Beko: Kiralık işçiliğe karşı sonuna kadar direneceğiz

DİSK Genel Başkanı Kani Beko TBMM  gündemindeki özel istihdam büroları ile ilgili Ankara’da DİSK/Genel-İş Genel Merkezi’nde basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasına Genel-İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan, Dev Maden Sen Genel Başkanı Tayfun Görgün, Emekli Sen Genel Başkanı Veli Beysülen, Sosyal-İş Genel Başkanı Metin Ebetürk, BTO- Sen Genel Başkanı Ayvaz Şeker, sendikalarımızın yönetim kurulu üyeleri, şube yöneticileri ile çok sayıda işçi katıldı.  Basın açıklamasında DİSK Eski Genel Başkanı Süleyman Çelebi ve CHP İzmir Milletvekili DİSK Eski Genel Sekreteri Musa Çam da yer aldı.

Basın açıklamasında Kani Beko TBMM’de görüşülecek yasa tasarısının Meclis’ten geçmesi halinde tarihin en büyük insanlık suçlarından biri olan insan ticaretinin yasal hale geleceğini söyledi.

Özel İstihdam Bürolarına karşı olmalarının 20 gerekçesini de açıklayan Kani Beko konuşmasında; “Özel İstihdam Büroları’na geçici iş ilişkisini de kapsayacak biçimde işçi kiralama yetkisi verilmesi ile Türkiye’de emeği ile geçinen milyonlar köle haline getirilmek istenmektedir. Konuyla ilgili olarak toplanan Üçlü Danışma Kurulu’nda hiçbir mutabakat olmamasına rağmen, bu yasa teklifi Meclis’e gönderilmiş, komisyonlardan apar topar geçirilmiştir. Bir avuç işçi simsarının ve onlardan işçi kiralayacak bir avuç sermayedarın talebini acele bir biçimde Meclisten geçirmek isteyen AKP iktidarı, başta DİSK olmak üzere, işçi kesiminden gelen hemen hiçbir itirazı dikkate almamıştır” dedi.

Basın açıklamasının tam metni şöyle:

DİSK Genel Başkanı Kani Beko’nun TBMM gündemindeki Özel İstihdam Büroları ile ilgili basın açıklaması

İnsan ticareti tarihin en büyük insanlık suçlarındandır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen bir yasa tasarısı ile bu insanlık suçu, yasal hale getirilmek istenmektedir.

Özel İstihdam Büroları’na geçici iş ilişkisini de kapsayacak biçimde işçi kiralama yetkisi verilmesi ile Türkiye’de emeği ile geçinen milyonlar köle haline getirilmek istenmektedir. Konuyla ilgili olarak toplanan Üçlü Danışma Kurulu’nda hiçbir mutabakat olmamasına rağmen, bu yasa teklifi Meclis’e gönderilmiş, komisyonlardan apar topar geçirilmiştir. Bir avuç işçi simsarının ve onlardan işçi kiralayacak bir avuç sermayedarın talebini acele bir biçimde meclisten geçirmek isteyen AKP iktidarı, başta DİSK olmak üzere, işçi kesiminden gelen hemen hiçbir itiraz dikkate alınmamıştır.

Daha önce defalarca söyledik. Görmeyen gözler görsün, duymayan kulaklar duysun diye bir kere daha tekrar ediyoruz. Özel İstihdam Bürolarına karşı sonuna kadar direneceğiz. Bu mücadelemizin 20 temel gerekçesini burada sizlerle bir kere daha paylaşmak istiyorum.

  1. İş güvencesi ortadan kalkacaktır.
  2. Kıdem Tazminatı fiili olarak yok edilecektir. İhbar tazminatı ortadan kaldırılacaktır.
  3. 1-9 arası işçi çalıştıran iş yerlerinde 5 işçiye kadar, 10’un üzerinde işçi çalıştıran işyerlerinde %25 oranında kiralık işçi çalıştırılabilecektir. Böylece kayıtlı istihdamın neredeyse yarısı bu kölelik büroları aracılığı ile güvencesiz çalıştırılacaktır.
  4. Kural dışı, güvencesiz ve esnek çalışma biçimleri kural haline gelecektir.
  5. Sendikal örgütlenmeler çok ciddi kan kaybedecektir.
  6. İşverenlerin işten çıkarma maliyetleri düşecektir, işçiler istenildiği gibi kullanılıp kapı önüne konulacaktır.
  7. İddia edildiği gibi kayıt dışı istihdam düşmeyecektir. Çünkü işverenlerin tercih ettiği en esnek çalıştırma biçimleri kayıt dışındadır.
  8. Kayıtdışı istihdam edilenler güvence kazanmayacaklar; aksine formel sektörlerde, sendikal örgütlenmelerin var olduğu alanlarda işçiler güvencesiz hale gelecektir.
  9. İşçi sınıfı “kiralık işçilik” adı altında kölelik ilişkilerine mahkum edilecektir.
  10. Gelir, emeklilik, yıllık izin ve sağlık ile ilgili bütün haklar tamamen ortadan kalkacaktır.
  11. Kiralık işçiler aynı işi yapan diğer işçilere göre çok daha düşük ücrete mahkum olacaktır.
  12. Uzun çalışma saatleri açısından dünyada zirvede yer alan ülkemizde, kiralık işçiler yoğun çalışma temposuyla, yoğun bir sömürü çarkı içinde olacaktır.
  13. Ülkemizde iş hukuku, işçi-işveren arasındaki sözleşme, iş yeri ve iş kolu düzenlemeleri üzerine kuruludur. Meclisteki tasarı, bu hukuksal düzenlemeleri geçersiz hale getirecektir. Böylece çalışma yaşamı tamamen hukuk dışı bir hal alacaktır.
  14. İşverene toplu işten çıkarma hakkı tanınacak, işveren 8 ay sonra aynı işçiyi kölelik bürolarından çok daha ucuza, sendikasız, haksız hukuksuz kiralayabilecektir.
  15. İşverenler, Özel İstihdam Büroları’ndan işçi kiralama hakkı kazandığında, “kadrolu” işçilerin üzerinde sürekli bir baskı oluşturacaktır.
  16. Kiralık işçiler, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği uygulamalarından yaralanamayacak, ağır, tehlikeli ve ölümcül risklerle karşı karşıya kalacaktır.
  17. Kiralık işçilerin İşsizlik Fonundan yararlanma olanakları neredeyse olmayacaktır.
  18. İş-Kur işlevsiz hale gelecek, kamu emek gücü piyasasındaki sorumluluklarını tamamen üstünden atmış olacaktır.
  19. Kamudaki alt işverenler, Özel İstihdam Bürolarından işçi kiralayabileceklerdir. Kamuda taşeron köleliğini aratan çalışma düzeni kurulacaktır.
  20. Sonuç olarak Özel İstihdam Büroları köle pazarlarıdır. Özel İstihdam Büroları İle Geçici İş İlişkisi oluşturulması insan ticaretidir. İnsan ticareti, tarihteki en büyük insanlık suçlarından biridir.

Özel istihdam bürolarına karşı çıkmamızın 20 temel gerekçesi karşısında, kimse bizim pazarlık yapmamızı beklemesin. Özel İstihdam Büroları köleliktir, insan ticaretidir. Hiç kimse bizden köleliği kabul ederek, köleliğin koşullarıyla ilgili pazarlık yapmamızı beklemesin. Biz böylesi bir pazarlık içinde olmayacağız. Talebimizi nettir: Özel İstihdam Bürolarına işçi kiralama yetkisi veren yasa tasarısı kayıtsız şartsız TBMM gündeminden çekilmelidir.

Hiç kimse bizden ev işçisi kadınlar ve tarım işçileri için “dayıbaşılık sisteminin yasallaşmasını” onaylamamızı beklemesin.

Burada tüm basın emekçilerine soruyorum?

Isparta Yalvaç’ta ve Manisa Gölmarmara’da onlarca tarım işçisi kardeşimizi yitirdiğimiz katliamlarda işçi simsarlarının, “dayıbaşıların” da sorumlu olduğunu siz yazıp çizmediniz mi?

İstanbul Torunlar İnşaat’ta işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri alınmadığından dolayı iş cinayetleri yaşanırken burada iş kanunları değil, dayıbaşı kanunları geçerlidir demediniz mi?

Soma’da 301 işçi kardeşimizi yitirdiğimiz katliamın ardından “dayıbaşı” sisteminin bu katliamın yollarını döşediğini haber yapmadınız mı?

Şimdi göz göre göre, işçi katleden bir çalışma düzeninin yasallaşması hangi akla, hangi mantığa, hangi vicdana sığar.

Biz bu işçi kesimlerinin istihdamının kayıt altına alınması için İŞ-KUR’un daha etkin bir şekilde devreye girmesini istiyoruz. Çözüm işçileri işçi simsarlığına mahkum etmek, işçi simsarlığını yasallaştırarak “kayıt altına” almak değil, kamu otoritesi olarak görevini yapmaktır. İşçi simsarlığını önleyerek işçilerin istihdam edilmesinde görev İŞ-KUR’a ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına düşmektedir. Önleyemedikleri işçi ticaretini yasallaştırmak, açıkça hukuksuzluğa hukuk üretmektir.

Hiç kimse bizden “askerlik ve doğum gibi durumlarda” kiralık işçiliği kabul etmemizi de beklemesin. Yasalarımızda bu tür durumlar için geçici çalıştırmanın çeşitli biçimleri mevcuttur. İşçi simsarlığını yasallaştırmak için bu durumların örnek gösterilmesi tamamen bir kandırmacadır.

Köle ticaretinin gerekçesi olmaz! Kiralık işçilik adı altında köle ticaretine karşı geleceğimize, çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmak, ahlaki, sınıfsal ve siyasal bir görevdir.

Yangından mal kaçırır gibi TBMM gündemine getirdikleri “kiralık işçilik” yasa tasarısına karşı 6 Nisan 2016 Çarşamba günü Ankara’ya gelecek sendika yöneticisi, temsilci arkadaşlarımız ve DİSK’li işçiler ile beraber hem alanlarda hem de TBMM’de bu yasanın geçmemesi için direneceğiz.

6 Nisan tarihinde Ankara’da gerçekleştirilecek merkezi etkinliklerle eşzamanlı olarak, örgütlü olduğumuz işyerlerinde bildiri okuma, iş yavaşlatma, basın açıklaması gibi etkinlikler yapılacaktır. Bunun yanı sıra bölge temsilciliklerimiz tarafından kent merkezlerinde etkinlikler gerçekleştirilecektir.

Tüm emekçileri, emek dostlarını, emekten, demokrasiden, özgürlüklerden yana olan tüm güçleri ortak mücadeleye, eylemlerimize davet ediyoruz.

Emek, hak ve demokrasi mücadelesi verenler er yada geç hep kazanmıştır!

İşçilere kölelik dayatanlar kaybedecek, biz kazanacağız!

1 Mayıs Birlik, Dayanışma, Mücadele Günü’nü yaratan işçiler kazandı!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde direnenler kadınlar kazandı!

15-16 Haziran’da direnenler işçiler kazandı!

Bugün de direnler kazanacak! Tarihi direnen işçi sınıfı yazacak!

Yaşasın işçilerin birliği! Yaşasın DİSK!

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.