Sakız Ağaçlarını korunması için Türkiye’deki ilk gen koruma sahası kuruldu

TEMA Vakfı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Falım, Sakız Ağaçlarını korumak için Türkiye’deki ilk gen koruma sahasını kurdu

UNESCO’nun somut olmayan kültür mirası listesine giren damla sakızının Türkiye topraklarında devamlılığını sağlamak üzere yürütülen İzmir Çeşme’deki Sakız Ağacı Klon Parkı Tesisi projesi başarıya ulaştı. TEMA Vakfı’nın Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın iş birliği ve Falım’ın sponsorluğunda yürüttüğü damla sakızı ağaçlarını gelecek nesillere aktaracak Sakız Ağacı Klon Parkı projesinde 117 klona ait 1000’e yakın fidan yetiştirildi. Böylece, dünyada yalnızca Türkiye’de Çeşme’de ve Yunanistan’da Sakız Adası’nda yetişen damla sakızının Türkiye topraklarında gelecek nesillere aktarılması güven altına alındı. Aynı zamanda, bu çalışma ile bir ilke de imza atıldı. Sakız Ağacı Klon Parkı’yla, Türkiye’de tehlike altında bir türü korumak için ilk kez bir sivil toplum kuruluşu, özel sektör ve kamu iş birliğiyle bir gen koruma sahası kuruldu.

Çeşme’den 117 birey klon parkına taşındı

TEMA Vakfı Orman ve Kırsal Kalkınma Bölüm Başkanı HİKMET ÖZTÜRK,  bu süreçle ilgili şu bilgileri verdi:

“Sakız Ağacı Klon Parkı projemizde TEMA olarak sakız ağacının sahip olduğu bütün genetik çeşitliliği güvenli bir alana transfer etmek, orada koruma altına almak istedik. Bu nedenle biz Çeşme yöresinde bulunan bütün sakızları taradık. Bunların içinden 117 bireyi klon parkı projemize taşıdık.”

“Sakız Ağacı Klon parkı projemizde temel amaç Türkiye’deki sakız ağaçlarının sahip olduğu genetik çeşitliliği bir alanda toplamak. Genetik çeşitlilik dediğimizde her bir birey tıpkı insanlar gibi birbirlerinden farklı renklerde, dokularda, seslerde. Bu çeşitliliği biz ancak gelecek kuşaklara aktardığımız zaman bu türü korumuş olacağız.”

Sakız anavatanına geri döndü

Falım markasını da bünyesinde bulunduran Mondelēz International’ın Türkiye Sakız ve Şeker Kategori Müdürü BARIŞ ÇOLAKOĞLU da projenin kendileri için büyük önem taşıdığını belirtti. Çolakoğlu şunları kaydetti:

“Sakız Ağaçlarına Sevgi Aşılıyoruz projesiyle amacımız damla sakızını anavatanı olan Çeşme’ye geri getirmek. Bu projeyi markamız Falım ile birlikte, TEMA Vakfı ile ortaklaşa sürdürüyoruz. İlk aşama da klon parkı projemiz oldu. Bu proje içerisinde bu bölgede yetişen Sakız ağaçlarının sahip olduğu genetik çeşitliliği korumak ve daha sonra gen havuzunu daha doğru bir ekonomik modele taşımak amacındayız. Bunun sonucunda sadece sakız sektörüne değil kimya ve tıp alanında da Türkiye’de hammadde olarak kullanılabilecek sürdürülebilir bir ekonomik modelin Türkiye’de başlatılmasını amaçlıyoruz.”

Yapılan çalışma sonucu Türkiye’de tehlike altında bir türü korumak için sivil toplum kuruluşu, özel sektör ve kamu iş birliğiyle ilk gen koruma sahası tesis edilmiş oldu.

En iyisi için 106 ağaçtan doku alınıp aşılama yapıldı

Proje kapsamında Çeşme’de bulunan damla sakızı ağaçları tek tek aranıp bulundu. Birbirinden uzakta 151 erkek damla sakızı ağacı belirlendi. TEMA Vakfı uzmanları bu ağaçların 106’sından dokular alarak aşılama yaptı. Her bir aşılanan fidana yeni doğan bebeklerde olduğu gibi alındığı ağaçları gösteren doğum etiketleri takıldı. Böylelikle 106 erkek damla sakızı ağacından 1000’e yakın damla sakızı fidanı üretildi. Üretilen fidanlar özel bir desenle İzmir Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tahsis edilen bir alana dikildi. Bununla da yetinilmedi; damla sakızı ağaçları eşleşip çoğalsınlar, soylarını devam ettirip sahip oldukları genleri gelecek nesillere aktarabilsinler diye 16 dişi damla sakızı ağacından aşılı fidan üretilerek, erkekler arasına yerleştirildi. Tesis edilen alan Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nca koruma alanı olarak tescil edildi. Böylece doğal zenginliğimizin çok değerli bir parçası olan damla sakızı ağaçlarının genlerinin gelecek kuşaklara aktarılması güven altına alınmış oldu.

 

DAMLA SAKIZI HAKKINDA

Binlerce yıldır insanlığa akıttığı gözyaşları ile sağlık ve lezzet sunan bu ağaç türüne halk dilinde Sakız Ağacı diyoruz. Akraba olduğu bazı türler de Sakız Ağacı olarak adlandırılıyor. Akrabalarının aksine o, kışın yaprağını dökmemesi ve yapraklarındaki mis gibi sakız kokusu ile ayrılıyor. Damla sakızı halk arasında akıllı olarak nitelendirilen, çalı formundan kurtulup ağaç olmaya ulaşan çeşitlerinden üretiliyor.

Bu ağaç, yaşam azmiyle dolu. Çünkü gövdesi kırılıp kopsa, hatta yansa bile köklerinden yeni sürgün vererek yaşama tutunuyor. Toprak verimli olmasa da kıt kanaat geçinmesini biliyor, yüzlerce yıl yaşamını devam ettirebiliyor. Sıcağı seviyor, kuraklığa dayanıklı bir doğası var ama denizden gelen nemli rüzgarlar olmazsa olmazı. Ancak, damla sakızı ağacı, aynı zamanda çok da kırılgan, soğuktan ve dondan etkileniyor. Herhalde İzmir-Çeşme’yi bu nedenle mekan tutuyor.

Damla sakızı ağaçlarının cinsiyetleri var. Erkek ve dişi ağaç birbirinden ayrı ağaçlar. Damla sakızı ise daha çok erkek ağaçlardan elde ediliyor. Çünkü dişi ağaçlar ise her ana gibi ürettikleri besini çocukları olan tohumlarına aktarıyor, bu nedenle de erkeklerden daha az gelişiyor ve daha kısa kalıyorlar.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir