Masa Yağmuru

Fotoğraf:Erol Dağ / Mersin

Mehmet Demir

Yere düşmüştüm. Canım yanıyordu aslında ama sessiz sedasız beklemeyi tercih etmek zorundaydım ki baya zorlanıyordum. Üç adet aynı uzunlukta keskin metale sahip,insanların kendi aralarında ‘çatal’ diye adlandırdığı işkence aletinin pençesinden kurtulmaya çalışırken tabağın sağ kenarından masaya,oradan da masanın dibindeki sandalyenin ayağına düştüm. Bu boyda biri için hayatta kalmak tam anlamıyla bir mucize.

Eğer o gri renkli çataldan kurtulamasaydım zaten acı çığlıkları içerisinde bir insanın midesine doğru yol alıyor olacaktım. Sakat kalmayı yeğlerim. Yağmurlu bir hava hakimdi o esnada. Çatal ile beraber yere eğilecek ve beni düşmüş olduğum yerden alacak diye bekledim. Olmadı…

Yaklaşık on dakika sonra sandalyeler hareket etmeye başladı ve masanın altından gördüğüm kadarıyla insanlar ayağa kalkıp, konuşur vaziyette yavaşça uzaklaştı. Kaderimle baş başa, yapayalnız ve terkedilmiş hissettim kendimi. Üstüme düşen yağmur damlaları teselli oluyordu bana tıpkı ana kucağında sallanırken olduğu gibi, saçlarımın arasından kayıp yüzümü okşuyordu.

Bir ses, neşeli bir adam sesi. Huzur esti sanki denizden taraf, ağrılarımın bir an dindiğini hissettim. Yağmurun güzel oluşundan, beraberinde kendini arka cepheden gösteren güneşten, bununla beraber oluşabilecek gökkuşağından bahsediyor ve merakla etrafına bakıyordu. Beni fark etmesi uzun sürmedi ve aniden ellerinin bana uzandığını gördüm. Evet, artık avuçlarının içinde duruyordum. İncitmeden tutuyordu elleri, hazine bulmuş misali bakan gözleri vardı kahramanımın.

Kendi masasında oturan arkadaşlarından uzaklaştık, bir masaya koydu beni ve yerine gidip oturdu. Yağmur damlalarından hoşlandığımı hissetmişti sanki…

Eline aldığı fotoğraf makinesinin objektifinden bana bakıyordu. İlk defa kendimi değerli hissetmiştim. Duygusallaştım, sadece onun bakış açısının nasıl diğerlerinden farklı olduğunu düşünmekten kendimi alıkoyamadım.

Etrafında olanı biteni umursamaz bir tavırla benimle ilgilenmeye devam etti bir süre daha. Fotoğraf makinesinin tepesinde bulunan düğmeye nefes almadan dokundukça biraz daha acımı unutturuyordu bana adeta. Tek yaptığı kendini dünyadan soyutlayıp benimle arkadaş olmaktı. Süper kahramanım ile bu kadar yakın olduğumu hissettiğimden olsa gerek, utancımı saklayamadım.

Yüzümün kızardığını hissetmeye başladım.

Alnımdan dökülen ter damlalarını yağmurunkilerle beraber uğurladım.

Rahatlamıştım, huzur dolmuştu tüm bedenim, neden geldiğimi anlamadığım bu şehri bana sevdiren bir kahramanım vardı artık. Önemli olduğumu hissettim sayesinde; geçmişimi unutturup, geleceğime başrol olan bir yürek aldım kaderime.

Teşekkür ettim tüm çekirdeklerimle. İyi ki varsın süper kahraman!

Tam ekran yakalama 8.2.2015 101034


Morfolojik özellikleri

10 veya 15 cm boya sahip olan domates bitkisinin hafif odunsu bir gövdesi vardır. 10–25 cm uzunluğunda olan yapraklarının üzerinde 5-9 yaprakçık bulunur. Yaprakları tüylüdür. 1–2 cm uzunluğunda ve genellikle sarı olan domates çiçekleri bir sap üzerinde 3-12 adettir. Genellikle kırmızı, yenilebilen meyvesi yabani bitkilerde 1–2 cm çapında iken, kültür bitkilerinde daha büyüktür. Çoğu vitamin bu meyvede bulunur ve kanseri önleyici yapısı vardır. Bu vitamin ve önleyici mineraller domatesin kabuğunda bulunur.

Tarihçe

ABD’de 1893 yılında mahkeme sebzelerle birlikte saklanıp yenildiğinden onu sebze diye sınıflandırmıştır fakat gerçekte meyvedir. Domatesin ilginç bir tarihi vardır. Bolivya ve Peru‘da yabani sarı renkli bir domates türü bulunmuş ve sonra Meksika‘da yetiştirilip, Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfinden sonra Avrupa’ya gemilerle gönderilmiştir. İtalyanlar sarı renginden ötürü onu altın elma olarak adlandırdı, ama çok geçmeden kırmızı türleri ortaya çıktı. Domates ABD’de ilk defa Thomas Jefferson tarafından yetiştirildi. Ama pek çok insan zehirli olduğuna inanarak yemeyi reddetti, ta ki 1900’e kadar. Uzun zaman önce, pek çok Avrupalı için aşk elmasıydı, çünkü insanları romantik yaptığına inanılıyordu. Domates adı İspanyolca tomateden, gelmektedir, bu isim de Nahuatl dilinde tomatotl dan alınmıştır.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. Geri İzleme: DağMag Bu Pazar | Dağ Medya

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir