Her yıl 800 binden fazla kişi intihar ediyor

2013 yılında Türkiye'de her 2 saat 40 dakikada bir kişi intihar ederek yaşamını sonlandırdı. Her yıl 800 binden fazla kişi intihar ediyor. Her 40 saniyede bir kişi intihar sonucu ölmekte


Uluslararası Dünya İntiharı Önleme Birliği (IASP) ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından, 11 yıldır, toplumun dikkatini intiharlara dikkatini çekmek için kuruldu.

brainHer yıl 800 binden fazla kişi yaşamını intihar sonucu sonlandırmakta.

Rakamlar her 100 bin  kişide 11 kişinin intihar sonucu öldüğüne işaret ediyor. Her 40 saniyede bir kişi intihar sonucu ölmekte.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, son 10 yılda ülke genelinde yaklaşık 29 bin, yalnız 2013 yılında ise 3 bin 189 kişi intihar sonucu hayatını yitirdi. Bu rakamın yüzde 27'sini kadınlar,  yüzde 73'ünü ise erkekler oluşturuyor.

Dünya Sağlık Örgütü ilk ‘Küresel İntiharı Önleme Raporu’nu’ yayınladı. 

15-29 yaş grubundaki en sık 2. ölüm sebebi intihar.

Türküye'de tüm intiharların yüzde 34’ü 15-29 yaş grubunda gerçekleşmekte. Bu üretken çağdaki erken ve önlenebilir ölümler birçok çalışmanın odak noktasında. Özellikle dürtüsel intiharların önlenmesinde ki ergen yaş grubunda sık; intihar araçlarına erişebilirliğin azaltılması intiharı önleme çabalarının önemli bir unsur. Türkiye’de bu yaş grubunda şekline göre intiharları incelediğimizde ateşli silah kullanımı sonucu intihar oranları yüzde 32.5’tir, yalnız 19 yaş ve altı grubunda oran yüzde 35’tir. Tabii ateşli silah ve toksik maddelerin temini ve saklanması ile ilgili düzenlemelerini, köprü üzerlerine engeller yerleştirme gibi kısıtlama politikalarını uygulamaya sokabilmek toplumdaki farklı grupların ortak farkındalığını ve işbirliğini gerektirmekte.

Dünya İntiharı Önleme Günü teması 2014 yılı için ‘Bağlılık-Bağların Güçlendirilmesi’ olarak belirlendi. 

Prof. Dr. Tarık Yılmaz,TPD İntiharı Önleme ve Krize Müdahale Bilimsel Çalışma Birimi Koordinatörü;

Yalnızlığın intihar riskini arttırdığı çeşitli araştırmalarla gösterilmiştir. Buna karşın kişinin yalnız olmadığını hissetmesinin, kişilerarası bağlılığın ve aidiyet hissinin de koruyucu etkisi bilinmektedir. Oysa çeşitli sebeplerle intihar düşüncesi içerisindeki kişiler insanlarla ilişkilerini askıya alırlar, geri plana iterler. Ruhsal hastalıklar, özellikle depresyon, intihar davranışına yatkınlık yaratan en önemli etkendir. Hastalığın yalnızlaştırıcı etkisinin yanı sıra intihar düşünceleri ve ruhsal hastalıklara ilişkin olumsuz bir şekilde etiketlenme, damgalanma endişesi bireylerin toplumla ilişkilerinin daha da zayıflamasına neden olmakta ve kişiler hayat kurtarıcı yardımı istemekten geri durmaktadır. Risk grubundaki bu kişilere aile ve yakın çevredeki insanların destek vermesi,  dayanışma göstermesi hayati önem taşır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) hali hazırda sadece 28 ülkenin ulusal intihar önleme planı olduğuna işaret ederek, üyesi konumundaki 194 ülkede 2020 yılına kadar intihar vakalarını yüzde 10 azaltmayı hedeflemektedir.

İntiharı önlemeye yönelik sistemli sağlık projeleri geliştirilmelidir. Bu çerçevede intiharlarda görülen yüksek ruhsal hastalık oranları sebebiyle ruh sağlığının hem bireysel, hem de toplumsal düzeyde korunmasına ve iyileştirilmesine yönelik çalışmalar intiharı önlemede esas hedeflerden biri haline gelmelidir. Gerekli olduğu anda hızlı ve etkin bir biçimde tüm tedavi seçeneklerinin hastaya sunulabildiği bir sistem oluşturulmalıdır. İntihar eğilimli kişilerin her an başvurabilecekleri psikiyatrik krize müdahale servisleri, telefon ve internet servis hatları oluşturulmalı, sağlık sektörünü oluşturan birimler arası sevk usulleri planlanmalıdır. Böyle bir sistemin doğru şekilde işleyebilmesi için ise birimler arası iyi bir iletişim ve eşgüdümlü çalışma, yani kurumlar arası bağların güçlendirilmesi esastır.

 

 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir