mt
Meltem Tüzün

Dağ Medya’da Sanat Tarihi Yazarı

Gılgamış Destanı’nı hepimiz az çok biliriz. En kısa özetiyle Uruk kralı Gılgamış, Tanrıların karşısına rakip olarak  çıkardığı Enkidu ile dost olup, onunla bir takım efsanevi maceralar yaşar. Sonra bir gün Enkidu ölür. Bu kadim dostunu kaybeden Gılgamış, ölüme bir çare bulmak, ölümsüzlüğü kendisine ve halkına armağan etmek için dünyayı dolaşır. En sonunda bulduğu ölümsüzlük otunu ise, bir yılana kaptırarak, onca uğraşın beyhudeliğini acı bir şekilde tecrübe eder. Ancak hikayesi ile aslında fiziksel olarak olmasa da ölümsüzlüğe kavuşur Gılgamış, nitekim bugün aradan geçen 5000 yıla rağmen hikayesi insanlarca bilinir.

Ekrem Kahraman, RenArt Sanat Galerisi’nde açılan ve Gılgamışın Yaprakları ismini verdiği sergisinde yepyeni ve önceki çalışmalarından bambaşka bir çizgide olan, parlak kırmızı renk ve yeni bir görsel dil üzerinden Gılgamış’ın 5000 yıllık sonsuz yaşam arayışını tekrar yorumluyor.  İki yıllık bir çalışmanın sonucunda toplamda 50 adet resimden oluşan bu seriyi, bir adet heykel enstalasyon ve sergiyle eş zamanlı yayınlanan Gılgamışın Yaprakları isimli kitabı tamamlıyor.

Kahraman, bu iki yıllık çalışmasının başlangıç aşamasında Gılgamış ile mi sınırlı kalacağından yoksa Mezopotamya kültürleri üzerinden ilerleyecek bir çalışma mı olacağından emin olmadan başlamış çalışmaya. Fakat İlahi Komedya üzerine hazırladığı bir yazı ile birlikte Gılgamış’a daha çok yoğunlaşmış. Çalışmaları süresince, Gılgamış ile ilgili tüm kaynakları okuyan  Kahraman, var olan tüm Gılgamış Destanlarının, özünde ilk yazım olan 3000 yıl önce Asurlu Unninni     tarafından hazırlanmış destan olduğunu fark edince de sergiye eş zamanlı olarak yayınladığı kitapta Gılgamış Destanı’nı yeniden yazmış. Bu nedenle belki de 3000 yıl sonra Gılgamış’ı bu kadar ayrıntılı inceleyip, hissedip bir yeniden yazım yapan ilk kişi diyebiliriz sanatçı için. Bu yeniden yazım Kahraman’ın asıl tabletlere bağlı kalarak ama eksik olan tabletler için  de hikaye örgüsüne oturacak şekilde kendisinin eklemeler yaparak hazırladığı bir solukta okunacak bir kitap.

 

2. Uruk 3, 88x73 cm. Tuv. Üz. Yağlıboya, 2016

2. Uruk 3, 88×73 cm. Tuv. Üz. Yağlıboya, 2016

Sergide en çok dikkatimi çeken ve bana göre Gılgamışın Yaprakları ismini en iyi özetleyen şey ise; sanatçının Salix ( Söğüt) dallarından hazırlamış olduğu heykel. Gılgamış’ın ta kendisi. Salix, Mezopotamya’da Fırat’ın kenarında biten bir ağaç türü. Bu dallardan oluşan heykel de Gılgamış tabletlerinin, tıpkı bir yaprak gibi, dünyanın her yerine yayılışını temsil ediyor aslında. Ve sanatçının 50 seriden oluşan resimleri… Resimler, tuval üzerine yağlı boya ve kazıma tekniği ile çalışılmış. Ekrem Kahraman resimlerinde de kazıma tekniği ile Sümer çivi yazısına gönderme yaparak, Gılgamış’ı, Enkidu’yu, Uruk şehrini ve hikayelerini  tuvallerinde de tekrar yorumlamış. Özellikle sergiyi gezdikten sonra, kitabı okuduğu zaman belki de şimdiye dek pek önemsemediği  bu karakteri kafasında bambaşka bir yere oturtuyor insan. Onun yaşadıklarına, amacı uğruna göze aldıklarına saygı duyuyor, hatta belki yer yer kendisinden bir parça görüyor.

Çalışmalarda kırmızı rengin baskınlığı ise sergiye dair bir diğer dikkat çekici özellik. Ekrem Kahraman’ın önceki çalışmalarını bilen biri olarak ilk bakışta çok farklı geliyor. Fakat Gılgamış’ı Ekrem Kahraman’dan okuyunca, bu çalışmalar için kırmızının seçilmiş en uygun renk olduğu çıkıyor ortaya. Kırmızı, psikolojide mutluluğu, hareketi ve kararlılığı temsil eden bir renk. Nitekim Gılgamış’ın hayatı boyunca çok başarılı bir Kral olduğunu, savaştığı efsanevi güçleri ve ölümsüzlük otunu bulmak için çıktığı yolda ne kadar kararlı olduğunu biliyoruz. Aynı zamanda kırmızı savaşı ve ölümleri de temsil eden bir renktir. Dolayısıyla Gılgamış’ı,  belki de şimdiye dek hikayesini yazmış birçok insandan daha iyi tanımış ve özümsemiş Ekrem Kahraman’dan okuduktan sonra, kırmızı rengin özünde Gılgamış’ın varoluşu, tüm yaşam hikayesi ve hatta ölümü olarak tanımlayabiliriz.

08. Gılgamışın Yolculuğu 2, 140X160 cm. Tuv. Üz. yağlıboya, 2016 jpg

Gılgamışın Yolculuğu 2, 140X160 cm. Tuv. Üz. yağlıboya, 2016

Ekrem Kahraman’ın Gılgamış’ı, hayata dair bambaşka bir bakış açısı sunuyor insana. Gılgamış’ın ne kadar günümüzden ve bizden biri olduğunu ise  bizlere gösteriyor, hissettiriyor.  Gılgamışın Yaprakları sergisini 3 Mayıs’a kadar RenArt Gallery’de görebilirsiniz.

10. Gılgamış'ın Ölümü, 75X75 cm, Tuval üzerine yağlıboya, 2015 cm.

10. Gılgamış’ın Ölümü, 75X75 cm, Tuval üzerine yağlıboya, 2015 cm.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Meltem Tüzün

15.12.1988 yılında İstanbul’da dünyaya geldim. Liseyi, Kemal Hasoğlu Lisesinde bitirdiğimde, ardıma bıraktığım yazı geçmişim lisede çıkartmış olduğum tek sayılık bir sanat ve sosyal konulu dergi ile ardımda bıraktığım günlüklerden ibaretti. Lise ardından 3 yıllık bir aradan sonra Anadolu Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nü kazandım. İlk sene İngilizce hazırlık sınıfı okumayı özellikle bölümü tanımak amaçlı tercih ettim. Ve iyi ki de yaptım diyorum. Üniversitede geçirdiğim 5 senenin sonunda, mezun olduğumda, artık büyümüş bir aşk ile bağlıydım bölümüme. Okul sonrası her şeyden biraz uzaklaşmak, okuduğum alanla ilgili ne yapmak istediğime daha sağlıklı kararlar verebilmek adına yurtdışına gitme kararı aldım. Avrupa Birliğinin desteklediği projelerin birinden kabul alarak İtalya'nın Palermo şehrine gittim. Ve 8 ay bir Afrika yardım kuruluşunda gönüllü olarak çalıştım. Bu 8 ay farklı kültürleri, insanları tanımam, Avrupa'yı elimden geldiğince gezebilmem, okuduğum bölümün hakkını gezerek ve görerek de vermem için çok iyi bir deneyim oldu. Öğrenim gördüğüm 4 sene boyunca hangi alanda uzmanlaşacağım konusunda kararsızlıklar yaşasam da geç olup güç olmamakla birlikte kararımı verdim. İçerisinde siyaseti, sosyolojiyi, felsefeyi ve sanatı bir arada barındıran bir dönem seçmeliydim.Ben de Çağdaş Sanat üzerine yoğunlaşmayı tercih ettim. Henüz bir üniversitede yüksek lisans programına başlamamış olsam da bu konuya odaklanmış bulunmakla birlikte aynı zamanda şu an bir sanat galerisinde çalışmaktayım. Ayrıca zaman zaman Businessweek Türkiye dergisinde gezi ve sanat etkinlikleri yazıları yazmaktayım. Bu nedenle sizlere elimden geldiğince, kalemimden geldiğince bir çok insana anlamsız gibi görünen Çağdaş ve Modern Sanat üzerine ve sanatçılar, eserleri hakkında yazılar yazacağım ve zaman zaman Avrupa da gezip gördüğüm yerlerle ilgili yazılar sunacağım.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.