Kyoto Protokolü’nün 10. Yıldönümü|Öncelik sera etkisi yapan gazların salımının azaltılması

Yoğun kar yağışının ardından Ankara’da bir yürüyüş yolu, Ocak 2015. Fotoğraf: Tuba Coşkun/UNIC Ankara

İklim değişikliği ile mücadele kapsamında, ülkelerin sera etkisi yapan gazların salımını azaltmasını öngören Kyoto Protokolünün 10. yıldönümü kapsamında yapılan çalışmalar sonucu elde edilen veriler, belirlenen hedeflerden daha fazla oranda başarı elde edildiğini gösteriyor.

 

SERA GAZI ETKİSİ YAPAN GAZLAR YÜZDE 5’İ AŞTI, YÜZDE 20 SEVİYESİNDE

BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) tarafından yapılan açıklamada, Kyoto Protokolüne taraf ülkelerin sera gazı etkisi yapan gazların salımında belirlenen yüzde 5 oranını aşarak yüzde 20 seviyesinde azaltmaya gittiklerinin görüldüğü belirtildi.

 

2015 İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ZİRVESİ

Paris’te Aralık ayında yapılacak İklim Değişikliği zirvesinde bir anlaşmaya varılması umutlarının arttığı bir dönemde ve Kyoto Protokolünün 10. Yıldönümünde edilinen bu başarı, uluslararası işbirliği sayesinde elde edilebilecek ilerlemenin de bir göstergesi olarak görülüyor.

 

9 MİLYARA YAKLAŞAN DÜNYA NÜFUSU İÇİN KYOTO PROTOKOLÜ ÖNEMLİ BİR ADIM

UNFCCC Başkanı Christiana Figueres konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, Kyoto Protokolünün alanındaki ilk anlaşma olmanın yanı sıra iklim değişikliği ile mücadelede öncü kavramların ve uygulamaların da hayata geçmesini sağladığını söyledi. Hızla 9 milyara yaklaşan dünya nüfusu için sürdürülebilir bir gelecek inşa etme yönünde atılan ilk adımı oluşturan “Kyoto Protokolü olmasaydı, bugün vurgulanan başarılarından söz etmek mümkün olmazdı” diyen Figueres, Aralık ayında Paris’te düzenlenecek İklim Değişikliği Zirvesinde insanlığın geleceğini güçlendirecek bir anlaşmaya varılması için çağrıda bulundu.

Kyoto Protokolü UNFCCC kapsamında 11 Aralık 1997 yılında Japonya’nın Kyoto şehrinde kabul edildi ve 16 Şubat 2005 tarihinde de yürürlüğe girdi. Protokolün ilk uygulama dönemi olarak belirlenen 2008-2012 yılları arasında 37 sanayileşmiş ülke ve Avrupa Birliği iklim değişikliği ile mücadelede öncü bir rol alma taahhüdünde bulundular ve bu bağlamda sera etkisi yapan gazların salım oranlarını 1990 rakamlarına göre yüzde 5 düşüreceklerini açıkladılar.

UNFCCC sekreteryası söz konusu dönemde protokol kapsamında elde edilen ilerlemenin nihai sonuçlarını bu yıl sonu ya da 2016 yılı başı itibarıyla açıklamayı öngörüyor. Figueres, Paris’teki iklim değişikliği zirvesinde sorunun bir kalemde çözülemeyebileceğini, ancak zirvede dünya üzerinde sera etkisi yapan gazların salımının doğal seviyelere çekilmesini sağlayacak şekilde uluslararası topluluğu harekete geçirecek bir hedefin belirlenmesinin şart olduğunu söyledi.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir