Yeni Wabi Sabi

Selime Göç

Hızlanan teknoloji ile birlikte gündelik hayatımıza olan etkileri de biçim değiştirdi. Ne kadar hız o kadar kaza riskimiz var. Tek bir dokunuşla bir veriyi paylaşabiliyoruz , ancak bu veriyi bir kazaya da kurban edebiliyoruz. İnsanoğlu olarak, hızdan ve özellikle hızın sebebiyet vereceği kazalardan hep korktuk. İlk kazamız belki de Cennet’ten kovulmamız olmuştu. Alet yapımıyla birlikte bu riskleri de göze aldık.

Bugün bu hızlı iletişim teknolojileri herhangi bir insanın payı olmaksızın da kullanıcılarını kazalarla yüzleştiriyor. Bir anda kapanan dosya ile birlikte yazdığımız her şeyin silinmesi geri dönülmez bir kaza olabiliyor. Bunun gibi pek çok kaza ve kaza riski her gün bizimle. Risklerin tadını çıkarmaya çalışan, özellikle risk alan insanlar da hep vardı. Yeni iletişim teknolojileriyle birlikte de sadece tat alan değil, özellikle kaza yapan, riskleri çoğaltan ve bunlarla kendini ifade eden sanatçılar var. Bugün herkesin evinde TV var, bilgisayarı bir kenara koyalım şimdilik, ve bu TV bir teknoloji olarak bizi pek çok kez ‘hayal kırıklığına’ uğratmış, mükemmel görüntüyü, rengi hafif bir rüzgarla bile bir anda bozmuştur. Bu ufak TV kablosu kazası pek çoğunun hoşuna gitmez ve kanalı değiştirmesine sebep olurken, bugün bir altkültür olarak ortaya çıkan sanat akımı bazı insanların bu kazalardan ve risklerinden haz aldığını, hatta bunları birer sanat eserine dönüştürdüğünü göstermiştir.

TV kablosu ve rüzgarın bize yaşattığı bu kazada insan payı olmadığını göz önüne aldığımızda bu kazalar Glitch (Pure Glitch), ancak insan payının olduğu, bir kişinin bizzat herhangi bir araçla bilinçli kaza oluşturması Glitch Sanatı (Glitch-alike) olarak ortaya çıkmıştır. Glitch analog ve dijital olarak gerçekleşebilir, Glitch Sanatı da aynı şekilde. Ancak iletişim teknolojilerinin bilgisayar tabanlı olması ve kullanıcıların daha çok dijitale odaklanması sebebiyle dijital ortamlarda gerçekleştirildi ği söylenebilir. Dijital uygulamalar, araçlar, programlar ve veriler birlikteliğiyle kazalardan kazalara atlayan, bunları defalarca tekrarlayabilen, dilerse yaptığı işlemi tersine çevirebilen sanatçılar da bu akımın büyümesine, yayılmasına ve çeşitlenmesine sebep olmaktadır. Çeşitleri o kadar üremiştir ki yeni oluşumlara yeni endüstriyel üretimlere altyapı oluşturmuştur. Sosyal paylaşım sitelerinde ve galerilerde bu işlere çok çeşitli örnekler bulunabilirken, bazıları için Glitch Sanatı çok tartışmalı kalmaya devam ediyor.

2

Japon kültürünün Wabi Sabi’si ise kısaca Kusursuzluk Sanatı’dır. Kusurlarda güzellik, estetik ve mükemmeliyet bulunması gerektiğini güden bu sanat tam olarak Glitch Sanatı’na denk gelmediği için Yeni Wabi Sabi’yi Glitch Sanatı’nın bir diğer adı olarak düşünebilir. İçinde yaşadığımız toplumu akışkan ve geçişli olarak adlandıran Bauman’a gözünden Glitch Sanatı’nı ele almak da farklı bir açı olacaktır. İçinde yaşadığımız çağ her şeyiyle akışkan ve geçişli, aynı zamanda da inanılmaz hızlı. Tüm bu akışkanlık, geçişler ve bükülmeler kendine has bir hızla gerçekleşirken, teknoloji odaklı düşünürler gayet pozitif, kimileriyse negatif kalabiliyor. Bu negatif bakış açısına sahip kişiler de, negatifi dönüştürmek için kendini ortaya koyma çabasında. Bilindiği üzere teknoloji geliştikçe kişilerin kendine haslığı (Benjamin’in sanat eserinin aurası bir yana) kalmadığı, kitle üretimiyle herkesin birbirine benzediği düşünceleri hakim. Glitch Sanatı şu anda şu saniye akmaya, hızlanmaya, bükülmeye, şekil değiştirmeye devam ettiği için onu sığdırmaya çalıştığımız kalıpları da yıkarak ve taşarak, bu işle uğraşan sanatçılara tüm toplumsal eleştirilere rağmen yeniden ‘kendi olabilme’ hakkını sunuyor. Üstelik süregelen bir şekilde. Glitch Sanatı sanat mıdır, toplumsal olarak nerededir, nereye varacaktır diye tartışmalar sürerken, anaakım medyada kendi yerini almış, Glitch temaları video klipler, reklamlar çok daha geniş kitlelere ulaştırılmıştır.

3

Zamanla altkültür özelliğini de kaybedeceğini düşündüğüm bu akım diğer sanat akımlarından oldukça farklı. Daha önce belirttiğim gibi türlü uygulamalar, programlar, dijital araçlarla bu akıma katkı sağlanabileceği gibi, işin ehli olanların teknik bilgisine sahip olmak da gerekiyor. Yazılımsal veya donanımsal hatalar aracılığıyla ortaya konan eserler diğerlerinden farkını ortaya koyuyor. Veri akışını kırabilen, kodlarla bu akışı bozabilen, bilgi akışını sekteye uğratan, piksellere bölen, estetik olarak da sürreal sanat eserleri sürreal maskeleriyle izleyicisiyle buluşmaya devam ediyor. Bu yüzden Sürrealizm temelli de gösterilen bu akım, diğer yandan da Dadaizm’in hazır nesnesine göz kırpıyor. Elbette genellikle dijital ortamlarda yaşamına devam eden bu akımın hazır nesnesi de genelde dijital. Bu yüzden defalarca kopyalanabilir, sanat eserinin orijinali hasarsız dururken, milyonlarca kopyası milyonlarca kez glitchlenebilir. Dijital anlamda teknik bilgisi eşit olan her iki sanatçının ortaya koyduğu eser, teknik bilgisi aynı olan iki ressamın da ortaya koyduğu eserin farklı olması gibi farklı olacak, ancak en büyük fark, sanatçı bu eseri bir platformda paylaştığında bir diğer sanatçı onu yeniden bozabilecektir. Diğer yandan dijital bir sanat eseri analog olarak da bozulabilir ve yeniden dijitale de aktarılabilir. Bu döngü sonsuza kadar böyle sürebilirken, bir ressamın ‘undo’ yapamadığı sanat eserini, dijital ortamda Glitch sanatçısı yapabilecektir.

4

Suyun bardağın şeklini almasını beklediğimiz gibi Glitch’in ona biçilen her tanıma uymayacağını, sürekli bir değişim içinde de olduğunu unutmamak gerekiyor. Databending, datamosh, glitch, glitch art, glitsche gibi farklı adları olsa da bu akıma, ani ve genelde geçici bir kaza anının yansıması olarak bakılıyor. Ancak belirttiğim gibi Glitch ve Glitch Sanatı’nı ayıran en önemli fark aslında bilerek kaza yapmak ve beklenmedik anda bir kazayla karşılaşmak. Bu yüzden Rosa Menkman’ın dediği gibi bir Glitch gerçekleştiği andan itibaren Glitch değildir.

Kartopu gibi büyüyen etkisiyle Glitch Sanatı ülkemizde kendini göstermeye yeni başladı. Teorik olarak çalışmalar ne kadar eksikse, pratik anlamda o kadar çok. Sosyal medya platformlarını iyi kullanmayı bilenlerin çeşitli çalışmalara çok rahat ulaşabileceğini belirtmekte fayda var. Ancak eklediğim görseller benim bu akıma sağladığım katkıdan ibaret. Teorik anlamda da üzerinde çalışılmaya değer bulduğum bu konunun kısa sürede ülkemizde kendini en ön sıraya oturtacağını düşünüyorum.

 

 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Anadolu Üniversitesi’nde Almanca Öğretmenliği lisans eğitiminin ardından bir sene Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nde özel öğrencilik daha sonra, Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Tasarımı ve Yönetimi Ana Bilim Dalı’nda yüksek lisans öğrenimine başlamıştır. Sosyal Medya ve sanata olan ilgisinin perçinlediği bu eğitimle birlikte bu alanda uzmanlaşma kararı almıştır. Glitch sanatıyla ilgili teoriye ve pratiğe dönük çalışmalarla uğraşmaktadır.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir