“İnsanların yarattığı şiddet için hayvanları suçlamayın”

Marc Bekoff

İnsanların savaş yapmaya dair uzun zamandır süren, hastalıklı saplantısı çok iyi biliniyor; bazı insanların hayvan olduğumuz için böylece yıkıcı sonuçları olan şekillerde davranmamızın doğal olduğunu iddia ettiği de biliniyor. John Horgan’ın yeni kitabı “The End of War-Savaşın Sonu” okumaya değer; yazar bu kitabında savaşın bazı insanların yaptığı bir seçim olduğunu ve kim olduğumuz (veya diğer hayvanların kim olduğu) gerçeğinin bir parçası olmadığını söylüyor:  savaş doğuştan gelen bir özellik değil. Horgan, “savaşın bilimsel nedenlerle sona ereceğine inanıyorum; savaşın moral nedenlerle sona ereceğine inanıyorum” (s.19) diyor. Başka düşünürler de genel olarak mesajına katılıyorlar.

İnsan cinsinden olmayan canlıların baskın bir tarzda işbirliğine açık, barışçıl, adil ve bazen sosyal adalet uygulayan canlılar olduğuna dair nice bilimsel kanıta rağmen, medya öteki hayvanları aslında oldukları şeye kıyasla çok daha şiddet dolu ve savaşa düşkün bir tarzda resmediyor.  Buna bir örnek olarak da “The Grey” adında yeni çıkmış bir filmi verebiliriz. Acaba neden barış değil de savaş daha çok satıyor?

Önceden yazdığım bir yazıda şöyle söylemiştim: ”insan türünden olmayan hayvanların içsel olarak agresif ve savaşa yatkın canlılar olduğunu iddia eden insanlar yanılıyor. Bu yüzden, kendi zalim, şeytani bir kötülükle dolu ve savaşa düşkünü davranışlarını haklı çıkarmak için hayvan davranışları incemelerinden kaynaklı bilgileri kullandıklarında, hayvanların sosyal hayatlarına dair öğrendiğimiz bilgilere önem vermiyorlar. Hayvanlar her gün birbiriyle kavga mı ediyor? Evet. Her gün rutin olarak zalim ve savaş benzeri davranışlar mı sergiliyorlar? Kesinlikle hayır. Bir çok tür, yaban adaleti sergiliyor; aynı zamanda dikkatli bir şekilde sosyal ilişkilerini sürdürüyor. Bu yüzden; adalet, işbirliği, şefkat ve empati de aralarında oldukça yaygın.

Horgan,  “Hominid Dövüş Kulübünü Bırakmak” adlı  yazısında  şöyle söylüyor: “Jane Goodall 1960 yılında Tanzanya’nın Gombe Ulusal Parkı’nda şempanzeleri incelemeye başladığından beri araştırmacılar doğrudan 31 gruplar arası  öldürme olayı gözlemledi, bunların 17’si yavru şempanzelerdi. Araştırmacılar tipik bir alan içerisinde her 7 yılda bir öldürme olayı olduğunu gözlemliyorlar… benim eleştirim-ve ismini saydığım diğer eleştirmenlerin eleştirisi- bilimden kaynaklanıyor, ideolojiden değil.”

Savaşa düşkün hayvanlar istisnadır, yoksa kural değiller. Bu bilgi,  savaş yapmaya yönelik saplantımızı meşrulaştırıp rasyonalize ederken aklımıza gelmesi gereken bir gerçek. Savaş bir seçimdir, insan türünden olmayan hayvanlar kendi yıkıcı eğilimlerimiz nedeniyle suçlanmamalılar.

Birisine “aynen hayvan gibi davranıyorsun” dediğimizde, aslında o kişiye hakaret etmiyoruz, iltifat ediyoruz. Bir barış bilimi geliştirmek için, bir empati kültürü oluşturmak için çalışmamız gerekiyor, hem kendimizin hem de diğer hayvanların olumlu, sosyallik yanlısı (yani bir başkasının faydasına olması için yapılan gönüllü davranış) karakter özelliklerini daha çok vurgulamaya ihtiyacımız var. Hem biz hem de öteki hayvanların kim olduğu sorusunun yanıtı bu çünkü.

Bu yazının başlığı Horgan’ın kitabından alındı, hepimize gelecekle ilgili umut vermeli bu alıntı. Bir gün bir çocuğun “savaş denen şey neydi?” diye sorduğunu bir hayal edin. Bu düşünce beni gülümsetiyor, arkama yaslanıyorum; ama gerçekten de böyle bir şey mümkün.

Çeviri:Cem

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir