Elektromanyetik duyarlılığı olanların bilinmeyen dünyası

Bu tür alan yayan cihaz ve ortamlardan rahatsız olan, hatta hastalanan kimseler var.  Cep telefonundan, bunların baz istasyonundan, televizyondan, mikrodalga fırından, bilgisayardan, bazı lambalardan, giderek elektrikli araçlardan ve elektriğin kendinden etkileniyorlar.  Değişik çalışmalar bunların nüfus içindeki sayısını yüzde 4-5 dolayında belirliyor.  Acaba bizler de böylesine bir sorunun içinde miyiz?  Onlar gibi.  Farkında olmadan.  Gerçek bir bilmece.

Üstelik bu konuda yaygın bir kanı var.  Örneğin, 2010’da Avrupa ülkelerinde 27 bin kişiyi içine alan bir kamuoyu araştırmasında soru sorulanların yüzde 70’i baz istasyonlarının tehlikeli olduğunu belirtmiş.

Bu tür derdi olan kimseler baş ağrısından, yorgunluktan, gerginlikten, uyku zorluğundan, kas ağrısından, derilerindeki yanma duygusundan ve benzerlerinden yakınıyorlar.  Hatta bellek sorunlarından ve kalbin düzensiz atıyor olmasından söz edenler var.  Daha da ileri gidip depresyonu, unutkanlığı, öğrenme zorluğunu, iltihapları, kan basıncı oynamalarını, kol ve bacak ağrılarını, uyuşmaları, karıncalanmaları, kulak çınlamasını, işitme zorluğunu, baş dönmesini, görme sorunlarını ve denge kaybını gündeme getiriyorlar.  “Kansere neden oldu!” diyenler bile var.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) on yıl önce bu konuda yayımladığı bir duyuruda sıkıntı ve rahatsızlıkların mevcudiyetini kabul etti, ama bunların elektromanyetik dalgalarla ilişkisi üzerine görüş belirtemedi.

Son 20 yıl içinde gündeme gelmiş, tartışması gittikçe kızışan bir konu bu.  Bu tür sıkıntı içinde olduğuna inananlar bazen işyerlerini ya da internet bağlantısı olan komşularını mahkemeye bile veriyorlar.  Onları haklı bulan yargı kararları da görülüyor kimi zaman.

Elektromanyetik duyarlılığı olanlar bazı ülkelerde örgütlenmiş durumda.  Dernekleri var, toplantılar düzenliyorlar ve yönetim üzerinde baskı kurmaya çalışıyorlar.  Örneğin, bu çabanın sonucu olarak bir ülkede çocuk yuvalarında kablosuz alan bağlantısı (WiFi) yasaklanmış.

Amerika’da ise bir yerleşme alanı çıkmış ortaya.  Dünyanın en büyük radyo teleskopunun olduğu rasathanenin çevresindeki 34 bin  kilometrekarelik bölgede (Green Bank – West Virginia) elektromanyetik yasağı var.  Rasathanenin çalışmalarını rahatsız etmemek amacıyla.  Şimdilerde bu geniş alan sözünü ettiğimiz rahatsızlığı olanların yerleşim alanına dönüşmüş.  Aşağıdaki gibi.

Nicols Fox.

Bir Fransız televizyonunun (France 2) yaşamlarını yansıttığı üç kişiden biri (eskiden bilgisayar uzmanı imiş) karavanında yaşıyor;  arabasıyla durmadan dolaşıyor ve dağ başlarında, rahatsız olmayacağı yerleri arıyor.  Bir diğeri ise alışverişe gitmek için sokağa çıktığında kendini korumak için metal bir örtüye sarınıyor.  Sonuncu kişi ise uzaklardaki bir orman içinde, kendi kurduğu derme çatma bir barakada yaşamını sürdürüyor.  Mum ışığı altında.

Tıp dünyası çaresiz.  Konu net olarak çözümlenmiş değil.  Bazı doktorlar bu kişilerin yalnızca psikolojik sorunları olduğunu söylüyor.  Denemeler de yapılmış.  Bunlara göre, elektromanyetik alan olmayan bir yerde deneklere “Böyle bir alandasın!” dendiği zaman sıkıntıları başlamış.  Bilginler genelde adı geçen sıkıntıların uydurma ve hayali olmadığını, gerçek olduğunu kabul ediyor.  Ancak bunlarla elektromanyetik alanlar arasında şimdilik, kesin bir ilişki kuramıyorlar.

Atila Alpöge, Ekogazete, 9.5.2015 /  Kaynaklar: Joseph Stromberg, Slate, 12.4.2013 – Dr. James Rubin, Prof. Simon Wessely, The Guardian, 15.2.2015.  [Bu yazıya bloğunuzda ya da sitenizde yer vermek istiyorsanız, yandaki bilgileri de (yazarı ve kaynakları) oldukları gibi taşımayı lütfen unutmayın.]

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir