Zülal Kalkandelen’in Morissey özel röportajı|”Güvenlik güçlerinin istediği en son şey barışçıl bir protestodur”

zk
Zülal Kalkandelen / @veganzulal 

Müzik ikonu, indie rock'ın kurucusu The Smiths’in karizmatik vokalisti, unutulmaz duyarlı ve protest şarkıların şairane yazarı, hayvan haklarının yılmaz savunucusu Morrissey, temmuz ayında yayınladığı albümü “World Peace Is None of Your Business” için çıkacağı turne kapsamında, yeniden İstanbul’a geliyor. Pozitif Live’ın organize ettiği konser, aralık ayında gerçekleşecek. 

Morrissey, çok ender röportaj veren bir müzisyen. Albüm yayınlandığından beri İngiltere’de sadece Hot Press dergisine verdiği röportajdan sonra dünyadaki ilk röportajı almak kolay olmadı ama sonunda oldu.  “Istanbul” adlı şarkısının arka planını, oy verme karşıtı No Vote kampanyasına desteğini, müzik sektörünü, politikayı, toplumdaki kadın erkek cinsiyetlerine yüklenen rolleri, Zeki Müren’i ve tabii hayvan haklarını konuştuk Moz’la! 

Onun konumunda bir sanatçının, onca çok satışlı dergi, gazete dururken, müziğini benim kadar seven bir yazara özel röportaj vermesi, bugünün müzik dünyasında oldukça sıradışı. Ama Moz'la ilgili ne sıradışı değil ki… Amerika'nın en çok izlenen tv şovlarından Jimmy Kimmel'e eğlence için ördeklerin avlandığı Duck Dynasty programının yıldızı ile çıkmayı reddeder ama Türkiye'de bir müzik yazarına özel röportaj verir… Plak şirketlerinin dayatmalarına asla boyun eğmez ama YouTube üzerinde şarkılarına yapılan amatör videoları izleyip yaratıcılarına teşekkür eder. Morrissey'i yeteneğinin yanında özel kılan da bu farkları, ilkeleri, dik duruşu. Aralık ayındaki konseri heyecanla beklerken röportajı keyifle okumanızı dilerim. 

36-67
***
Öncelikle sorularımı yanıtlamak için zaman ayırmanızdan dolayı teşekkür ederim. Benim için bir onur. Size Harvest draması hakkında bir şey sormayacağım; çünkü zaten mükemmel bir şekilde açıkladınız. Çoğu insan olanları anlamıyor ama plak şirketinizle aranızın bozulma şekli benim hoşuma gitti. Yaşadığımız toplumda, eğer başarılı olmak istiyorsak çenemizi kapamamız önerilir. Bana göre siz, bu yaygın anlayışa karşı tam bir panzehirsiniz. Hâlâ ilk gençlik dönemindeki gibi, müzik endüstrisinin saçmalıklarını daima reddeden aynı ruha sahipsiniz. Yalnız sormak istediğim bir şey var… 
“Istanbul” adlı şarkınıza video çekilmesi için plak şirketine karşı ısrarcı olduğunuzu ama onların yanaşmadığını söylediniz. Video için aklınızda belli bir fikir var mıydı?

Evet, “West Side Story” filminin açılış sahnesinden yola çıkarak ben ve grubum sokaklarda dans edecektik. Harvest yapmadı bunu. İlişkimizde ilk kırılma oydu, çünkü esasen alternatif bir fikirleri yoktu. Eğer daha iyi bir fikir varsa itirazdan rahatsız olmam. Sonuç olarak Harvest’ın başındaki yöneticinin fikri şuydu: “Morrissey’den kurtulalım.” Akıl sır ermeyecek kadar aptalca.

Şu satırları NME’de okudum: “Müzik için bu önemli dönemde, eski usuller yok olup yenileri henüz ortaya çıkmamışken, Morrissey’in şekillendirdiği bir bölüm olmadığını hayal edebiliyor musunuz? Böyle bir şey düşünülemez. “Son Yemek”ten İsa’yı çıkarmak gibi olurdu bu.” Size göre, bu çağda eski usullerin asıl amacı nedir?

Tam olarak ne demek istediklerinden emin değilim ama Lou Reed kuşağına bir referans olduğunu düşünebilirim; o kuşağın hepsi gelecek on yıl içinde muhtemelen göçüp gitmiş olacak. Ramones’un hiçbir üyesi artık yok. Belki de NME eski form derken, değişimin değerini ve müziğin gücünü anlayan, bu nedenle de farklı içerikleri kabul ettirmek amacıyla müzik yapan insanları düşünüyordur.

Fevkalade bir anlatımla kaleme aldığınız “Autobiography” adlı kitabınızı okumak benim için büyük bir zevkti. Okumayı bitirdiğimde, o kitabın, sizin hala dışlananlardan olduğunuza dair iyi bir kanıt oluşturduğunu düşündüm. Hâlâ odasına kapanıp kendini izole eden, kitaplara düşkün gençlerin idolüsünüz. Bir anlamda hiç değişmediniz. Bazıları yoğun ana akım ilgisini gözeterek bunun yanıltıcı olduğunu düşünebilir. Aslında her zaman acımasız gerçeği söylüyorsunuz; çünkü ayrıksı bir insanın eleştirel aklına sahipsiniz. Sizce neden çoğu müzisyen, günümüz kültürüne karşı bu tavırdan yoksun ve neden hayal güçlerini “pratik zorunluluklar” karşısında terk ediyorlar? 


Birçok insan, aynen benim Harvest ile yaşadığıma benzer durumlar yüzünden müzikten vazgeçiyor. Plak şirketleri klişe olmayan sanatçılarla baş edemiyor. Fakat tarihi boyunca müziği iyi yönde değiştiren plak şirketleri değildir. Bunu yapanlar daima sanatçıdır, plak şirketi için çalışan insanları işinde tutan da sanatçıdır. Bir sanatçı, plak şirketi için karışık fikirlere sahipse bile, o fikirlere şans tanınmalı; çünkü plak şirketinin ilk başta bunları kavramak için kısıtlı bir görüşü varsa bile, sonuçta sanatçının bakışı onlara yardım edebilir. Herhangi bir plak şirketinin Alice Cooper, Ramones, Patti Smith ya da vizyonu olan bir sanatçıyı keşfettiğini sanmıyorum. Harvest’ın bana yaptıkları yüzünden başka grupların da onlarla çalışmaktan tereddüt edeceklerini düşünüyorum. Bir plak şirketinin kendini beğenmişliği ya da egosu, onu kontrolü elinde tutuyor göstermekten ziyade aynı zamanda yıkabilir. 
 

Zülal Kalkandelen'in Röportajının Devamını Okumak İçin Tıklayın
 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. Geri İzleme: DağMag’da Bu Pazar | Dağ Medya

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir