Gazetecilerden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a: Bize göre de Cumhurbaşkanı yok

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyaretinde ‘Türkiye’de cezaevinde tutuklu gazeteci yok’ şeklindeki sözlerine tepki gösteren gazeteciler, “Bize göre de Cumhurbaşkanı yok” dedi.

 

Nükleer Güvenlik Zirvesi kapsamında ABD’de bulunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dün akşam Brookings Enstitüsü’nde yaptığı konuşmada tutuklu gazetecilere ilişkin yöneltilen bir soruya cezaevlerinde Anayasa ile teminat altına alınmış basın özgürlüğü kapsamında tutuklu ya da hükümlü hiçbir gazeteci olmadığını ileri sürerek yanıt verdi. Böyle bir soru ile karşılaşacağını bildiği için “İyi ki hazırlıklı gelmişim” diyerek sözlerine başlayan Erdoğan, “Tutuklu gazeteci olduğu iddia edilen 52 isim var. Bunlar başta terör suçları olmak üzere birçok suçtan temyiz aşamaları da tamamlanmak suretiyle cezası kesinleşen isimlerdir” dedi.

DİHA’da yer alan haberde, Erdoğan’ın Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğü önünde hiçbir engelleme olmadığını savunduğu ve cezaevlerinde gazeteci bulunmadığı yönündeki açıklamalarına gazeteci ve siyasetçilerden tepki geldi.

 

Gazeteci-yazar Perihan Mağden, Erdoğan’ın tutuklu gazeteciler ile ilgili yaptığı açıklamanın ciddiye alınamayacağını söyledi. Mağden, “O konuşunca ya tehdit savuruyor ya da böyle demagoji yapıyor. Her söylediği yalan, bunu bütün dünya da biliyor. Bize sorarsanız da Cumhurbaşkanı yok” dedi.

 

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ise Türkiye’de medyada ve ifade özgürlüğü bakımından umutların tükenme noktasında olduğunu söyledi. İktidarın basın ve ifade özgürlüğü noktasındaki açıklamaları için ise “hayal dünyasındalar” diyen Önderoğlu, “İstedikleri kadar gerçekleri kapamaya çalışsınlar, biliyorlar ki bu ülkede gazeteciler özgür değil. Kimseyi kandıramazlar” ifadelerini kullandı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmalarını Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarı Ceyda Karan da “şaka gibi” diye nitelendirdi. Karan, Erdoğan’ın sözlerine şöyle değerlendirdi: “Acaba bize ve tüm dünyaya şaka mı yapıyor diye düşündüm. Türkiye’nin hukuk devleti olduğunu, dünya da Türkiye’deki gibi bir demokrasi olmadığını söylediği saatlerde akademisyen Meral Camcı’yı tutukladılar. Bugün Can Dündar ve Erdem Gül’ün duruşması var. Yani hangi demokrasi hangi hukuk devletinden bahsettiğini tabi ki herkes sorguluyor. Kendi kitlesi dışında kimse ona inanmıyor.”

 

Gazeteci Mehveş Evin de uluslararası gazetecilik meslek örgütlerinin verilerine göre de Türkiye’nin basın özgürlüğü konusunda en alt sırada olduğuna işaret etti. Evin, “Erdoğan, ABD’ye gidip Türkiye’de muhtarları toplayıp yaptığı konuşma gibi yapması, hitap etmesi, kendisine inanıldığını sanması, gülünç. Veriler ortada, gazetecilere akademisyenlere yaklaşım ortada. Kendi konuşmaları ile kendisini küçültüyor, gülünç” diye konuştu.

 

Gazeteci Ergun Babahan ise Erdoğan’ın sözleri için şu yorumda bulundu: “Bugün sokakta var olan faşizm ile 1940’ın faşizminin aynı değil. Nasıl bugün Kürtlere, sivil Kürtlere uygulanan baskı ve yerleşim yerlerinden boşaltma, 1915 gibi olmuyorsa günümüz faşizmi de aynı olmuyor. Bugün Rusya’ya gittiğim zaman da en hızlı İnternet, metro dahil hiçbir kısıtlama yok ama ülkeyi rahatsız edecek bir yazı yazarsanız ölüveriyorsunuz. Burada ise hapse giriyorsunuz. Artık burada bunu tartışmanın da çok anlamı yok. Yapabileceğimiz tek şey olabildiğince arkadaşlarımızı onların elinden kurtarmak ve sesimizi dünyaya duyurmak. Bizim için de Cumhurbaşkanı yok”.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylemlerine tepki gösteren Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC) Eşbaşkanı Hakkı Boltan da “Cumhurbaşkanı nazarında bakarsak gazeteci yoktur. Ama dünyanın nazarında bakacak olursak, Cumhurbaşkanı da yoktur” dedi.
Onlarca gazetecinin cezaevinde tutulmasına rağmen bunun inkar edildiğini söyleyen Boltan, “Gazeteciliğin ne olduğunu tartışacak değiliz. Can Dündar bilinen tanınan bir gazetecidir. Gazetecilik yaptığı için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talebi üzerine tutuklanmış ve Anayasa Mahkemesi tarafından serbest bırakılmıştır. Böyle bir durum ortada iken gazeteci vardır, yoktur demesinin bizler nezdinde hiçbir itibarı yoktur” diye konuştu.

 

HDP Milletvekili Meral Danış Beştaş da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm dünyanın gözü önünde yalan açıklamalarda bulunduğunu söyledi. Bu ülkede gazetecilerin nasıl bir baskı altında olduğunun herkesçe bilindiğini kaydeden Beştaş da sözlerine “Tüm basın meslek kurumları dünyaya bunu duyurmuş. Burada Can Dündar ve Erdem Gül’ün davası var, avukatlarımız içeri alınmıyor biz giremiyoruz. Dün akşam bir akademisyen tutuklandı. Bunlara bakan bile Erdoğan’ın konuşmalarını gülünç bulur. Cumhurbaşkanı bu beyanı ile komik olmuştur. Bize göre de Cumhurbaşkanı yok” ifadeleriyle devam etti.

 

Yine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ABD’de yapmış olduğu açıklamanın gerçekle bağdaşmadığını dile getiren CHP Milletvekili Barış Yarkadaş da Türkiye cezaevlerinde 30’a yakın gazetecinin tutuklu olduğunu söyledi.
Ancak Cumhurbaşkanı’nın bu kişilerin gazetecilikten değil, terör örgütüne propaganda yapmaktan yargılandığını ve tutuklu olduğunu söylediğini belirten Yarkadaş, “Siz düşünce ve ifade özgürlüğü sınırlarını daraltır, beğenmediğiniz tüm düşünceleri terörle mücadele kapsamına sokarsanız tabi ki gazeteciler terörle mücadele kanunu kapsamında yargılanırlar. Halbuki bu arkadaşlarımızın, tamamının gazeteci olduğunu biliyoruz. Ben Meclis kürsüsünde de ile getirdim. Beritan Canözer’in tutuklanmasına tepki gösterdim. Her zaman da mesleğimize ve gazetecilere sahip çıkmaya devam edeceğim” dedi.

(ek-ai/çk/öç)

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.