Bugün ve Millet Gazeteleri Baskısı Durduruldu

Görsel: Bugün ve Millet gazetelerinin basılmayan ana sayfaları


 

Bugün ve Millet gazetelerinin 29 Ekim Perşembe günü nüshalarını inceleyen kayyum heyeti, gazeteleri yayına uygun bulmadığı için basıma izin vermedi.

Her iki gazetenin sayfaları Twitter üzerinden paylaşıldı. Baskıdan dönen Bugün gazetesi dün yaşanan yayın kesme olayı için ‘Kayyumla gasp’ manşetini kullanırken, Millet gazetesinin başlığı ‘Kanlı darbe’ydi.


 

Görevden alınan Bugün gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt, Samanyolu Haber televizyon kanalına yaptığı açıklamalarda “Biz gazetemizin sayfalarını saat 15:00 itibariyle bitirdik, 17:00 itibariyle matbaaya gönderdik ve teslim ettik. Saat 21:00’e kadar bizi oyaladılar. Teknik sorun var dediler. Sonrasında da basamayacağız yazı var dediler” dedi.

Kayyum heyeti tarafından görevden alınan Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros, hukuken kayyum heyetinin müdahale hakkı olmadığını, heyetin henüz resmi olarak göreve dahi başlamadığını savunmuştu.

Yapılanları ‘Anayasal hak ihlali’ olarak tanımlayan Toros, “Kanunsuz güvenlik gücü ile tamamen kanunsuz bir irade beni masamdan kaldırdı. Önce elimden mikrofonumu aldı sonra sürükleyerek çıkardı” dedi.

CPJ: Sansür için ulusal güvenlik bahane ediliyor

Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Koza İpek Grubu’na ait muhalif yayın yapan çeşitli medya kuruluşlarına yapılan baskıları kınadığını açıkladı.

Kurumun Avrupa ve Orta Asya Koordinatörü Nina Ognianova, “Bir kaç gün sonra yapılacak parlamento seçimleri öncesi haber yayınları yerine deve filmini koymak Türk yetkililerin ülkenin demokratik yapısına formaliteden dahi bir saygısının kalmadığını göstermekte” ifadesiyle sert bir şekilde eleştirdi.

CPJ adına açıklamada bulunan Ognianova, “Türk hükümetine, derhal Bugün TV, Kanaltürk TV ve diğer Koza İpek medya organları yöneticilerinin hakları olan görevlerine dönmeleri yolunda çağrıda bulunuyoruz” dedi.

Polisin baskın ile iki canlı televizyon kanalının yayınını kapattığına dikkat çeken CPJ, ayrıca İpek Medya Grubu’na yönelik baskın ile el koymayı açık bir dille kınadı.

Polisin, medya grubunun bulunduğu binanın önündeki kapıları kırarak içeri girdiğine dikkat çeken New York merkezli bağımsız dernek, olayı kınayan medya çalışanları ile Koza İpek’e destek için gelen sivillere de polisin biber gazı ile tazyikli su kullandığını kaydetti. Baskının yapıldığı medya binasında 5 farklı basın kuruluşunun olduğunu anımsatan CPJ, Bugün ile Kanaltürk televizyonlarının 1 Kasım genel seçimler öncesi muhalif siyasi tartışmaların yapıldığı kanallar olduğuna dikkat çekti. Baskın sonrasında Kanaltürk ile Bugün televizyonlarının canlı yayınlarının kesilmesinin ardından II Dünya Savaşı ile develerin yaşamını konu alan belgesel yayını yapmaya başladığı vurgulandı.

Ankara 5. Sulh Mahkemesi’nin Koza İpek Holding’e kayyum atanması kararı verdiğine dikkat çeken CPJ, şirketin devletin el koyma kararına yasal gerekçesinin bulunmadığı yolunda itirazına dikkat çekti. Koza İpek Grubuna atfedilen suçlamanın Fethullah Gülen ile bağlantısı olması ve Türkiye hükümetinin Gülen hareketini ‘terörle ilişkilendirmeye’ çalıştığı aktarılan açıklamada, terör ile mücadele kanununun kamu yetkililerine yalnızca terörizmle değil devlet karşıtlığı ile hassas konularda çok geniş yasaklar getirme imkânı verdiği belirtildi.

Türk yetkililerin İpek Koza Holding’e kayyum atamasını ‘sağlıklı bir soruşturma’ ve ‘delillerin yok edilmesini önleme’ gerekçesi ile savunduğuna işaret eden CPJ, holding sahibi Akın İpek’in açıklamalarına da yer verdi. Akın İpek’in şirketine yönelik finansal soruşturmada herhangi bir suçun bulunmadığı ve el koyma işleminin tamamen siyasi nedenlerle yapıldığını söylediğine vurguda bulundu.

HRW: İnsan haklarını küçümseme

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Emma Sinclair imzalı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Güvenlik gücü kullanılarak yayını durdurmak gibi dramatik bir hamle 1980 askeri darbesinden bu zamana görülmüş değildi. Baskın görüntüleri adeta Ortaçağ’daki kale saldırılarına benziyordu. Türkiye’de eleştirel medyayı susturma ve suça ilişkin herhangi bir delil ortaya koymadan özel bir şirketin kontrolünü ele geçirme girişimi, insan hakları açısından derin bir küçümsemeyi ortaya koymaktadır.”

AA: Soruşturmayı karartmak için 3 şirketi kapattılar
Anadolu Ajansı’nda yer alan bir haberdeyse Koza İpek grubu binalarına 1 Eylül’de yapılan polis baskınlarında el konulan belgelerle şirkette göreve başlayan kayyum heyetinin incelediği belgelerin karşılaştırıldığını ve 1 Eylül’deki baskından bu yan 3 şirketin kapatıldığının tespit edildiğini yazıyor.

AA haberi şöyle devam ediyor:

“Söz konusu şirketlerin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasına konu olan illegal faaliyetlerin yoğun olarak gerçekleştiği şirketler olduğu, soruşturmanın karartılması amacıyla kapatıldıkları iddia edildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, soruşturma kapsamında aldığı bilirkişi raporunda, Koza İpek Holding’in bünyesindeki şirketlerde çalışanlara danışmanlık hizmeti adı altında toplamda 650 bin lira ödendiğine dair makbuzların da olduğu öğrenildi.”

(CPJ, Zaman BBCTürkçe, Dağ Medya)

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.