Konuşmaya ihtiyacımız var

Pınar Dağ
Savaştepe /Balıkesir


Soma Merkezine 20 km uzaklıkta Balıkesir’in ilçesi  19 bin nüfuslu Savaştepe ilçesi de Soma faciasında hayatını kaybeden işçi yakınlarıyla dolu. Mezarlığa ulaşmak için yol kenarında inip tekrar bir minibüse binmeniz gerekiyor. Minibüse biner binmez  Savaştepe Mezarlığını soruyorum.  Yine aynı durumla karşılaşıyorum hiç kimse mezarlığın yerini sormamı yadırgamıyor. Minibüsten indikten sonra Savaştepe merkezi denebilecek bir noktadan 1 km yürümek zorunda kalıyorum mezarlığa. 

Savaştepe mezarlığına vardığımda tüm mezarlar neredeyse birbirine benzediğini fark ettim. Madende hayatını kaybedenlerin başında Türk bayrakları bulunuyor. Kaymakamlık 33 kişinin buraya getirildiğini belirtmişti fakat sadece 16 mezara ulaşabiliyorum.  Savaştepe’ye 100 cenazenin geldiği ama farklı köylere ve bölgelere dağıldığı da belirtiliyor. Merkeze yakın olan mezarlıklara gidiyorum.

IMG_0231

Mezarlıktan dönerken ismini sonradan öğrendiğim tavşanları için ot toplayan 88 yaşındaki, Savaştepeli  İsfahan Hanımla  karşılaşıyorum. Önce benden çekinip konuşmak istemiyor, kendimi tanıtınıp konuşabileceğim aileleri soruyorum bana maden ocağında cenazesi ilk çıkartılan işçi  İsmail Şengür‘ün  evini gösteriyor.  

‘Koşmuşumuzu çok severdik , kimseye zararı yoktu. Hayvanları çok severdi. Git konuş ama sonra dönüşte çayımı içmeye gel ‘diyor İsfahan Hanım.

BU ACIDAN DAHA BÜYÜK ACI OLMAZ Kİ 

İsmail Şengür’ün  ailesinin kapısını çalıyorum. 3 genç, bir dede ve İsmail Şengür’ün eşi Nurten Şengür  karşılıyor. Bahçelerinde oturuyoruz. Nasılsınız diye soruyorum.  

“Nasıl olalım, varız ama yoğuz. Herkes acısını kendi bilir, evladımı toprağa verdik , kapımızı açan yok.  ” diyor İsmail Şengür’ün babası 80 yaşındaki Necati Şengür.

IMG_0264

NEFES ALMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY YAPMIYORUZ 

Ölen madenci İsmail Şengür’ün eşi Nurten Şengür, ” Her gün ağlayarak, her gün düşünerek geçiyor. Hayatımız durdu. Her akşam kapıdan çıkıp gelecek  sanıyoruz, sesini duyar gibi sokaklara bakıyorum. Eşim emekli olacaktı 13 yıllık madenciydi. Eşim öldü biz yalnız kaldık. Kimsemiz yok sanki artık. Eşim madenden cenazesi çıkarılan ilk işçiydi. Herkes tanıdıklarını pabuçlarından, eşyasından tanıdı…” 

Yardım etmek isteyenlerin sık sık ziyaret ettiğini anlatan Nurten Hanım “Ama patronlar bir gelip sormuyor. Kazanın olduğu ilk hafta birileri geldi, bir şeyler imzalattılar, cep numarası verdiler ama aradığımda numara yanlış olduğunu öğrendim. ” diye konuşuyor.

IMG_0263

10, 18, 20 yaşlarında üç oğlunu okutmak için yıllardır emek verdiklerini, büyük çocuklarının hep yatılı okullarda okutmak zorunda kaldıklarından bahsediyor Nurten Şengür ve ekliyor: “Babaları çocuklarını özleyerek yaşar, işe gider gelirdi ama hiç şikayet etmezdi gurbette olsunlar, meslek sahibi olsunlar diye uzun saatler çalışır, iki büklüm olurdu madende. Büyük oğlan yapılan destek ile Okan Üniversitesi’ne gidecek okumaya bu yıl, diğer oğlan Balıkesir’e gidecek, dede , ben ve küçük oğlan baş başa kalacağız. Ne yapacağız bilmiyorum. Eşim beni çok sever, değer verirdi.”

IMG_0261

KONUŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR

Dede Şengür giriyor  araya, ‘ Kimseden hiçbir şey istemiyoruz en çok konuşmaya ihtiyacımız var ancak birbirimize konuşup teselli ediyoruz kendimizi. Kimse yok. Bir yol gösteren. Acı çekerek geçiyor günler. ‘

“Tazminat davası açmak istiyoruz ama ne yapacağımızı bilmiyoruz. Suçlular cezalarını alsın istiyoruz. Ne oluyor hiç bilmiyoruz. Yardım aldık ama bu konularda ne yapılır bilmiyoruz, oğlanlar da okullardan dolayı kendi dertlerine düştüler, hepimizin kafası karışık. 9 bin tl yardım aldık, evimizin içine eşyalar geldi, hala da yardımlar geliyor. Ama bizim insana ihtiyacımız daha çok, bir yol gösterenemiz yok” diyor Nurten Şengür

Dede Necati  Şengür, ‘Borçlarımız var kendi çevremize ödememiz gereken ama devlet fakire kredi açmıyor. 35 yıllık taş ustasıyım işte bu taş evi yaptık başkada bir şey yok, içinde biz de ölümü bekliyoruz..” diye anlatıyor dertlerini.

IMG_0265

Necati Şengür mahalleden, AKP’li yakınları tarafından dışlandıklarını söylüyor. Torunlarını Süleymancıların okullarına yolladığını, hiç kimsenin alamadığı ilmi aldıklarını belirterek Türkiye’de yaşanan Gülen geriliminin mahallelerde de ayrışmaya neden olduğunu ifade ediyor. Şengür ailesinin yanından ayrılıyorum ayrılırken diyecek çok az şey var, numarasını veriyor Nurten Şengür bizi belki ararsınız, gelirsiniz yine diyor. Unutulduk burada diyor. Bizi unutmayın, gelin diyor.

HAFTALARCA ÖLEN MADENCİLERİN KOKUSU GİTMEDİ 

Komşusunu kaybetmiş olan 88 yaşındaki İsfihan hanımı ve kanser tedavisi gören kızını ilçeden ayrılmadan söz verdiğim gibi ziyaret ediyorum.  Şengür ailesi ile aralarında 3 ev var. 

Savaştepe mezarlığına 16 ve Kız Mezarlığına 11 madencinin cenazesinin getirildiğinin ama sayının yüksek olduğunu ve çoğunlukta dağ köylerine götürüldüklerini anlatıyor anne- kız.

“Cenazeler morgdan getirilip yıkanmak istediğinde çok zor oldu. Madencilerin etleri hep dökülüyormuş. İmam hala anlatıyor, kendime gelemedim diyor. Haftalarca burada ölen madencilerin kokusu gitmedi. Her yeri yıkadılar, deterjanladırlar ama gitmedi haftalarca koktu. Çok  büyük açı çektik hepimiz. ” diyor İsfihan Hanım.

IMG_0268

Yardımlar ile ilgili soruma İsfahan Hanımın kızı Melek, ‘ Yardım çok geldi, görüyoruz ama insanları susturmak istiyorlar. Soma holdingden avukatlar geldi. Görsem tanırım. Tanığım yani.  Komşumuza da imza attırdılar kendi gözleriyle gördü annem de. ” diyor.

IMG_0267

Balıkesir AKP kadın kollarında çalışan birinin yakını da geliyor, ‘ İnsanlar yalan söylemesin yardım geliyor. Hatta bazı komşular keşke bizimki de ölseydi bize yardım gelseydi diyorlar. Kulaklarımla duydum. Ama suçluların ceza almasıyla insanlar susar diyor. Ben de akrabalarımdan birini kaybettim. Tazminat açtılar. Hükümet suçluların peşine düşerse halk rahatlar’ diye konuşuyor.

İstihan Hanım ise , ‘Kimse madene gitmek istemiyor artık ama herkes çaresiz. Yardımla susturuyorlar. Peki gelecek yıl para bitecek diyorlar. O zaman ne olacak. Kim yardım edecek. İş verecek. ‘ diyor.

Kızı Melek, ‘İşçi sayısını 301 dediler ama fazla olduğunu hala konuşuyor herkes. Herkes cenazesini aldıktan sonra sayının kaç olduğunu nasıl öğrenebiliriz, ölü 301 dediler ama o haftalarda hep helikopterler bir şeyler taşıdı. Birde bazılarına çok yardım ediyorlar, bazılarına az. Gözlerimizle görüyoruz. Bu nasıl düzelecek. Çocuklar birbirlerine bakıp hevesleniyor. Bizim de babamız  ölseydi bisiklet gelseydi diyecek kadar psikolojimiz  bozuldu. İnsanların dini imanı para olmuş. İnsanlar susuyor çünkü para , ev, eşya için susuyorlar.” diye anlatıyor.

Soma Yazı Dizisinin (  3 ) Bölümünü Okuyabilirsiniz.


 

 


Türkiye’de Madenciliğin Açık Veritabanı Projesini İncelemek İçin Tıklayınız

 


Bu proje Kopenhag merkezli Niras ve Londra merkezli BBC Media Action tarafından geliştirilen Objective Programı desteğiyle hazırlanmıştır.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Pınar Dağ

about.me/dagpinar

Benzer yazılar

4 Yorum

  1. Geri İzleme: Türkiye’de Madenciliğin Açık Veritabanı Projesi Tamamlandı #madencilikaçıkveritabanı - Data Journalism Veri Gazeteciliği - Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya - Dağ Medya www.dagmedya.net

  2. Geri İzleme: Türkiye’de Madenciliğin Açık Veritabanı Projesi Tamamlandı #madencilikaçıkveritabanı | Dağ Medya

  3. Geri İzleme: Soma’da herkes birini bekliyor | Dağ Medya

  4. Geri İzleme: DağMag’da Bu Pazar | Dağ Medya

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir