Soma’da herkes birini bekliyor

Pınar Dağ
Soma/ Manisa


 

Türkiye’de Madenciliğin Açık Veritabanı‘nı oluşturmak için Soma faciasının ardından çalışmalara başladım. Madencilik dünyada ileri teknoloji ile yapılıyor ancak ülkemizde madenden ekmek kazanmak isteyenler adeta bunu hayatlarıyla ödüyor. Gerekli önlemlerin alınmaması madencilerin ömrünü elinden almaya devam ediyor. Veritabanının son ayağını hazırlamak için “mücadelenin ve acının” devam ettiği Soma’daydım.

13 Mayıs 2014’te Manisa’nın Soma ilçesinde yaşananlara yönelik ortaya çıkan her yeni bilgi facianın doğal bir kazadan öte tedbirsizlik sonucu meydana geldiğini daha net gösteriyor. Resmi açıklamaya göre 301 madencinin hayatını kaybetmesine neden olan facia sonrasında hem madenci sayısının eksik belirtildiği bilgisini sorgulamaya, hem de her çaldığım kapıda “bizim konuşmaya, yanımızda birilerinin olduğunu hissetmeye ihtiyacımız var” diyenlerin ne hissettiğini dinlemeye çalıştım.

Felaketi radyodan, televizyondan, gazeteden, İnternet’ten  binlerce kez dinleyebilir, izleyebilir ve büyük değerlendirmeler yaptığınız bir veriye dönüştürebilirsiniz. Ancak bunun ‘bir çocuğun babasının ölümünü kabullenmeyen travmasına’ ne faydası olabileceğini yanıtlayamıyorsunuz.

ACI HER YERE FARKLI BİR ŞEKİLDE SİNMİŞ

Soma ve civar ilçelerde geçirdiğim günlerde hissettiğim şey, kayıpların acısının bölgenin her noktasına farklı şekilde sindiğiydi. Kimi işsiz, kimi eşsiz, kimi babasız, kimi oğulsuz. Herkes birilerini bekliyor.

Mezarlık soruyorum kimse neden demiyor. Yardımcı olmak için her şeyi yapıyorlar. Otobüse biniyorum birileri yanınıza gelip madende oğlumu kaybettim konuşmak istiyorum diyor.

Tarifsiz acı, aradan aylar geçmiş olmasına rağmen sürüyor. Bölge insanında mücadele eden bir kamuoyu oluşmuş bile. Sivil toplum kuruluşlarının faaliyetleri, sendikalar özellikle DİSK/ Dev Maden-Sen ve 24 saat açık olan Madenci evi her anlamda bölgenin tesellisi gibi.

İşçiler, işçi yakınları, işçi sağlığı iş güvenliği önlemlernin alınmasını, madenin kamuya geçmesini, en kısa sürede sorumluların yargılanmasını, taşeron sistemin kaldırılmasını  istiyorlar.

“Biz yerel halktan çok, farklı illerden gelenlerin sayesinde ayakta duruyoruz . Soma’da yaşıyoruz ama gelişmeleri bağımsız kurumlardan, araştırmacılardan öğreniyoruz.” diyenlerin sayısı pekte az değil.

IMG_0280

Yardımların ulaşıp ulaşmadığını öğrenmek için Kınık’ta, Savaştepe’de, Soma’da, Kırkağaç’ta sorduğum pek çok kişi “halkın desteği ulaşıyor ama yardım madende yakınını kaybetmeyen kişilere de verilmesi gerekir. Sadece madenci yakınlarının değil herkesi etkiledi, esnaf da çok zarar gördü. ” diyorlar.

ACILI BABANIN FERYADI: 3 AY GEÇTİ HALA SORUMLU YOK

Facianın ardından birçok cenaze köylerinde defnedildi. Soma’da ise adeta anıt haline dönüşen mezarlığa gittiğimde görevliler 39 madencinin mezarının olduğu yerde çöpleri temizliyordu. “Ziyarete gelenler çöplerini bırakıp gidiyorlar, çok fazla ziyaretçi geliyor bu sebeple sandalye bile bırakıyoruz” diye konuşuyor belediye işçisi. Son zamanlarda ziyaretçiler azalsa da madenci yakınları mezarlıkta buluşup dertleşiyorlar.

Madende hayatını kaybeden 25 yaşındaki genç madenci İdris Duran mezarını ziyaret eden yakınıyla konuşuyorum. “İdris sakin bir insandı, arkadaşlarıyla birlikte madende çalışıyordu. Mecburdu çalışmaya. Buralarda birimizden biri madenci. Başka yatırım yapmıyorlar. Önceden  tarım vardı iyi kötü yaşıyorduk ama altından kalkamıyorsun ki, tarım ilaçları pahalı, işçi kredisi belimizi büküyor, ekmeği yerin altına koydular. Oğlumun arkadaşları vardı onlar kurtuldu ama o öldü.” diyor acılı baba.

IMG_0161

Facia sonrası bölgede hatta yörede hiçbir şeyin yolunda gitmediğini anlatıyor Soma mezarlığında rastladığım başka bir madenci yakını,  oğlunun mezarını sulayan 63 yaşındaki baba. “Herkes kaza diyor, olur diyor ama bu  kaza değil, haftalar önce engellenebilirdi. 3 ay geçti hala sorumlular ortada yok. Her şey durdu. Bazı madenci yakınları göçtü gitti başka şehirlere. Halkın desteği geliyor ama bize iş lazım. Şimdi madenler tekrar açılacakmış diyorlar. “

IMG_0130

Madencilerin mezarlık bakımını yapan bir belediye çalışanı ise mezarlığı her gün farklı illerden insanların ziyaret ettiğini söylüyor. Mezarlık ziyaretimde yanıma gelen bir maden işçisi ise çekinerek ekliyor “Herkes ölülerle uğraşıyor, biz 900 lira parayla açlık yaşıyoruz, karnımızı tam doyuramıyoruz. Buraya madencileri makam araçlarından inmeyerek ziyaret eden politikacılar gördük.  Mezara  bile yürüyerek gitmiyorlar. “

ADALET FAKİRE LÜKS OLDU

Mezarlıkta rastladığım maden işçilerine “Adalet yerini bulmasın mı” diye sorduğumda ‘Türkiye işçi ölümlerinde birinci sıradaymış,  kötü olan her şeyde başı çekiyoruz.  Hak yerini nerde bulsun. Adalet de fakire lüks. Biz köleyiz, köle olmasak sessimiz çıkar” diye cevap aldım. Mezar kazıcılığı yapan bir işçi ise ” Hayat burada durdu her şey normal diyorlar ama hayır. Çevremizden insanlar başka illere gitti, madene girmek istemiyorlar. Emlak işleri hep durdu, kimse ev almıyor. Madenler yine açılır, insanlar yine ölüme gider eğer değişiklik olmaz ise.” şeklinde konuşuyor.

 

IMG_0140

MADENDE 301 YAKINIMI KAYBETTİM

Soma mezarlığından ayrılıyor ilçenin güneyinde yer alan Güney mezarlığına Zafer Mahallesine  gidiyorum. Soma mezarlığı gibi burası da selvi ağaçlarıyla kaplı yeşil bir yer. Burada dört madencinin mezarı var, diğerleri ise kendi köylerine defnedilmiş.

IMG_0157

Mezarlığın girişinde inşaat yapan Mustafa Şen ile konuşmaya başlıyoruz. “Yakınınızı kaybettiniz mi” diye soruyorum. Aldığım cevap yürek burkuyor “Evet 301 yakınımı kaybettim” diyor ve devam ediyor “Buralarda biz acılarımızı hep birlikte yaşıyoruz. Komşum öldü  ama ben de yakınımı kaybettim.

Hayat nasıl gidiyor diyorum, yardımlar geliyor madencilerin yakınlarına  ama acıyı nasıl hafifletsin. Herkes birbiriyle dertleşiyor. Adalet bekliyoruz. Sendikalar işini yapsaydı bugün işçilerin çalışma şartları daha iyi olacaktı ve ölmeyeceklerdi. Bu düzen zenginin hakkını koruyor.”

IMG_0188

SUSTURMAK İSTİYORLAR EŞYAYLA, TOKİ’YLE, PARAYLA

Güney Mezarlığın’nın olduğu Zafer Mahallesi’nden ayrılıyorum Kırkağaç’a Soma merkezinin 10 km dışında olan 17 madencinin defnedildiği bölgeye gitmek için otobüse biniyorum. Mezarlık kasabanın dışında oraya gitmeden önce  kahvede oturan kişileri ziyaret ediyorum.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçlarını konuşuyorlar. Kendimi tanıtıyorum, “Maden faciası ilçenizde nasıl bir etki yarattı, insanlara destek geliyor mu? Takip ediyor musunuz” deyince yakınını kaybeden bir Kırkağaçlı “Halk yardım ediyor, devlet mi sanki. Maaş bağladılar ama zaten emekli olacaktı benim oğlum.  156 bin lira verdiler o da bağış yapanlar. Sanki hükümet mi. Burada yine oylar Erdoğan’a gitti. İhsanoğlu biraz fazla aldı. Biz mecburuz bu partilere” diyor. İsmini rica ediyorum vermek istemiyor. Biraz tedirgin oluyor ve “Yalan yanlış şeyler yazıyorlar. Kırkağaç mezarlığında sadece 6 kişi var, diğerlerinin mezarları köylerinde. Bizi susturmak istiyorlar. Ev eşyasıyla, Toki’yle, parayla. Dört ay oldu bir haber var mı. Ölen toprağın altında, suçlular lüks yerlede keyfine bakıyor.” diye konuşuyor.

2014-08-19 06-47-16

Kahveden ayrılıyorum Kırkağaç mezarlığına gidiyorum. Madenci yakınlarının toplu mezarlarını bulmaya çalışırken eşini yeni kaybetmiş Savaştepeli ama Kırkağaç’ta yıllardır yaşayan eski bir muhtar ile selamlaşıyorum. “Burada 17 madencinin olduğunu söylediler ama 6 mezar var, geri kalanların mezarı nerede” diye sorunca maden kazasında yakınlarını da kaybettiğini ve mezarların Savaştepe, Kınık, Bergama ve köylerine götürüldüğü bilgisini veriyor.

2014-08-19 06-41-38

Yakınlarınıza yardım ulaşıp ulaşmadığını sorunca “Devlet yardımcı oluyor mu bilmiyoruz ama olan oldu. Ölen öldü.  “Kader” oluyor kazalar diyoruz ama daha bir hafta önce 9 madenci göçük altında 16 saat mahsur kaldı. O da kazayı söylemedikleri için. Ölen madenci  yakınınız ile hiç öncesinde konuşuyor muydunuz diye soruyorum, eski muhtar, imam “daha henüz askere gitmemişti. Maden sıcak terliyoruz derdi. Ne mümkün? Yerin altı soğuktur derdik. Kaza hep belliydi.” şeklinde konuşuyor.

2014-08-19 06-39-02

Tam ayrılacakken ekliyor “Çok büyük açı çok.  Ölen tüm madencilerin bilgileri kaymakamlıktan alabilirsiniz tabii ki ama  kendi gözlerinizle görmek isteyebilirsiniz  de, doğru mu değil mi bilinmez. İşte hayat devam ediyor ama hala bir araya geldiğimizde hep konu maden kazası  hakkında oluyor. Hatta biz bu kazaları en çok İstanbul’dan öğreniyoruz. Buranın halkı sessiz , suskun. En çok İstanbul bize destek çıktı.” diyor.

Soma Yazı Dizisinin  ( 23 ) Bölümlerini Okuyabilirsiniz.


Türkiye’de Madenciliğin Açık Veritabanı’nı İncelemek İçin Tıklayınız

 


Bu proje Kopenhag merkezli Niras ve Londra merkezli BBC Media Action tarafından geliştirilen Objective Programı desteğiyle hazırlanmıştır.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Pınar Dağ

about.me/dagpinar

Benzer yazılar

3 Yorum

  1. Geri İzleme: Türkiye’de Madenciliğin Açık #Veritabanı Projesi Tamamlandı - Data Journalism Veri Gazeteciliği - Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya - Dağ Medya www.dagmedya.net

  2. Geri İzleme: Destek parasına dokunmadık | Dağ Medya

  3. Geri İzleme: Türkiye’de Madenciliğin Açık Veritabanı Projesi Tamamlandı #madencilikaçıkveritabanı | Dağ Medya

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir