Ateizm Derneği Taksim’de bir tanışma toplantısı düzenledi

Ateizm Derneği Pazar günü Taksim’de bir tanışma toplantısı düzenledi. 50’yi aşkın kişinin katıldığı toplantıda derneğin kuruluşu, faaliyetleri, hedefleri ve katılım koşulları anlatıldı.

Ateizm Derneğinin son dönemde en çok dikkat çeken faaliyetlerinden biri ATV’de ateistler hakkında “Ben ateislerin Allah’ı inkar ettiğine inanmıyorum. Sıkışınca hepsi Allah’a sığınıyor. Gözleri sağa sola dönüyor.

Şeytan bile onlardan temizdir” minvalinde konuşan ilahiyatçı Profesör Nihat Hatipoğlu ilgili suç duyurusuydu. Nitekim savcı konuyu incelemeye değer bulmuş; dernek avukatı Mehmet Emin Üçbağlar’ın verdiği bilgiye göre birkaç gün önce Hatipoğlu’nu ifade vermeye çağırmış. 

Ateizm Derneği

Emel Alptekin'in Radikal'de yer alan haberine göre, derneğin gönüllüsü ve basın sözcüsü Onur Romano “Amacımız Hatipoğlu’nun demir parmaklıklar arkasına konması değil. Ama ateistler hakkında yalan yanlış, aşağılayıcı, hedef gösteren, ötekileştirici sözler sarf edenlerin konuşmadan önce bir değil iki kere düşünmesi” diyor. 


Dernek varlığıyla “Ateistler vardır. Ve artık yalnız değildir” mesajı vermek istiyor. Nitekim salonu dolduranlar arasında imam hatip lisesi öğretmeni, yazılımcı, Musevi ailede doğmuş, İranlı, İranlı, Suriyeli, eski dindar hatta hoca, kuaför, bileği Atatürk dövmeli, nüfus kağıdında din hanesi konusunda ilk mücadeleyi verenler ve sizin kendinizi rahatça ifade etmeniz için gerekirse göğsümü siper ederim diyen bir de inançlı hafız var. 

Mesela; 
-Onur Romano: 32 yaşında. Dernek gönüllüsü. Basın sözcüsü. 3 gün öncesine kadar Bilgi Üniversitesi’nde öğretim görevlisiyken ihtar alınca akademik kariyerini düşünerek istifa etmiş. 16 yaşında; Turan Dursun’un kitaplarıyla ateist olmuş.

– S: 35 yaşında. Koyu dindar bir aileden geliyor. Umreye gittikten sonra dinden çıkmış. Aslında eskiden beri evrime inanıyormuş. Sıkı bir belgesel takipçisi imiş ve arkadaşı K. İle sohbetlerinin ardından ateist olmuş. Eşinin de dinden çıktığını ancak sülalesinden çıkamayacağı için başını açamadığını söylüyor. 
-Refik: Erkek kuaförü. Önce deist; sonra agnostik ardından ateist olmuş. Derneğin 11 kurucusu arasında. 
– Seda: Emekli finansçı. Materyalist felsefeye inanıyor. Örgütlenmek için gelmiş. 
– Erol: 55 yaşında. Alevi kökenli. Ortaokulda Marksist felsefeyle; lisede ateizmle tanışmış. 2006 yılında oğluna nüfus cüzdanı çıkartırken din hanesi doldurulurken birden “Dini İslam değil” diye haykırma ihtiyacı hissetmiş. Haneye dinsiz yazdırmış. Ardından kendisinin, eşinin ve diğer çocuğunun din hanelerini de sildirmişler. 
-K: Silahlı mücadeleye inanan İslamcı bir örgütün üyesi olarak yargılanmış. Şimdi inançsız. 
-Arif: 25 kere hacca giden bir dedenin torunu olarak yaz tatillerinde camide büyümüş. Çocukların sevgilisi olan dedesinin yanında camide geçirdiği yıllara rağmen düşüncesi “Tanrı varsa vardır yoksa yoktur, inşallah vardır” olmuş. Cenaze namazı kılınmasın istiyor. 
-H: İmam hatip lisesinde Türkçe öğretmeni. Var olan tanrılara inanmıyor. Ama okuldaki görevleri arasında koridor nöbeti kapsamında mescit bekçiliği de var. Bu nasıl bir iş? Öğrencilerin ayakkabılarıyla, başı açık içeri girmemesini sağlıyorlarmış. Peki oluyor mu böyle olaylar? “Saklambaç oynarken filan veya içeride unuttuğu bir şeyi almak için içeri dalanlar oluyormuş. “Sonuçta aralarında 9-10 yaşlarında olanlar var. Çocuk onlar” diyor. 

MADIMAK OLAYI HAYATINDAKİ DÖNÜM NOKTASI  
Akın: 63 yaşında. 10 yaşında fakirlik üzerine düşünürken dinle ilgilenmeye başlamış. Kuran kurslarına gitmiş, dindar bir yaşam sürmüş. Madımak Olayı’nı hayatındaki dönüm noktası olarak görüyor. Dinle olan ilişkisini ise “Bu iktidar döneminde kesmiş.” 
O: Biyomühendislik öğrencisi. Kendimi bildim bileli ateisttim diyor. 
A: İnançlı. Hafız. Ancak dinin yaşanışıyla ilgili kafasında soru işaretleri var. İnsanların (inanma/inanmama) özgürlüklerini desteklemek için burada. Müslümanlardan size gelebilecek olumsuzluklar olursa gönüllü olarak göğüslemek isterim” diyor. 

DERNEKTE ARAMIZA DEİSTLER, AGNOSTİKLER, İGNOSTİKLER, PANTEİSTLER VAR! 
Toplantıya katılanların bir kısmının çok özet portreleri böyle… 
Onur Romano da zaten “Aramızda “Deistler (Tanrı var: din yok, kitap yok), agnostikler (Tanrı var mı yok mu bilinemez), panteistlar (Tabiat Ana tanrıdır), apateistler (Tanrı var mı yok mu; ilgilenmiyor), ignostikler (Tanrı tanımlanamadığı için; tanımı yapılamadığı için yok) veya kendisi inançlı ama din özgürlüğünü savunduğu için bize destek verenler var” diyor. 
Peki derneğin adı niye Ateizm Derneği? Romano ateizm kelimesinin sık sık küfür aşağılama için kullanıldığını, bu algıyı kırmak için bu kelime altında toplandıklarını söylüyor. 

– Dernek, çok genç bir dernek. Nisan ayında kuruldu. Ancak başta Milli Gazete olmak üzere her yerde adından çok söz ettirdi. AB nezdinde kabul gördü. Din özgürlüğü toplantılarında Türkiye’deki Diyanet, Ermeni ve Musevi dinini temsilcileriyle aynı masaya oturdu. Ateistlerin uluslararası birliği AAT’ye kabul edildi.
 
– Türkiye’de yıllardır ateistlerin örgütlenmesi için mücadele yürütülüyor. Defalarca da girişim oldu. Ama bu dernek ilk. Neden? Romano’ya göre işin sırrı dernekte hiçbir ideolojik tavrın hakim olmaması. Yani ateizm ve haklar konusunda ‘ortak’ siyasi bir mücadele yürütüyor, ancak bunun dışındaki mücadelelerin derneğe taşınmamasını; o mücadelelerin ilgili adreslerde yürütülmesini istiyorlar. 
– Derneğin faaliyetleri raporları tüzüğü açık adresi internet sitesinde, Facebook ve Twitter adreslerinde mevcut. İlgi çeken faaliyetler arasında yürüyüşler ve piknikler 23 Nisan, 1 Mayıs, 30 Ağustos gibi tarihlerde Ateizm Derneği pankartını açıp yola dökülmüşler. Maksat görünür olmak. Gerçi görüntü “Bize her yer deplasman” diyen bozbaykuşları hatırlatıyor ama 1 Mayıs’ta arkalarında 10 binlerle yürümüşler. (Bağdat Caddesi Forumu buyrun öne geçin demiş çünkü…) 

– Derneğin tüzüğü yazılırken derneğin geçici başkanı ve halen pek çok komisyonun üyesi Tolga İnci kör olmuş! Şaka filan değil. İnci, görme sinirlerinde sebebi tam anlaşılamayan bir biçimde oluşan bozukluk nedeniyle önce karanlık görmeye başlamış; sonra görme yeteneğini tümden yitirmiş. 3 hafta süren bu duruma rağmen hastanelerde buluşarak tüzüğü tamamlamışlar. İnci bunun aşırı stres ve yorgunluktan kaynaklanmış olabileceğini söylüyor. 

– “Kafanızı keseceğiz. Orayı yakacağız” türü tehditlere rağmen 18 metrekarelik ofislerinde çalışmayı sürdüren derneğin bir de çağrı merkezi var. Şimdilik “Evde bir maymunum var. Kaç güne insan olur” tarzı ergen esprilerinin hedefi olsalar da, burada din hanesi; zorunlu din eğitimi gibi konularda sorulara yanıt veriyor; inançsızlığı nedeniyle kendisine dava açılan, evini, işini kaybetme riski olanlara hukuki ve psikolojik destek salıyorlar. 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir