TİHV ve İHD: 2015 Türkiye’nin Haksızlıklar Yılı

İnsan Hakları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları günü nedeniyle ortak açıklama yaparak, 2015 Hak İhlalleri Raporunun sonuçlarını yayınladı. Açıklamada “Bugün Türkiye’de insan hakları açısından acilen yerine getirilmesi gereken tek bir talep vardır: O da acilen barışın tesis edilmesidir” denildi. Rapora göre, sokağa çıkma yasakları ve çatışmalar nedeniyle 171’i asker, polis, korucu, 195’i militan, 157’si sivil olmak üzere toplam 523 kişi yaşamını yitirdi.

 

 
Türkiye İnsan Hakları Vaktı (TİHV) ve İnsan Hakları Derneği (İHD), 10 Aralık Dünya İnsan Hakları günü nedeniyle Türkiye’nin 2015 Hak İhlalleri Raporu’nu açıkladı. “Barış bir insan hakkıdır, barış istiyoruz!” açıklamasıyla başlayan toplantıda 10 Aralık’ın İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kabul edilişinin 67. yıldönümü olduğu hatırlatılarak, “Dünyanın en çağdaş insan hakları belgesinin kabul edilişinin 68. yılına girerken, henüz dünyada ve Türkiye’de evrensel insan hakları değerlerini tümüyle yerleştirebilme idealinin maalesef oldukça uzağındayız.

Bugün Türkiye’de insan hakları açısından acilen yerine getirilmesi gereken tek bir talep vardır: O da acilen barışın tesis edilmesidir. Barışın sağlanamadığı koşullarda yaşam hakkı korunamıyor, yaşam hakkı olmayınca da diğer tüm haklardan söz etmek mümkün olmuyor” denildi. Açıklamada, “Özellikle kentlerin, mahallelerin günlerce hukuka aykırı olarak sokağa çıkma yasağı ilan edilip abluka altına alınması sırasında genç, yaşlı, kadın ve çocuk demeden sivillere yönelik yaşam hakkı ihlalleri yaşandı.

Öte yandan Türkiye’ye sığınmış Suriyelilerin Ege Denizi’ni aşarak Avrupa ülkelerine ulaşma çabaları sırasında yaşam hakkı açısından çok dramatik olaylara tanık olduk. Yine yıl boyunca kadın, trans ve iş cinayetleri tüm hızıyla devam etti. Öne çıkan bir başka ihlal ise düşünce, ifade ve basın özgürlüğüne yönelik olmuştur. Bunun son örneğini Can Dündar ile Erdem Gül’ün tutuklanması oluşturmaktadır. Ve elbette bu yıl biz insan hakları savunucularını en çok üzen çok değerli bir insan hakları ve barış savunucusunun, dostumuz, yoldaşımız ve kurumlarımızın üyesi Tahir Elçi’nin ‘faili belli’ bir cinayete kurban gitmesi oldu” denildi.

Raporda İHD ve TİHV Dokümantasyon Merkezleri’nin verilerine göre 1 Ocak – 5 Aralık 2015 tarihleri arasındaki hak ihlalleri kategoriler halinde sıralandı. Rapordaki kategoriler ve hak ihlalleri şöyle:

Kolluk güçlerinin yargısız infazı, dur ihtarına uyulmadığı gerekçesiyle veya rastgele ateş açması sonucu 173 kişi yaşamını yitirdi, 226 kişi de yaralandı. 135 ölüm ile 191 yaralanma, İç Güvenlik Yasası’nın onaylandığı 3 Nisan 2015’ten bu yana yaşandı.

Canlı bombalar tarafından yapılan intihar saldırıları sonucu, canlı bombalar hariç 5 Haziran 2015’te Diyarbakır’da 5 kişi, 20 Temmuz 2015 de Suruç’ ta 33 kişi, 10 Ekim 2015’te Ankara’da 100 kişi olmak üzere toplam 138 kişi yaşamını yitirdi, her üç olayda en az 929 kişi de yaralandı.

Faili meçhul cinayet sonucu 19 kişi yaşamını yitirdi.

Cezaevlerinde çeşitli nedenlerle ölenlerin sayısı en az 28.

Zorunlu askerlik hizmetini yaparken en az 33 kişi şüpheli biçimde öldü.

Mayın ve sahipsiz bomba patlaması sonucu 5 kişi hayatını kaybetti, 22 kişi ağır yaralandı.

Çatışmalar nedeniyle 171’i asker, polis, korucu, 195’i militan, 157’si sivil olmak üzere toplam 523 kişi yaşamını yitirdi.

Erkek şiddeti sonucu 23 Kasım 2015’e kadar 282 kadın öldürüldü.

Nefret cinayetleri, ırkçı saldırılar ve linçler sonucu 4 kişi yaşamını yitirdi.

İş kazaları/cinayetleri sonucu 1 Aralık 2015’e kadar 1593 işçi hayatını kaybetti.

An az 16 sığınmacı ve mülteci geçiş yollarında öldü, 160 kişi de işkence ve silahla yaralandı.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı’na 2015’te işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla toplam 560 kişi başvurdu. Ayrıca Psikosoyal Dayanışma Ağı Programı kapsamında Ankara Katliamı’ndan etkilenerek başvuranların sayısı da 330.

İHD verilerine göre ise 2015’in ilk 11 ayında 1433 kişinin gözaltında ve gözaltı yerleri dışında işkence gördüğünü belirtildi.

17 belediye başkanı tutuklandı, 9 tutuklu olmak üzere toplam 15 belediye başkanı görevden alındı.

KCK soruşturmalarının yanı sıra HDP/DBP ve HDK’ye yönelik operasyonlardan toplam 6744 kişi gözaltına alındı, 1285 kişi ise tutuklandı.

AİHM’in zorunlu din derslerinin kaldırılması ve cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi ile ilgili kararlarının gereği yerine getirilmedi.

Alevi, Hıristiyan ve Yahudiler radikal Sünni ve ırkçı grupların tehdit ve nefret söylemlerine maruz kaldı.

Halen gazeteci, basın-yayın çalışanı ya da gazete sahibi 30 kişi tutuklu.

Erişime engellenen internet sitesi, 2014’te 40.773, 2013’te 35.001 iken 2015’te kaygı verici şekilde arttı ve 105.958 oldu.

417’si HDP, 11’i AKP, 4’ü CHP olmak üzere toplam 432 parti binasına saldırı oldu.

Sadece 6-8 Eylül 2015 tarihlerinde eş zamanlı, yaygın ve sistematik olarak 100’ü aşkın HDP binasına saldırı yapıldı. Yıl içinde çeşitli gerekçelerle çok sayıda sendikacı gözaltına alındı.

Toplantı ve gösteri özgürlüğü

Kolluk güçlerinin toplantı ve gösterilere yönelik müdahaleler sonucu 210 kişi yaralandı.

Kolluk güçlerinin toplantı ve gösterilere yönelik müdahalesi sonucu 3377 kişi gözaltına alındı, 201 kişi ise tutuklandı.

Toplam 256 etkinlik yasaklandı.

Adalet Bakanlığı’nın 28 Şubat 2015 tarihinde verdiği son verilere göre cezaevlerinde toplam 164.461 tutuklu/hükümlü/hükümözlü kişi var. 2014’te sayı 154.179 idi. AKP iktidara geldiğinde ise bu sayı 59.429 idi.

Cezaevlerindeki çocuk tutuklu/hükümlü/hükümözlü kişi sayısı 2.165.

2015’te cezaevlerinde intihar, işkence ve kötü muamele, kaza, ihmal, hastalık, mahkûmlar arası kavga vb nedenlerle en az 28 kişi yaşamını yitirdi.

Ağır hasta ve tespiti yapılabilen 300’ü ağır olmak üzere 756 mahpus cezaevlerinde tedavi edilmeyi bekliyor.

Ekonomi ve çalışma yaşamı

2015 yılının ilk 11 ayında tüm iş alanlarında iş kazaları/cinayetleri sonucu en az 1593 işçi öldü.

Çevre hakkı

Türkiye, küresel iklim değişikliğinin artmasına yol açan karbon gazı salınımında dünya ülkeleri arasında 23. sırada.

Cinsiyet ve cinsel yönelim ayrımcılığı
2015’te erkek şiddeti sonucu 282 kadın yaşamını yitirirken şiddete maruz kalan 367 kadın yaralı olarak kurtuldu, 132 kadın ise taciz ve tecavüze uğradı.

Nefret saldırıları sonucu en az 4 trans birey yaşamını kaybetti.
Suriye’den gelen mülteci/sığınmacının yaklaşık onda biri kamplarda yaşama imkânı bulabilmektedir. Mültecilerin sadece yüzde 15’i insani yardım kuruluşlarından ya da ajanslarından yardım alabiliyorlar.

2015 yılında tespit etmekte oldukça zorlandığımız yaşam hakkı ihlalleri konusunda en yakıcı olan, bilinen 12 çocuğun kaldıkları çadırlarda ya da barakalarda yanarak can vermiş olmalarıdır.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

3 Yorum

  1. Geri İzleme: Galoşun dayanılmaz ağırlığı - Diken

  2. Geri İzleme: Galoşun dayanılmaz ağırlığı | Dağ Medya

  3. Geri İzleme: Galoşun dayanılmaz ağırlığı – Mehveş Evin (Diken)

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.