Veganlığı Zor Bulanlara Karşılık Osman Evcan’ın Mücadelesi

Kaynak: abolisyonistveganhareket.org

Vegan olmak hepimizin yükümlülüğü ve bu yükümlülüğün farkında olanlar her ne koşulda olurlarsa olsunlar hayvanları kullanmadan yaşamanın yollarını buluyorlar. İlk veganlar 1944’te, İkinci Dünya Savaşının karneyle gıda ve giyim eşyası elde edilebilen günlerinde vegan olmuşlardı.

Kimileri için vegan olarak yaşamak hala bir direnişi gerektiriyor. Bunun örneklerinden biri de hapishanelerde tutuklu olarak yaşarken vegan olmayı sürdürenler.

Osman Evcan bu kişilerden biri; vegan ilkelerden ödün vermedi ve içinde bulunduğu tutsaklık durumunu hayvanları kullanmanın bir bahanesi haline getirmedi. Aksine, kendisine vegan bir yaşam için gerekli koşullar sağlanmadığı müddetçe beslenmeyi ve yaşamayı reddetti. 2011’de 43 gün süren ölüm orucu sonrasında gerekli yasal düzenlemenin gerçekleştirilmesini sağladı. Ancak şu anda nakledildiği Kandıra F Tipi Cezaevinde kazandığı bu hakları kullanmasına izin verilmiyor. Kendisine ihtiyaç duyduğu vegan gıdalar sağlanmıyor ve dahası hapishane yöneticilerinin tacizlerine maruz kalıyor. DİHA’nın haberine göre Evcan durumu şu şekilde dile getirmekte:

“Hayvan eti ve hayvansal ürünler yemediğimi, sebze-meyve, tahıl ve bakliyat türü gıdalarla beslenmekte olduğumu cezaevi idaresine ve açık cezaevi kurum müdürlüğüne ilettim. Vegan beslenmemi bu gıdalarla sürdürmüş olduğumdan dolayı yemeklerimin ve iaşemin bu tür beslenmeye uygun olacak şekilde düzenlenmesini talep etim. Haziran ayından bu yana karşılanan bu taleplerimiz bugün keyfiyetçi bir yaklaşımla karşılanmamaktadır”

Evcan’ın vegan yaşamını hapishane koşullarında sürdürme ve tüm mahkumların hayvanlara karşı adil bir yaşam sürmek için gerekli koşullara sahip olabilmeleri için verdiği mücadele büyük önem taşıyor.

Onun bu direnişi hem “Öğrenciyken vegan olamam”, “Çalışırken vegan olamam”, “Vegan olmak için çok büyük maddi olanaklar gerekiyor” gibi bahaneler öne sürenlerin ilham alması gereken bir direniş. Bu eylem, adil olmak için “en rahat koşulları” beklememek gerektiğini, adil olmaya karar verip harekete geçtiğimizde koşulları bunun için zorlamamız gerektiğini anlatıyor. Hayvanların yaşamlarına ve bedenlerine el sürme hakkımız yok.

Ve elbette, koşulları kendisi için değiştirirken, bir yandan da hapis cezası ile karşılaşan herkesin hayvanlara şiddet uygulamadan da yaşayabilmesi için mücadele ediyor.

Eğer vegan değilseniz ve bunun sebebinin “veganlığın zor olması” olduğuna inanıyorsanız, Evcan’ın direnişinden ilham almalısınız. Veganlık zor değildir, aksine oldukça kolaydır. Zor olduğunu düşünmenizin sebebi türcülükten kurtulamamış olmanızdır. Lütfen bilgi alın:www.NedenVegan.info


Osman Evcan Kimdir?

1992 yılından beri “yasadışı örgüt üyeliği” suçlamasıyla cezaevinde bulunan Osman Evcan, cezaevinde kaldığı süre içerisinde tahakküm karşıtı fikirleri benimseyerek vegan oldu. Evcan’ın, 2011 yılında gerçekleştirdiği ve 44 gün süren açlık grevinin ardından cezaevleri yönetmeliğinde yapılan değişiklik sonucu tüm vegan mahkumlara vegan yemek temin edilmesi  kabul edildi. Evcan geçtiğimiz yaz başında nakledildiği Kandıra Cezaevindeki keyfi uygulamalar ve yeterli besin sunulmaması sonucu 33 günlük bir açlık grevine girmiş ve sağlıklı vegan besinlere ulaşabilme hakkı elde etmişti. Fakat hapishane yönetimi bir kez daha keyfi olarak bu ihtiyaçları karşılamadığı ve dışarıdan gönderilen vegan besinlere el koyduğu için Evcan 10 Kasım 2015′ten beri 3. kez açlık grevinde. Evcan’ın talepleri arasında sağlıklı ve insan harici kişi kullanımı içermeyen yiyecekler dışında temel insan haklarıyla ilgili önemli maddeler de bulunuyor.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.