Biyogaz Konferansı| Türkiye’nin elektrik ihtiyacının en az yüzde 12’si biyogazdan elde edilebilir

Ankara

Türkiye’de biyogaz farkındalığını arttırmak için Uluslararası İklim Girişimi’nin bir parçası olarak hayata geçen Türk-Alman Biyogaz Projesi, biyogaz proje kapanış etkinlikleri dün gerçekleştirildi. İki gün süren etkinliğin ilk gününde Biyogaz eğitmeni IBBK’dan Michael Köttne Temel Biyogaz eğitimi  verdi.

Proje kapsamında yapılan araştırmaya göre ise Türkiye’nin elektrik ihtiyacının azami yüzde 12’si biyogazdan elde edilebilir. Ürettiği enerjinin üç mislini tüketen Türkiye’nin enerji açısından dış bağımlılığının azaltılması, Kyoto protokolü kapsamında iklim değişikliği ve çevre koruma sorumluluklarını yerine getirmesi, organik gübre kullanımı ile sürdürülebilir tarım uygulamaları açısından biyogaz teknolojilerinin önemli bir fırsat olduğuna dikkat çekildi.

Eğitim kapsamında katılımcılara ilk gün; “çürütücü prensipleri, şekilleri ve performası, Islak ve kuru fermantasyon,  Sistemlerde güvenilir substrat besleme, Ön depolama ve ön arıtma teknolojisi, Biyogaz tesisi bileşenleri  ve kalite sorunları, Digestate kullanımı, Biyogaz sistemleri ve bütüncül bir yaklaşımla çevresel etkileri, Potansiyeller, tesis işletme ve bakım, Ekonomik kriterler” anlatıldı.

Edopec Genel Müdürü Erol Dağ: Yürütülen  Biyogaz Çalışmalarını İlerisi İçin Umut Verici Buluyorum

Katılımcılardan Edopec Genel Müdürü, Yük. Kimya Mühendisi Erol Dağ, ‘Bu etkinliğe katıldım çünkü Türkiye’de bu alanda ne tür çalışmalar yapıldığını görmek istiyoruz. 1990’lı yıllardan beridir hem şahsen hemde kurumsal olarak bu alanda çalışmalar yürütmeye çalıştık ancak Türkiye’de ki mevzuatlara takılıyordu hep. Ancak 5 yıldır sürdürülen ve bu proje kapsamında hayata geçiriliyor olan projeleri çok ümit edici buluyorum. Bu ilerde bu alanda çalışma yapmamızın da yolunu açacak.” açıklamasında bulundu.

Almanya’da 7 bin biyogaz tesisi faaliyette

Yenilenebilir enerji kaynağı olarak biyogaz özellikle son on yılda birçok ülkede ciddi derecede önem kazandı. Almanya’da toplam elektrik gücü 2,8 Gigawatt’ı bulan yaklaşık olarak 7 bin tesis faaliyet gösteriyor. Bu tesislerin ürettiği elektrik enerjisi ortalama boyuttaki  ikibuçuk nükleer santralin üretim kapasitesine denk. Bir başka deyişle, bütün özel konutların yüzde 13’ünün elektrik ihtiyacı bu şekilde biyogaz vasıtasıyla karşılanıyor.

Eğitimin ikinci gününde ise Biyogaz tesislerinde güvenlik eğitimi Alman Biyogaz Derneği, Güvenlik Çalışma Grubu Başkanı Josef Ziegler anlatıldı.  İkinci gün eğitim kapsamında, “Biyogaz tesis kazaları / Biyogazın tehlikelerinin değerlendirilmesi, Biyogaz tesislerindeki tehlikeler, Almanya yasal çerçeve ve güvenlik düzenlemeleri, Risk değerlendirmesi / Patlama güvenliği / Güvenli çalışma,  Üreticiler ve tesis işleticilerinin sorumlulukları, Biyogaz tesis bileşenleri için güvenlik informasyonu, Emniyet talimatı örnekleri, Alınan dersler, Standardizasyon önlemler, Alman Biyogaz Derneği faaliyetler, Kazaları engellemek için iyi uygulama deneyimleri” anlatıldı.

 

2015-02-18 12-19-22 Ekran görüntüsü

Türkiye’nin elektrik ihtiyacının en az yüzde 12’si biyogazdan elde edilebilir

Türkiye’de de biyogaz üretimine dönük büyük ve şimdilik geniş ölçüde kullanılmayan bir potansiyel bulunuyor. Alman Biyokütle Araştırmaları Merkezi (DBFZ) tarafından Türkiyeli uzmanlar ile işbirliği içerisinde hazırlanan, Türk-Alman Biyogaz Projesi kapsamında yer alan bir araştırmaya göre, Türkiye’nin elektrik ihtiyacının azami yüzde 12’si biyogazdan elde edilebilir. Teknik biyogaz potansiyeli içerisinde yaklaşık olarak yüzde 40’lık bir orana sahip olan sığır gübresi (katı ve sıvı faz karışık) ve tavuk gübresi en önemli substratları teşkil ediyor. Çevre için taşıdıkları yüksek önemden dolayı bu substratlar Türk-Alman biyogaz projesinin ağırlık merkezini oluşturuyor.

Türkiye’de Biyogaz Tesisleri

11 Gıda Endüstrisi, 8 Belediye Atıkları ve 2 Tarım Odaklı Biyogaz 

IMAG1739

Harita verilerine göre Türkiye’de şu anda en fazla gıda endüstrisinde olmak üzere 11 biyogaz tesisi var, onu 8 biyogaz tesisi ile Belediye atıkları takip ediyor, 2 aktif tesis de tarım sektöründe mevcut. Tarımda planlanan bir, belediye atıklarından planlanan iki,gıda endüstrisinden de planlanan iki proje mevcut.

Harita üzerinde yer alan bilgiler Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) veritabanı bilgileri ve projemizin kendi çalışmaları sonucu derlendi. Kullanıcılar gösterilen bilgilerin tam olmayabileceğinin farkında olmalıdır.

Haritayı dinamik şekilde incelemek için tıklayınız 

2015-02-18 10-18-39 Ekran görüntüsü

Biyogaz nedir?
Biyogaz, biyokütlenin işlenmesi sonucunda elde edilen yanıcı bir gazdır. Biyogaz, yanıcı diğer gazlardan (örneğin doğalgaz) farklı olarak sadece hayvansal veya bitkisel, yani organik hammaddelerden elde edilmektedir: Biyolojik atıklar, gıda sanayii kaynaklı organik atıklar, mısır veya şeker pancarı gibi enerji bitkileri ile hayvan besiciliğinde oluşan hayvansal dışkılar biyogaz tesislerinde substrat olarak kullanılabilir.
Biyokütlenin biyogaz tesisinde işlenmesinin başlıca süreçleri, kullanılan substratların bileşiminden bağımsız olarak şu şekilde tarif edilebilir:
Bakteriler ve başka mikro organizmalar kullanılarak biyogaz tesislerinde biyokütle ayrıştırılır. Bu çok aşamalı fermantasyon sürecinin nihai ürünleri olarak, hava (oksijen) ve ışıktan arındırılmış olan nemli ortamda özellikle metan (yüzde 45-70) ve karbon dioksit (yüzde 25-55) oluşur.
Biyogazın enerji olarak kullanılabilirliği öncelikle biyogaz içerisindeki metan oranına bağlıdır. Üretilen biyogaz genelde kombine ısı ve enerji santrallerinde (kojenerasyon), doğrudan lokal çapta kullanılabilen veya elektrik şebekesine verilebilen elektrik enerjisine dönüştürülmektedir. Yanma aşamasında ayrıca oluşan ısının da tesis yakınındaki binalar veya seraların ısıtılmasında, saman kurutulmasında, süt soğutulmasında veya ahırların iklimlendirilmesinde kullanımı mümkündür. İşletme ekonomisi açısından başarılı olabilmek için elde edilen her iki ürünün de (elektrik ve ısı) kapsamlı bir şekilde kullanılması büyük önem arz etmektedir.
Bir başka ürün ise, yüksek kaliteli tarımsal gübre olarak işletmeci tarafından kullanılabilen ve satılabilen fermantasyon artıklarıdır. Ham haldeki sıvı veya katı çiftlik gübresine kıyasla fermantasyon artıklarının sahip olduğu avantaj, besin maddelerinin bitkiler tarafından daha rahat emilebilmesidir. Ayrıca biyogaz üretim süreci sonucunda elde edilen sıvı gübre, kimyasal bakımdan daha az agresif ve genelde kokusuzdur. Hastalık oluşturucu bakteriler de biyogaz üretimi süreci içerisinde büyük ölçüde yok edilmektedir.
Fotoğraf: Dağ Medya

 

 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir