Ressam Güncesi: Malkoç’un Kırmızı Emperyalistleri

Meltem Tüzün

Ressam Zafer Malkoç’un 2015 yılında başladığı ve toplamda 8 adet eser ile tamamlamayı düşündüğü serisi “Red Imperialist” ile izleyicisine anlatacakları var. Tuval üzerine akrilik ile realist tarzda çalıştığı eserlerinde kırmızı rengin hakim olması aslında seriye adını veren detaylardan yalnızca birisi. Emperyalizm ise etimolojik olarak incelendiğinde Latince ” imperium” sözcüğünden gelmekte ve diktatörlük gücü, merkezi hükümet anlamlarına gelmektedir.

Günümüzde, güçlü devletlerin diğer kıta ve ya devletler üzerindeki hakimiyetlerine verilen addır. Malkoç’un da bu seride kullandığı kırmızı ve tonlarına, diğer tüm renkleri bastırırcasına yer vermesi aslında sembolik olarak emperyalizmin bir yansıması.

Sanatçının kırmızıyı seçmesi ise serinin adı ile müthiş bir paralellik içerisinde. Doğaya baktığımız zaman çok fazla göremediğimiz, doğada doğal olarak yoğun olmayan kırmızı, gözlerimiz alışkın olmadığı için diğer tüm renkler arasında en ilgi çekici olandır ve aynı zamanda gözü en rahatsız eden renktir.

Dünya bayraklarına baktığımızda en yoğun kullanılan renk olarak gördüğümüz kırmızı aynı zamanda savaş ve kana gönderme yaptığı için emperyalizmi belki de en iyi anlatan renktir. Kandinsky’nin de dediği gibi ” kırmızı renk, canlandırıcı, birebir etki yapar ve bu, belki de akan kana benzeyişinden ötürü can acıtıcı bir duyuma kadar ilerleyebilir.” Malkoç’un bu serisi ile izleyiciye vermek istediği de aslında tam olarak bu. İnsanların, resmine bakarken estetik bir hazzın rüyasında yaşamalarını değil gerçeğin sertliği ve rahatsız ediciliği ile baş başa kalmalarını istiyor.

Sanatçı “Red Imperialist” serisiyle insanları ve emperyalizm kavramını bir arada sorguluyor ve emperyalizme devletler arası ilişkilerden farklı bir gözle bakıyor. Carl Gustav Jung emperyalizmi, insan kişiliğini oluşturan güç istencinin millet düzeyindeki hali olarak tanımlarken, Zafer Malkoç aslında empreyalizmin yalnızca millet düzeyinde sınırlanmaması gerektiğini söylüyor. Malkoç’un gözünde emperyalizm, özele indirgendiğinde insanların kendileriyle olan kişilik ve güç mücadelesi. Bu seri izleyiciyi, günümüzde insanların egoları, korkuları ve popülarizm endişesi altında kalan bastırılmış yanlarıyla yüzleştiriyor. Resmettiği portrelerde, herhangi bir kalıba sığdırmadığı insanları mercek altına alıyor ve emperyalizmi psikolojik bir yaklaşımla sorguluyor.

Zafer Malkoç, ” Red Imperialist” ile izleyiciyi, kullandığı renkler ve çizgileri ile , korkularını ve bastırılmışlıklarını sorgulamaya, belki biraz ilkelliğimize dönmeye ve arınmaya davet ediyor.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Meltem Tüzün

15.12.1988 yılında İstanbul’da dünyaya geldim. Liseyi, Kemal Hasoğlu Lisesinde bitirdiğimde, ardıma bıraktığım yazı geçmişim lisede çıkartmış olduğum tek sayılık bir sanat ve sosyal konulu dergi ile ardımda bıraktığım günlüklerden ibaretti. Lise ardından 3 yıllık bir aradan sonra Anadolu Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nü kazandım. İlk sene İngilizce hazırlık sınıfı okumayı özellikle bölümü tanımak amaçlı tercih ettim. Ve iyi ki de yaptım diyorum. Üniversitede geçirdiğim 5 senenin sonunda, mezun olduğumda, artık büyümüş bir aşk ile bağlıydım bölümüme. Okul sonrası her şeyden biraz uzaklaşmak, okuduğum alanla ilgili ne yapmak istediğime daha sağlıklı kararlar verebilmek adına yurtdışına gitme kararı aldım. Avrupa Birliğinin desteklediği projelerin birinden kabul alarak İtalya'nın Palermo şehrine gittim. Ve 8 ay bir Afrika yardım kuruluşunda gönüllü olarak çalıştım. Bu 8 ay farklı kültürleri, insanları tanımam, Avrupa'yı elimden geldiğince gezebilmem, okuduğum bölümün hakkını gezerek ve görerek de vermem için çok iyi bir deneyim oldu. Öğrenim gördüğüm 4 sene boyunca hangi alanda uzmanlaşacağım konusunda kararsızlıklar yaşasam da geç olup güç olmamakla birlikte kararımı verdim. İçerisinde siyaseti, sosyolojiyi, felsefeyi ve sanatı bir arada barındıran bir dönem seçmeliydim.Ben de Çağdaş Sanat üzerine yoğunlaşmayı tercih ettim. Henüz bir üniversitede yüksek lisans programına başlamamış olsam da bu konuya odaklanmış bulunmakla birlikte aynı zamanda şu an bir sanat galerisinde çalışmaktayım. Ayrıca zaman zaman Businessweek Türkiye dergisinde gezi ve sanat etkinlikleri yazıları yazmaktayım. Bu nedenle sizlere elimden geldiğince, kalemimden geldiğince bir çok insana anlamsız gibi görünen Çağdaş ve Modern Sanat üzerine ve sanatçılar, eserleri hakkında yazılar yazacağım ve zaman zaman Avrupa da gezip gördüğüm yerlerle ilgili yazılar sunacağım.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir