Paravan Şirketler Küresel Raporu|Türkiye, G20 Üst Düzey İlkelerinden Sadece Bir Tanesine Tam Uyum Sağlıyor

Uluslararası Şeffaflık Örgütü, “Paravan Şirketler Küresel Raporu” adlı küresel araştırmasını G20 Zirvesi öncesinde İstanbul’da The Marmara Hotel’de açıkladı. Bugün,  Örgüt Başkanı Cobus de Swardt tarafından açıklanan raporda, küresel kara para trafiğinin nasıl gizlendiği, yolsuzluk, vergi kaçakçılığı, zimmete para geçirme gibi suçların önlenmesinde karşılaşılan zorlukların aşılması amacıyla G20 ülkeleri ve Türkiye’nin bu konuda atabileceği adımlar, alabileceği önlemler değerlendirildi.

G20 ülkelerinin kara para aklanması ve yolsuzlukların önlenmesine karşı önerileri ve bunların uygulanma durumlarına dair bulgular yer aldı.

Yolsuzluk sonucu elde edilen gelirler, yasal yollarla elde edilmiş gelirlermiş gibi mali sisteme sokulmakta

2015-11-12 18-36-36 Ekran görüntüsü

Şirketlerin gerçek hissedarlarının bilinmesi, yolsuzluğu sona erdirmede önemli bir savunma alanıdır. Gerçek hissedarların bilinmesi, yolsuzluk sonucu elde edilen gelirlerin saklanabileceği güvenli alanların yaratılmasını önlemekte ve bu gelirlerin nasıl aklandığı açığa çıkartmakta.

Son yıllarda manşetlerde yer alan büyük yolsuzluk skandallarının temel bir ortak noktası bulunmakta: Skandalın merkezinde bulunan kişilerin, yolsuzluk yoluyla elde ettikleri gelirleri farklı ülkelerde bulunan şirketler veya diğer tüzel kişilikler aracılığıyla gizlemesi.  Bu kişiler, genellikle profesyonel aracılar ve/veya bankalar aracılığı ile elde ettikleri gelirlerin kaynağını gizlemek amacıyla farklı yerlere transfer ederek denetimin ve iz sürmenin zor ve imkansız olduğu alanlar yaratmakta.

Neticede yolsuzluk sonucu elde edilen gelirler, yasal yollarla elde edilmiş gelirlermiş gibi mali sisteme sokulmaktadır.

Raporda önce çıkanlar şöyle:

*Devletin işlettiği bir petrol şirketi olan Petrobras ve kartel oluşturan 20 inşaat şirketinin karıştığı Brezilya’nın en büyük yolsuzluk skandalı, 2014 ve 2015 yılları arasında ortaya çıktı. Şirket yöneticileri, paravan şirketler kullanarak siyasi partilere ve siyasi liderlere rüşvet verdi. Zaman zaman “yolsuzluğun aracıları” olan muhasebe çalışanları ve avukatlar, birçok defa bu  yasadışı gelirlerin uluslararası platformda izinin kaybedilmesi için çalıştı.

*2014 yılında Ukrayna Başkanı Viktor Yanukovych ülkesini terk ettiğinde, geride bedelini halkının sırtına yüklediği lüks içindeki hayatını belgeleyen deliller bıraktı. Vienna, Londra ve Liechtenstein’ın arasında bulunduğu birçok ülkede, temsilci hissedar kullanılarak kurulan paravan şirketler üzerinden kamuya ait 350 milyon doları gizlediği iddia ediliyor.

*ABD Adalet Bakanlığı’nın, 2015 yılında spor pazarlama yetkilileri ve FIFA’nın önde gelen temsilcilerinin ABD üzerinden 150 milyon dolarlık rüşvet kabul ettiği iddiası ile ilgili hazırladığı soruşturmada, bu yasadışı paranın ne şekilde gizlendiğinin ve transfer edildiğinin detayları ortaya çıktı. Kullandıkları yöntemler arasında, aracılar, bankalar, finans danışmanları ve brokerler kullanılarak yasadışı paraların aktarılması veya aktarımının kolaylaştırılması; offshore bankalarda paravan şirketlerin veya temsilci hissedar aracılığı ile şirketlerin kurulması mevcut. Bu soruşturmaya 26 bankanın ismi karışmıştır.

Dünyada her sene 800 milyar ile 2 trilyon dolarlık para aklanmakta

Neden Gerekli?

*Uluslararası bağlamda, çalınan veya yasadışı yollarla elde edilen para veya varlıkların aklanması çok büyük bir sorun. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi’nin (UNODC) belirlemesine göre, dünyada her sene 800 milyar ile 2 trilyon dolarlık para aklanmakta. Bu aklamada, gizli ortaklık bulunduran şirketlerin ve diğer tüzel kişiliklerin payı oldukça büyük.

*Dünya Bankası’nın belirlemesine göre, politikacıların para akladığı tespit edilen 200 vakadan yüzde 70’inin, paravan şirketler üzerinden gerçekleştiği görülmekte.

*OECD’nin değerlendirmesinde ise, 41 ülkeyi kapsayan 400’den fazla rüşvet vakasının çeyreğinin gizli ortaklığın bulunduğu şirketler üzerinden gerçekleştiği belirtilmekte.

*Son yıllarda, şirket veya başka tüzel kişiliklerin hukuki yaptırımlardan kaçmak için kullanılmasını engellemek amacıyla daha şeffaf uygulamaların getirmesine yönelindiği görülmekte.

Finansal şeffaflığın yüksek öncelikte bir konu

*G20 kapsamında, Kasım 2014 tarihinde gerçekleşen Brisbaine Zirvesi’ne katılan liderler, ‘Gerçek Lehtarlık Şeffaflığına ilişkin Üst Düzey İlkeler’i benimsemiş ve bu sayede finansal şeffaflığın yüksek öncelikte bir konu olduğunu dile getirmişlerdi.

G20, karaparayı aklamayla mücadele standardı için Mali Çalışma Grubu tarafından kuruldu

*G20 üst düzey ilkeleri, karaparanın aklamayla mücadele konusunda dünya standartları belirleyen Mali Çalışma Grubu‘nun (FATF) tavsiyeleri üzerine kurulmuştur. Mali Çalışma Grubu’nun 2012’de tavsiyelerini güncellemiş olması, birçok ülkenin bu konuda halen yasal çerçevelerini güçlendirme sürecinde olması anlamına da gelmektedir.

*G20 üst düzey ilkelerinin yasal düzenleme haline getirilmesi ve üye devletler tarafından benimsenmesi büyük önem taşıyor. Bu nedenle Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International), devletlerin yasal düzenlemelerini bu üst düzey ilkelerle uyumlu hale getirebilmeleri için, Temmuz 2015’te bir Teknik Rehber hazırlamış, G20 üst düzey ilkelerinin benimsenmesinden bir yıl sonraki süreçte ülkelerin bu ilkeleri ne derecede hayata geçirdiklerini değerlendirmek üzere bir analiz çalışması başlattı.

*Raporlaştırılan bu çalışmanın, gerçek lehtarlık konusunda önümüzdeki yıllarda G20 üyesi ülkelerin performanslarını değerlendirmek, uyguladıkları yasal çerçevelerin güçlü ve zayıf yönlerini belirlemek için referans olarak kullanılması amaçlanmaktadır.

Gerçek Lehtarlık Şeffaflığına İlişkin G20 İlkeleri: Sadece prensipte mi?

Transparency International tarafından referans olması amacıyla başlatılan analiz çalışması, her ülkede gerçek lehtarlık konusundaki hukuki düzenlemeleri geliştirmek adına gündem yaratma hedefini taşımakta. Bu raporun yanısıra, her G20 üyesi ülke için de ülkesel değerlendirmeler yapılmıştır. Burada yayınlanan bulgular, Türkiye için yapılan ülkesel analiz ve değerlendirmeyi içermekte ve G20 üst düzey ilkelerine uyum sağlayabilmek adına Türkiye’de hangi somut hukuki adımların atılması gerektiğini belirlemeyi hedefliyor.

Türkiye’de gerçek lehtarlığın şeffaflığı 

*Türkiye, G20 üst düzey ilkelerinden sadece bir tanesine tam uyum sağlıyor. Türkiye’de şirketlerin gerçek lehtarlık bilgisini beyan etme zorunluluğu olmadığı için, yetkililerin de bu bilgilere sınırlı erişim hakkı bulunmakta. Bununla birlikte gerçek lehtarlık bilgisinin resmi kaydı tutulmuyor.

*Halihazırda finansal kuruluşların tabi olduğu karaparanın aklanması ile mücadele mevzuatı ise, yüksek riskli alanlardaki kişi veya şirketlerin gerçek lehtarlarını bağımsız olarak kanıtlamasını zorunlu kılma ya da bir müşterinin ya da lehtarın kamu görevlisi olması durumunda bilgi sağlama zorunluluğu gibi uygulamalar ile geliştirilebilir.

Türkiye, son üç yılda tüzel kişilere ilişkin karaparanın aklanması ile mücadele konusunda bir değerlendirme yapmadı 

1. İLKE: GERÇEK LEHTARLIĞIN TANIMI

Puan: Yüzde 100

Türkiye, G20’nin birinci üst düzey ilkesine tam uyum sağlamaktadır. Ticaret Kanunu’nda gerçek lehtarlık ile ilgili düzenleme bulunmamasına rağmen, Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörün Finansmanı ile Mücadele Yönetmeliği’nde gerçek lehtar “Yükümlü nezdinde işlem gerçekleştiren gerçek kişileri, adına işlem yapılan gerçek kişi, tüzel kişi veya tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri nihai olarak kontrolünde bulunduran ya da bunlar üzerinde nüfuz sahibi olan gerçek kişi veya kişiler” şeklinde tanımlanmaktadır.

2. İLKE: RİSKLERİN BELİRLENMESİ VE AZALTILMASI

Puan: Yüzde 0

Türkiye, son üç yılda tüzel kişilere ilişkin karaparanın aklanması ile mücadele konusunda herhangi bir değerlendirme gerçekleştirmemiş, ikinci üst düzey ilkeye uyum sağlayamamıştır.

3. İLKE: GERÇEK LEHTARLIK KONUSUNDA DOĞRU BİLGİ EDİNME

Puan: yüzde 25

*Türkiye’de, karaparanın aklanması ile mücadele mevzuatı haricinde tüzel kişilerin gerçek lehtarlık bilgisi vermesini zorunlu tutan bir yasal düzenleme bulunmuyor. Dolayısıyla, gerçek lehtarlık bilgisinin Türkiye içerisinde elde edilmesini zorunlu kılacak bir düzenleme bulunmamakta.

*Türk Ticaret Kanunu, yasal hissedarlık ile gerçek lehtarlık arasında bir ayrım gözetmemektedir. Tüzel kişilerin yalnızca hissedarların isimlerini, adreslerini ve hisse sayısını belirttikleri bir pay defteri bulundurma zorunluluğu vardır. Hissedarlık durumundaki değişiklikler de bu deftere işlenmektedir. Hisselere üçüncü bir kişi adına sahip olan hissedar temsilcilerinin bu durumu tüzel kişiliğe bildirme zorunlulukları bulunmamakta.

MERSİS, ülkede kurulan tüm tüzel kişilerin bilgilerini bulundursa da, bu bilgiler arasında gerçek lehtarlık bulunmamakta

4. İLKE: GERÇEK LEHTARLIK BİLGİSİNE ERİŞİM

Puan: yüzde 7

*Türkiye’de yetkililerin, gerçek lehtarlık bilgisine gerektiğinde ulaşma olanakları oldukça kısıtlı. Gerçek lehtarlığın kayıt altında tutulduğu bir sistemin bulunmaması ve tüzel kişilerin gerçek lehtarlık bilgisini bulundurma zorunluluğu olmaması, yetkililerin mali olmayan iş ve meslek grupları ile finans kuruluşlarının elindeki bilgilere veya ticaret sicil kayıtlarına dayanmasını zorunlu kılmaktadır.

Ticari sicilde kaydedilen bilginin doğru olduğu kesin değildir

*Kanun’da, hangi yetkililerin gerçek lehtarlık bilgisine erişim hakkının olduğuna veya bu bilgiye erişimin hangi sürede ve şartlar altında mümkün olacağına dair bir hüküm yer almamakta. Türkiye’nin Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS), ülkede kurulan tüm tüzel kişilerin bilgilerini bulundursa da, bu bilgiler arasında gerçek lehtarlık bulunmamakta.

Örneğin, hissedarlar ve yöneticiler hakkında detaylı bilgi bu sistemde yer almamakta. Bunun yanında, hissedarlar ile ilgili bilgiler ve şirketin diğer belgeleri, Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanmakta olup, bu gazeteler İnternet üzerinden erişilebilir durumda. Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün, tüzel kişilerin sağladığı bilgileri doğrulama yetkisi bulunmamakta. Bu duruma bağlı olarak, ticari sicilde kaydedilen bilginin doğru olduğu kesin değildir ve bu kayıtlar ile Ticaret Sicili Gazetesi’ndeki bilgilerin çeliştiği durumlarla karşılaşılabilmekte.

5. İLKE: TRUST’LAR

Puan: N/A

Türkiye’de trustlara ilişkin yasal düzenleme bulunmamakta ve yabancı trustların Türkiye’de faaliyet göstermesine izin verilmemektedir. Bu nedenle, trustlara ilişkin beşinci ilke çerçevesinde değerlendirme yapılamamaktadır. Yabancı bir trust Türkiye’de bir finans kuruluşunda hesap açmak istiyorsa, bu durumda herhangi bir müşteri gibi görülür ve müşteri due diligence’ına tabi olur.

6. İLKE: TRUST’LARIN GERÇEK LEHTARLIĞI BİLGİSİNE ERİŞİM

Puan: N/A Türkiye’de trustlara ilişkin yasal düzenleme bulunmamakta ve yabancı trustların Türkiye’de faaliyet göstermesine izin verilmemektedir. Bu nedenle, trustlara ilişkin beşinci ilke çerçevesinde değerlendirme yapılamamaktadır.

7. İLKE: ŞİRKETLERİN VE MESLEK GRUPLARININ SORUMLULUKLARI

Puan: yüzde 55

*Finansal Kuruluşlar Puan: yüzde 50 Mevcut yasalar ve yönetmelikler, finansal kuruluşların müşteri  yaparken müşterilerin gerçek lehtarlarını teşhis etmek için önlemler almasını gerektirmektedir. İlgili mevzuata göre finansal kuruluşlar, tüzel kişiler söz konusu olduğunda sürekli iş ilişkisi kuracağı 7 bu tüzel kişiliğin hisselerinin yüzde 25’ine sahip olan gerçek veya tüzel kişi müşterilerinin kimliğini ve tüzel kişi müşterilerini kontrol eden ya da yönlendiren kişiyi tespit etmekle yükümlüdür.

*Gerçek lehtarın kimliğinin tespit edilmesi kimlik belgesinin sunulmasını gerektirmekte ancak finansal kuruluşlar sunulan dokümanlarda şüphe uyandıran bir durum bulduğu takdirde verinin doğrulanmasını talep edebilir. Yüksek riskli durumlarda bile bu kuruluşların, bağımsız bir kaynağı referans alarak bu bilgileri doğrulama zorunluluğu yasal olarak bulunmamaktadır.

*Bu duruma rağmen müşteriler, açtıkları hesabın veya aldıkları hizmetin bir başkası adına olup olmadığını beyan eden bir belge imzalayıp finansal kuruluşa sunmak zorundadır. Bu belge, sözleşmede veya başka formatlarda sağlanarak elde edilebilir. Kanunlar, siyasi nüfuz sahibi (PEPs) müşterilerin tespit edilmesi ya da bu durumda daha derinlikli seviyede gerçekleştirilmesini zorunlu kılmamaktadır.

*Finansal kuruluşlar, kimlik tespiti yapamadıkları veya iş ilişkisinin amacı hakkında yeterli bilgi edinemedikleri durumlarda iş ilişkisi tesis etmez ve kendilerinden talep edilen işlemi gerçekleştirmez; bu durumda, isimsiz veya hayali isimlere hesap açamaz. Ayrıca, daha önce elde edilen müşteri kimlik bilgilerinin yeterliliği ve doğruluğu konusunda şüphe duyulması nedeniyle yapılması gereken kimlik tespit ve teyidinin yapılamadığı durumda finansal kuruluş, bu müşteri ile iş ilişkisini sona erdirmek durumundadır. Finansal kuruluşlar, belirtilen durumların şüpheli olup olmadığını kendileri değerlendirir.

*Finansal kuruluşların gözetiminden Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu sorumludur. Finansal kuruluşlara, üst yönetime veya yöneticilere idari, hukuki veya cezai yaptırımlar uygulanabilir. Mali Olmayan İş ve Meslek Grupları (DNFPB) Puan: %58 Karaparanın aklanması ile mücadele mevzuatı kapsamında, mali olmayan iş ve meslek gruplarının belli durumlarda müşteri due diligence’ı yapma ve müşterilerinin gerçek lehtarını belirleme zorunluluğu bulunmaktadır.

*Karaparanın aklanması ile mücadele kapsamında sorumlulukları bulunan mali olmayan iş ve meslek grupları aşağıdaki gibidir:

 Taşınmaz alım satımı, şirket, vakıf ve dernek kurulması, idaresi ve devredilmesi gibi işlerle sınırlı olmak üzere serbest avukatlar

 Muhasebeciler

 Finansal piyasalarda denetim yapmakla yetkili bağımsız denetim kuruluşları

 Emlakçılar

 Noterler Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü ile kargo şirketleri

 Varlık yönetimi şirketleri

 Cumhuriyet altın sikkeleri ile Cumhuriyet ziynet altınlarını basma faaliyeti ile sınırlı olmak üzere Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü

 Kıymetli maden, taş veya mücevher alım satımı yapanlar

 İş makineleri dahil her türlü deniz, hava ve kara nakil vasıtalarının alım satımı ile uğraşanlar 8 Tarihi eser, antika ve sanat eseri alım satımı ile uğraşanlar veya bunların müzayedeciliğini yapanlar

 Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü, Türkiye Jokey Kulübü ve Spor Toto Teşkilat Başkanlığı dâhil talih ve bahis oyunları alanında faaliyet gösterenler

 Spor kulüpleri Gerçek lehtarlık konusunda finansal kuruluşlara ait sorumluluklar, mali olmayan iş ve meslek grupları için de geçerlidir. Mali olmayan iş ve meslek grupları da, finansal kuruluşlar gibi yalnızca şüphe duydukları durumlarda verinin doğruluğunu sorgulayabilmektedir. Yüksek riskli durumlarda bile bu kuruluşların, bağımsız bir kaynağı referans alarak bu bilgileri doğrulama zorunluluğu yasal olarak bulunmamaktadır.

*Kanunlar, siyasi nüfuz sahibi (PEPs) müşterilerin tespit edilmesini ya da bu durumda daha derinlikli seviyede  gerçekleştirilmesini zorunlu kılmamaktadır. Mali olmayan iş ve meslek grupları, gerçek lehtarı tespit edemedikleri durumlarda iş ilişkisi tesis etmez; daha önce elde edilen müşteri kimlik bilgilerinin yeterliliği ve doğruluğu konusunda şüphe duyulması nedeniyle yapılması gereken kimlik tespit ve teyidinin yapılamadığı durumda iş ilişkisini sona erdirmek durumundadır.

*Mali olmayan iş ve meslek grupları, belirtilen durumların şüpheli olup olmadığını kendileri değerlendirir. Karaparanın aklanması mevzuatı, bu yükümlülüklere uyulmaması durumunda mali olmayan iş ve meslek gruplarına ve yöneticilerine yaptırım uygulanmasını öngörmektedir.

8. İLKE: YEREL VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ

Puan: yüzde 63

Yolsuzluk ve karapara aklama suçlarını ilgilendiren soruşturmalarda yetkililerin, gerçek lehtarlık da dahil olmak üzere gerekli bilgilere ulaşması önemlidir. Türkiye’de, yerel veya uluslararası yetkililerin kullanabileceği, gerçek lehtarlık konusunda oluşturulmuş merkezi bir veritabanı bulunmamaktadır. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve savcılar da dahil olmak üzere yerel yetkililer, yazılı bir beyan sunulduğu takdirde, soruşturmanın gerektirdiği bilgileri edinebilmek adına kamu idarelerinden, finansal kuruluşlardan ve üçüncü taraflardan bilgi edinebilir ve bu bilgileri diğer yerel yetkililer ile paylaşabilirler. Türkiye’deki yetkililer genelde ikili anlaşmalar ve mutabakat anlaşmaları dahilinde yabancı yetkililer ile karaparanın aklanması kapsamında bilgi değişiminde bulunurlar. Bu bilgileri toplama ve paylaşma sorumluluğu MASAK’a aittir. Bu çerçevede MASAK, yalnızca gerçekleştirecekleri soruşturma dahilinde ve gizli tutulduğu takdirde, ilgili yabancı soruşturma birimleri ile bilgi ve belge ve paylaşımında bulunabilir. Yerel yetkililer aynı zamanda, finans kuruluşlarına ve diğer gerçek ve tüzel kişilerden mali kayıtlar dahil olmak üzere bilgi ve delillerin sağlanması, aranması ve bu belgelere el konulması ile bu belgelerin asıllarının ya da nüshalarının sağlanması konularında yabancı yetkililere yardımda bulunabilir.

9. İLKE: GERÇEK LEHTAR BİLGİLERİ VE VERGİDEN KAÇINMA

Puan: yüzde 75

Türkiye’deki vergiden sorumlu kuruluşların gerçek lehtarlık bilgilerine doğrudan erişimi bulunmamaktadır. Ancak, gerekli olduğu durumlarda kamu kuruluşlarından ve gerçek veya tüzel kişilerden bilgi edinme hakkına sahiptirler. MASAK ayrıca vergi alanındaki muhtemel ihlaller hakkında vergiden sorumlu kuruluşlara rapor sunmaktadır. Etkili bilgi paylaşımını kısıtlayan yasal düzenlemeler bulunmamaktadır. Türkiye, Vergi Amaçlı Şeffaflık ve Bilgi Takası Küresel Forumu’nun bir üyesidir. 2013 yılı itibariyle Türkiye’nin, çifte vergilendirme anlaşmaları ve vergi bilgisi değişimi anlaşmaları gibi anlaşmalar ile sağlanan, 94 yargı yerini kapsayan bilgi paylaşımı ağı bulunmaktadır.

10. İLKE: HAMİLİNE YAZILI HİSSELER VE TEMSİLCİ HİSSEDARLAR

Puan:yüzde 75

Hamiline Yazılı Hisseler

Puan: yüzde 50

“Türkiye’de hamiline yazılı hisselerin çıkarılması yasaldır. Bu hisselerin kötüye kullanımını engellemek için, nama yazılı hisselere veya hisse ilmuhaberine dönüştürülme (kaydileştirme) zorunluluğu vardır. Temsilci Hissedarlar ve Yöneticiler Puan: yüzde 100 Temsilci hissedarlığa Türkiye’de yasal olarak izin verilmemektedir.”

Raporun Türkçesine buradan ulaşabilirsiniz.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. Geri İzleme: G20’de Üç Yeni İlke: Özel Sektörde, Kamu İhale Sistemlerinde Şeffaflık ve Dürüstlük ve Açık Veri İlkeleri | Dağ Medya

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.