Uluslararası baskı ve küresel boykotlar sonuç verdi, Yunus katliamı yaşanan Taiji koyuna ambargo!

Japonya’daki tematik akvaryumlar, Dünya Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumları Birliği’nden gelen ihraç tehdidi nedeniyle, her yıl binlerce yunusun öldürüldüğü ve yunus parklarına satılmak üzere canlı yakalandığı Taiji Koyu’ndan yunus satın almayacaklarını açıkladı. Yunuslara Özgürlük Platformu, Türkiye’deki yunus gösteri merkezlerinin de, sekiz yılda 20’ye yakın yunusu Taiji’den ithal ettiğini hatırlattı.

Dünya çapındaki deniz memelisi ticaretinin önemli bir ayağı olan Taiji Koyu’ndaki sürek avına önemli bir ekonomik darbe daha geldi. Japonya Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumları Birliği (JAZA), bugün yaptığı açıklamada, sürek avını “acımasız” olarak değerlendiren Dünya Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumları Birliği’nin (WAZA) baskısıyla, üye kuruluşların Taiji’de yakalanan yunusları satın almasını ve ithalatını yapmasını yasakladı. Bundan böyle Japonya’da JAZA üyesi olan ve tedarikçi olarak Taiji’ye bel bağlamış olan toplam 34 yunus gösteri merkezi, Taiji’den canlı yakalanan yunusları satın alamayacak. Yıllardır süren uluslararası boykotlar sonucu alınan bu tarihi kararın, sürek avına büyük bir ekonomik zarar vereceği ve sektörü büyük ölçüde zayıflatacağı düşünülüyor.

Uluslararası baskı ve küresel boykotlar sonuç verdi

Uzun süredir Taiji’deki sürek avının sonlanması için mücadele veren ve WAZA’ya karşı dava açan hayvan hakları gruplarından Australia for Dolphins’ten (AFD) Sarah Lucas, “Bu karar, Japonya’daki yunus avcılığı ve ticareti için sonun başlangıcı” yorumunu yaptı ve kararın uygulanması için bağımsız denetçilerin görevlendirilmesini talep edeceklerini belirtti.

Flipper’ın eski eğitmeni ve hayvan hakları aktivisti Ric O’Barry de, Dolphin Project’in web sitesinde yaptığı açıklamada, esaret endüstrisinin bu katliamları tetiklediğini, bu nedenle alınan bu kararı memnuniyetle ve büyük bir umutla karşıladıklarını dile getirdi.

Yerel ve uluslararası sivil toplum örgütlerinin katılımı ve sanatçıların, yazarların desteğiyle Türkiye’deki üç yunus parkının kapatılmasını ve yunus parklarının TBMM’ye taşınmasını sağlayan Yunuslara Özgürlük Platformu ise, sözcüleri Öykü Yağcıaracılığıyla kararı şöyle değerlendirdi: “AFD dahil olmak üzere pek çok sivil toplum örgütü, Japonların geleneksel olduğunu iddia ettikleri ve endüstriye dönüştürmeye çalıştıkları yunus eti ticaretinin, bu avın sürmesi için yeterli maddi teşviği sağlamadığını verilerle ortaya koyuyor. Bu nedenle Japon balıkçılar ve Japon hükümeti, bunun yerine daha fazla getirisi olan esaret endüstrisine yöneliyor ve canlı yakalanan sağlıklı bireyleri, okyanustan ve ailelerinden kopararak dünya çapındaki yunus gösteri ve terapi merkezlerine binlerce dolara satıyor. Dolayısıyla alınan bu tarihi karar, katliamın sürmesini sağlayan ve kirli hayvan ticaretinden kaynaklanan bu maddi teşviği büyük ölçüde ortadan kaldırarak katliama sıkı sıkıya tutunan Japonya’ya önemli bir ekonomik darbe getiriyor.”

Türkiye – Taiji – Ukrayna üçgeni

“Türkiye ise bugüne kadar Taiji’den 20’ye yakın yunus ithal etmiş, yasak olmasına rağmen bu tesisler için özel izin çıkararak kendi sularında 30’a yakın yunusun canlı yakalanmasına göz yummuş ve yıllardır bu tesislerdeki hukuksuzluğa, hayvan ve insan istismarına duyarsız kalmış bir ülke. Bundan sonra gerek Taiji, gerek Ukrayna ve Rusya olsun, Türkiye’deki yunus parklarının deniz memelisi ithalatını sürdürdüğü tüm kapıları kapatmak için baskıları sürdürmemiz gerekiyor. Bu nedenle TBMM Çevre Komisyonu’nun ticari çıkarlar doğrultusunda geçtiğimiz yıl uygulamaktan vazgeçtiği yunus parklarının ve hayvanlı sirklerin tamamıyla sonlandırılmasına yönelik kararının, Eylül 2015’ten itibaren uygulanması ve yasalaşması için hayvan hakları örgütleri ve duyarlı tüm vatandaşların katılımıyla Yunuslara Özgürlük Platformu olarak mücadeleye devam edeceğiz.”

Taiji’ye karşı neler yapılmıştı?

Dünya Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumları Birliği (WAZA), geçtiğimiz ay JAZA’nın üyeliğini askıya almış, Japon balıkçıların sürdürdüğü sürek avını “acımasız” olduğu gerekçesiyle eleştirmiş ve kurumu, 50 üye ülkeden oluşan WAZA’dan ihraç edebileceklerini açıklamıştı. Ocak ayında Japonya’daki ABD Büyükelçisi Caroline Kennedy de, ABD hükümetinin bu katliamları desteklemediğini açıklamış, yunus sürek avını insanlık dışı bulduğunu dünya kamuoyuna duyurmuştu. Flipper’ın eski eğitmeni ve hayvan hakları aktivisti Richard O’Barry ise, 2010 yılında yer aldığı Oscarlı The Cove – Koy belgeseliyle Japonya’nın Taiji Koyu’ndaki kanlı ticaretin perde arkasını 7’den 70’e herkesin görmesini sağlamış ve Dolphin Project aracılığıyla WAZA’ya etik kuralları uygulama çağrısında bulunmuştu. Son beş yılda Taiji’deki katliamın sonlandırılması için dünya çapında sayısız imza kampanyası açılmış, Sea Shepherd Cove Guardians aktivistlerinden Hollywood sanatçılarına kadar çok geniş bir kitle son beş yıldır Japon hükümetine seslenerek küresel boykota ve Japonya’daki hayvan hakları aktivistlerine destek olmuştu.

Taiji Koyu’nda neler oluyor?

Japon balıkçılar, geleneksel olduğunu iddia ettikleri bu kanlı sürek avında, uzun metal sopalarla deniz yüzeyine vurarak yunusların sonar (yön bulma) sistemini bozuyor ve sürüleri küçük bir koyda sıkıştırıyorlar. Katliam ve yunus parkları için hayvan ticareti de tam da bu koyda başlıyor. Eti için avlanan yunuslar, etlerine saplanan kancalar ve nefes aldıkları deliklere sokulan metal soparlarla dakikalarca ölüme terkediliyor ve kendi kanları içinde boğulmaları sağlanıyor. Anneleriyle yüzen yavru yunuslar, suda çaresizce çırpınırken, sağlıklı olan bireyler Türkiye dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki yunus parklarına satılıyor. Deniz parklarındaki ve tematik akvaryumlardaki tutsak yunuslar ve mors, beluga, fok ve deniz aslanı gibi diğer deniz memelileri ise, büyük bir stres ve esaret altında tüm ömürlerini geçirmek zorunda kalıyorlar. Neredeyse tamamı stresten ülser olduğu için ölü balıklar arasındaki ilaç takviyeleriyle canlı tutuluyor. Birçoğu da kısa süre sonra olumsuz şartlara, bireyler arasındaki kavgalara ve esarete dayanamadıkları için, özgürlüklerine yeniden kavuşamadan hayatını yitiriyor.

 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir