Eskişehir’de İletki Kediyi İşkenceyle Öldüren M.C.A Üç Yıl Hapis Aldı

Eskişehir’de İletki kediyi işkenceyle öldüren M.C.A üç yıl hapis aldı. Eskişehir 4.Asliye Ceza Mahkesmesi’nin kararı hayvan hakları savunucuları tarafından emsal karar olarak etki yarattı.

Olay, 9 Şubat 2014 tarihinde Eskişehir’de yaşandı. Sahiplendiği kediyi yaralayan üniversite öğrencisi M.C.A., hayvanın can çekişme görüntülerini sosyal paylaşım sitesinde yayınladı. Olayın ardından M.C.A., yarıyıl tatili için gittiği memleketi Bartın’da gözaltına alındı. İfadesi alınan M.C.A. serbest bırakılırken, hakkında konuyla ilgili dava açıldı.

Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasına tutuksuz sanık M.C.A., anne ve babası, hayvanseverler ve avukatlar katıldı. Duruşmada konuşan M.C.A. suçunu kabul ettiğini söyleyerek, “Pişmanım ama sürekli hayvan öldüren bir insan değilim. Evimde de hala kedi ve köpek besliyorum. Kötü bir insan olsam hala hayvan beslemem. Psikolojim bozuk değildir. Vereceğiniz cezanın ertelenmesini talep ediyorum” diye konuştu. Duruşmaya katılan avukatlar ve hayvanseverler ise M.C.A.’nın cezalandırılmasını talep etti.

KARAR

Kararı açıklayan Hakim Orhan Küçükfidancı, sanık M.C.A.’nın ‘haklı bir neden olmaksızın sahipli bir hayvanı öldürme’ suçunu işlediğinin sabit görüldüğünden 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verdi. Küçükfidancı kararın açıklanmasının ardından, “En üst hadden vicdanıma dayanarak ceza verdim” dedi.

Aksoy sahiplendiği kediyi evinde bıçakladıktan sonra kafasını dolu su damacanasıyla ezerek öldürmüştü.


Hayvan Hakları Platfomu’nun Facebook Sayfasında Yaptığı Açıklama Şöyle:

“BUGÜN ESKİŞEHİR 4. ASLİYE CEZA MAHKEMESİNDE GERÇEKLEŞTİRİLEN İLETKİ KEDİ DAVASINDA ÜLKEMİZDE HAYVAN HAKLARI AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ VE ANLAMLI BİR KARARA İMZA ATILDI. ÜLKEMİZDEKİ HUKUK SİSTEMİMİZİN, İSTENİLDİĞİNDE KENDİNİ İFADE VE KORUMA GÜCÜNDEN YOKSUN TÜM VARLIKLAR İÇİN GERÇEK ANLAMDA KORUMA SAĞLAYABİLECEĞİNİ, HAYVANLARIN CANLARINA VE VARLIKLARINA YAPILAN İHLALLERE KARŞI KANUN MARİFETİYLE İMKAN VE TEŞVİK TANINMAYACAĞINI GÖSTERECEK EMSAL NİTELİKTEKİ BU KARARA İMZA ATAN SAYIN HAKİME,BÜTÜN BU SÜREÇTE HAK SAVUNUCUSU KİMLİKLERİNDEN ÖDÜN VERMEYEN MÜVEKKİLLERİMİZE VE DESTEKLERİNİ ESİRGEMEYEN TÜM MESLEKTAŞ VE YAŞAM HAKKI SAVUNUCULARINA TEŞEKKÜR EDERİZ.

HAYVANLARA ADALET PLATFORMU OLARAK DAVA İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI METNİMİZİ BİLGİLERİNİZE SUNARIZ.

BASINA VE KAMUOYUNA

Bugün İLETKİ KEDİ DAVASIN’DA nihai karar Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından açıklanmıştır.

Hepinizin yakından takip ettiğini bildiğimiz bu süreçte, sanık mahkemeye verdiği ifadesinde suçu açıkça kabul ve ikrar etmiştir. M. Can Aksoy’un dava sürecindeki ceza almaktan kurtulmaya yönelik savunmaları, gerçekte pişmanlık içeren yaklaşımlar değil, sadece olası cezai yükümlülükleri hafifletme amaçlı, asla samimi olmayan beyanlardır. Nitekim dava dosyasına sunduğumuz, sanığın olay tarihlerinde kullandığı sosyal hesaplarına ait olduğu görülen ve farklı zamanlara ait yazışma içerikleri de, sanığın bu olayda tekil bir hata işlemediği ve çok net bir şekilde savunmasız bir canlıya işkence ile zarar vermekten hoşnut kaldığının açık delilidir. Mahkeme nezdinde kabul gören bu pişmanlık beyanları, vicdanlarda asla karşılık bulmayacaktır. Savunmasız bir cana yönelen bu tür bir vahşeti haklı gösterecek hukuki ve vicdani bir sebep bulunmadığı iyi bilinmelidir.

Başından itibaren dile getirdiğimiz üzere; bu dava asla basit bir mala zarar verme davası değildir. Bir hayvana yasal olarak malik olmanın insanoğluna dilediğini yapma hakkını vermediğinin yasalar ve vicdanlar nezdinde tartışmaya açıldığı, içerdiği vahşetin büyüklüğüyle yasa düzenlemelerine hız veren çok önemli bir davadır. Doğayı paylaştığımız, insanlıktan önce bu dünyada var olan hayvanların, ancak “mal” olarak görüldüğü zaman değer taşıdığı bir hukuk sisteminin ise gelişemeyeceğinin, savunmasız hayvanlara acımasızca şiddet gösterenlerin hukuk kanalıyla ciddi şekilde cezalandırılmadığı bir adalet sistemin bireyler içinde güvence sağlayamayacağının herkes tarafından çok iyi bilinmesi gerekmektedir. Yaşanan bu acı örnekteki gibi bir eylemin ceza kanunları kapsamında karşılıksız kalması da asla kabul edilemez. Hayvanlara karşı yapılan bu eylemin para cezası ile geçiştirilebilecek veya ertelemeye konu edilebilecek bir eylem olmadığı açıktır. Bizler bu dava sürecinde hukuk sistematiğimizin “Hayvan hakları açısından kabul edilemez bu yaklaşımının değişmesi gerektiğini, uygar toplum yasalarında bu türde bir yorum ve uygulama olmadığını ısrarla dile getirdik.

İki gerçeğin çok iyi anlaşılması gerekmektedir.

• Savunmasız bir hayvanın bu şekilde vahşice katledilmesi, yasalar kapsamında en ağır şekilde yaptırımları gerektiren bir suçtur. Hayvanlara karşı işlenen bu eylemlerin bir sonraki aşamada (kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere) insanlara karşı yöneleceği tartışmasız (kriminal verilerle ispat edilmiş) bir gerçektir. Son günlerde canımızı yakan ve toplumsal olarak tepki gösterdiğimiz kadına karşı şiddetin ilk halkasının buradan başladığı asla unutulmamalıdır.

• İkinci olarak bu davada tarafımızca asıl olarak savunulan olgu; HAK KAVRAMININ MALİKİN YA DA BİR KISIM HAYVAN SEVERİN DEĞİL, DOĞRUDAN KATLEDİLEN HAYVANIN HAKKI OLDUĞU GERÇEĞİDİR.

“HAYVANLAR ASLA EŞYA DEĞİLDİR TIPKI BİZLER GİBİ DOĞUŞTAN YAŞAM HAKKINA SAHİP VARLIKLARDIR.”

BURADA VERİLECEK KARAR, ÜLKEMİZDEKİ HUKUK SİSTEMİMİZİN, KENDİNİ İFADE VE KORUMA GÜCÜNDEN YOKSUN TÜM VARLIKLAR İÇİN GERÇEK ANLAMDA KORUMA SAĞLAYABİLECEĞİNİ, HAYVANLARIN CANLARINA VE VARLIKLARINA YAPILAN İHLALLERE KARŞI KANUN MARİFETİYLE İMKAN VE TEŞVİK TANINMAYACAĞINI GÖSTERECEK EMSAL BİR KARAR OLMASI İTİBARIYLA BİZLER AÇISINDAN ÖNEM ARZ ETMEKTEYDİ.

BURADA MAHKEMENİN CEZAYI TAYİN EDERKEN GÖSTERECEĞİ HASSASİYETİN, İNSANIN MÜLKİYET HAKKINI ÖNCELİK EDİNEN BİR KORUMA DÜZENİ İÇEREN KANUN SİSTEMATİĞİNE RAĞMEN, YAŞAM HAKKININ İLK SIRAYA KOYULDUĞUNU, TÜM HAYVANLARIN SADECE EKONOMİK BİR DEĞER OLMASI SEBEBİYLE DEĞİL, SALT OLARAK CANLI OLMALARI NEDENİYLE HUKUK DÜZENİNCE KORUMA ALTINA ALINDIĞINI GÖSTERECEĞİ İÇİN ANLAMLI VE ÖNEMLİYDİ.

Bizler gelinen noktada, hayvan hakları konusunda adli sistemimize hakim olan, çok dar ve tamamen insanı gözeten bakış açısından uzaklaşmanın, daha duyarlı, vicdanlı, hak koruyucu ve cesur yaklaşımlar sergilemenin mümkün olduğuna inanmak istemiştik. Bu karar ile kanun koyucunun yargıya verdiği takdir yetkisinin bu defa fail lehine işletilmediğini görmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu davada verilen nihai hüküm elbette yitirilen canı geri getirmeyecek ve vicdanları tam anlamıyla tatmin etmeyecektir. Ama en azından, ülkemizde sanıklar hakkında uygulanan takdiri indirim yetkisinin kullanımı açısından, FAİLE DEĞİL MAĞDURA DUYARLILIK GÖSTEREN örnek bir karar olması anlamıyla çok önemlidir. Sayın hakimin göstermiş olduğu duyarlılık, hayvanlara karşı işlenen özellikle yaşam hakkını yok eden suçlarda diğer mahkemelerimize yol açan bir karar olmuştur. Unutulmamalıdır ki sanık Can Aksoy, (mevcut yasalar dahilinde aldığı ceza ne olursa olsun) zaten vicdan ve merhamet sahibi bireylerin yüreğinde çoktan mahkum olmuştur ve asla affedilmeyecektir.

Bu dava sürecinde en başından itibaren sergiledikleri kararlı duruşlarıyla İLETKİ’nin ve diğer canlıların hakkını savunmaktan vazgeçmeyen müvekkillerimize, desteklerini esirgemeyen değerli meslektaşlarımıza ve ilk günden itibaren yanımızda olan hayvan korumacı dostlarımıza sevgi ve şükranlarımızı sunar, yargı sistemimizin mağduru failden öncelikli olarak değerlendirdiği ve yaşam zincirinin savunmasız halkalarının öncelikli olarak korunduğu, adaletli bir hukuk düzeni için çalışmalarımızın kararlılıkla süreceğinin bilinmesini isteriz. 06.05.2015.

Av. Mustafa ÇAKI
HAYVANLARA ADALET PLATFORMU (HAD)”

 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. Geri İzleme: Zülal Kalkandelen, “Hayvan Hakları ve Veganizm Açısından 2015” Yılını Yazdı | Dağ Medya

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir