“Merheba” oyunu bu akşam Şermola Performans’ta yine sahne alıyor

17 Aralık’ta sahnelenmesi planlanan “Merheba”, oyunu ekonomik nedenlerle ertelenmişti. Bütçesiz olarak Destar Tiyatro adına sahnelenen oyun  8 Ocak Perşembe günü ilk kez seyirci karşısına çıkmıştı. Oyun Ocak ayı boyunca, 8-15-22-29‘unda saat 20:30’da Şermola Performas’ta sahnelendi.

5 – 12 – 19 – 26 şubat tarihlerinde Şermola performans’ta sahnelenmeye devam edecek.

 Oyunun perdeleri şöyle:

 MERHEBA

Genç kadın, özellikle “dil” üzerinden kimlik arayışına girdiğinde yeni bir hayatın kapılarını aralamaktadır ama bu arayış zordur, başı belaya girer, tutuklanır, taciz, işkence görür ama direnir. Tabii bir yere kadar direnir ve hayatını kaybeder.

Bir de genç adam vardır sahnede. Çok genç. Çok şık. Çok düzgün konuşan… Ama konuştuğu hiçbir şey kendisine ait değildir. Kelimeleri, jestleri, tümü ezberletilmiştir. Cilalı güvenin altında çok güvensizdir. Hayalet bir kadın tüm parlatılmış görkemini uçurur, görünen iktidarının altından sadece bir piyon çıkar..

Artık bir hayalet olan kadının hayatına mal olmuş kimlik arayışı, ana dili de sonuçta aynı tahakkümün bir parçası mıdır yoksa? Erkek egemen tahakkümün, üzerinden kurulan iktidarların? Kimlik siyasetleri önünde sonunda ötekileştirici birer tehlike midir? Dünyanın bütün kadınları ayrı dillerde, aynı duygularla mı ağlamaktadır “yetsin artık” diye?

5 kadın, 5 erkek daha vardır sahnede. Onlar yüklenmiş tüm kimliklerinden soyunmuş, tümden çıplaktır. Oyunun dekoru olarak. Bir koreografiyle bir çiçek gibi tomurcuktan açar, açtığı noktada dökülür…

Ve sesler, dünyanın her dililinden sesler, rüyalarında bile ana dilini unutmayacağını fısıldayan sesler. Ve “kadın sesleri” ayrı ayrı dillerden, aynı duygularla anlatan kadın sesleri, birinin gözyaşı diğerinin yanağından süzülen kadınların… Türkçe, Kürtçe, Galisyanca…

***

 II

Sahne uzamında yan yana duran bir Genç Kadın ve Genç Adam; “Dil”in kimliklendirdiği, ötekileştirdiği, “Dil” ile var olan ve yine “Dil” ile yok olan iki silüet.

Genç Kadın, rüyalarında duyduğu Anadilinin peşinde sınırları mahallesiyle belirlenmiş dünyasında, düşleriyle, korkularıyla, sevinçleri ve acılarıyla bezenmiş bir yolculuğun sonunda iktidarın piyonlarınca öldürülür. Erk’in katlettiği ne ilk ne de son kadın olarak, kendi hikâyesini dili döndüğünce, dilinden döküldüğünce, Anadilinin ayırdına varmak, o dil ile bir anlık da olsa var olabilmek için monoloğuna sarılır. Fakat anadilinin de Erk’in dili olduğunu, pusula iğnesinin hep aynı yönü göstermesi gibi aslında tüm dillerin de çokça “Baba” olduğunu acıyla fark edecektir. Bu monolog bazen bir çığlık, bazen bir yakarış, bazen de bir fısıltı olarak çoğalır, sızar, yayılır seyircinin rahat koltuklarının arasına.

Genç Adam, öğretilmiş, ezberletilmiş olanın gölgesinde, var olmaya çalışmakta, inandırıldığı kavramlarla ayakta durmaktadır. Fakat bu küçük, güvenli dünyasının hiç de öyle olmadığı, sırrı dökülmüş bir aynanın ötesini göstermesi gibi, yer yer Kadının replikleriyle, bazen de dilin kendisine ait ara yazılarla bölünen konuşması, ezberi bozuldukça bir an da olsa kendi olarak nefes alacak ama ‘Dil’ ile imtihanında var olmak ile olmamak arasındaki ince çizgide ayakta kalmaya çalışacaktır.

 

***

Secu Sende’nin “Rüyalarımda Bile Dilimi Kaybetmeyeceğim” kitabındaki “Pusula İğnesi” ve “Galisyanca Konuşmaya Başlamak İçin Pratik Bilgiler” hikayelerinden Fatma Onat tarafından oyunlaştırılan “Merheba”nın reji konseptine göre yeniden yazımında, Aslı Erdoğan’ın “Hayatın Sessizliğinde” kitabından ve Ferdinand de Saussure, Ludwig Wittgenstein, Theodor W. Adorno, Jacques Lacan, Juan-David Nasio, Jacques Derrida, Gilles Deleuze, Jean François Lyotard, Michel Foucault, Johan Huizinga, Margaret Mead, Xiaolan Lei, Alleen Pace Nilsen, Jean Bethke Elshtain, Richard Lance Keeble, Rosina Lippi-Green, Thierry Nazzi, Frantz Fanon, Muhyiddin Şekur, Hannah Arendt, Guy Michaud, Ivan Illich, Muhyiddin İbn Arabi, Jean Baudrillard, Claude Lévi-Strauss, Nathalie Sarreaute, Alain Robbe-Grillet, Roland Barthes, Samuel Beckett, Jacques Mehler, Josiane Bertoncini, Ronald David Laing, John Mack, Ece Ayhan, Ali Akay, Pınar Selek, Kürşat Bumin, Gündüz Vassaf, Fatmagül Berktay, Mehmet Atak, Nuri Pakdil, Sevim Burak, Heiner Müller, Beklan Algan, Şahika Tekand ve Janusz Wisniewski’nin bazı ürünlerinden yararlanılmıştır.

 

***

KÜNYE

Tasarlayan ve Yöneten: Mehmet Atak

Oyunlaştıran: Fatma Onat

Dili Kesilen Kadının Monologları: Aslı Erdoğan

Dramaturji: Sevin Okyay & Çetin Ok & Gülsüm Ekinci

Yardımcı Yönetmen: Kamer Yıldız Ok

Müzik: Ahmet Aslan & Şirin Pancaroğlu

Hareket Tasarım: Can Bora

Işık Tasarım: Mirza Metin

Dekor Tasarım: Marta Montevecchi

Kostüm Tasarım: Hilal Polat

Makyaj Tasarımı: Suzan Kardeş

Video Tasarım: Adar Bozbay

Efekt: Gökçe Selim

Fotoğraf Koreografisi: Can Bora

Fotoğraf: Nâzım Serhat Fırat

Grafik: Metin Çelik

Hareket Çalıştırıcısı: Can Bora & Gonca Gümüşayak

Türkçe Dil Koçu: Güler Kazmacı

Kürtçe Dil Koçu: Âlan Ciwan

Kürtçe Çeviri: Kawa Nemir

Galisyanca Çeviri: İrfan Güler & Pepa Baamonde

Aktüel Fotoğraf: Burçin Korkmaz & Bülent Yazıcıoğlu

Video Montaj: Koray Ayvaz

Makyaj Uygulama: Fitnat Budak

Yönetmen Asistanı: Mehmet Emrah Hamşioğlu

Sahne Arkası Oyuncuları: Sadin Yeşiltaş & Felat Erkozan & Yazı Köz/Arda Uğurlu & Çetin Ok

Oyuncular: Nagihan Gürkan& Rıdvan Erdem Kaynarca & Burcu Eken

Kürtçe Ses Oyuncusu: Berfin Zenderlioğlu

Galisyanca Ses Oyuncusu: Alicia Beatriz López Gallego

Fotoğraf Oyuncuları:

Burcu Eken & Çetin Ok & Erkan Aydın Duygun & Hadiye Gündüz & Jale Tozantı & Kerim Can Cingöz & Marta Montevecchi & Mehmet Atak & Mehmet Emrah Hamşioğlu & Mualla Parlak

Özel Görünüm: Fatmagül Berktay

Genel Koordinatör ve Basın Danışmanı: Nalân Özübek

 

***

RÜYALARIMDA BİLE DİLİMİ KAYBETMEYECEĞİM

 Yazan: Sechu Sende

Çeviren: İrfan Güler

Konsept: Mirza Metin

Destar Tiyatro Topluluğu 

OYUNLAR

 Çûkê Zimên

 Yöneten: Ayşenil Şamlıoğlu – Oyunlaştıran: Pelin Temur

Merheba

Yöneten: Mehmet Atak – Oyunlaştıran: Fatma Onat

Dengiz
Yöneten: Aslı Öngören – Oyunlaştıran: Ahmet Sami Özbudak

Ağzı Var Dili Yok
Yöneten: Orhan Alkaya – Oyunlaştıran: Derem Çıray

 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir