İstanbul’un Bebeği Mizah Dergileri!

Türkiye’de mizah yayıncılığı bilinen haliyle 140 yıllık bir geçmişe dayanmaktadır. İlk dergi 1869’da Diyojen adıyla piyasaya çıkmıştır. O günden beri mizah dergileri alaycı ve eleştirel yaklaşımla içeriğini oluşturmaya devam etmektedir. Wikipedia verilerine göre Cumhuriyet dönemi boyunca 116 mizah dergisi piyasaya çıkmıştır. Oysaki şu an bir gazete bayiinde 5 ana dergi bulunuyor. Günümüzde ise 1972 yılında Oğuz Aral ustanın çıkardığı GırGır’ın izleri hala durmaktadır. Hatta bir mizah okulu olarak görülen GırGır dergisi şu an yayın hayatına devam eden birçok (LeMan 1991, Penguen 2002, Uykusuz 2007, L-Manyak 1996) derginin çizerlerinin yetiştiği yerdir.

Kerem Aysan

Hazırlayan: Kerem Aysan @benimkafam  /İstanbul
*Yeni Medya Veri Gazeteciliği Öğrencisi 

Mizah Dergilerinde Erkek Egemenliği

Muhalefetliği ile bilinen, her fırsatta kadın erkek ilişkilerini dile getiren mizah dergilerinde kadın çizer sayısının azlığı göze çarpıyor. 25 çalışanı arasında sadece 5 kadın çizer ile başı çeken LeMan dergisi en fazla kadın çizeri barındıran dergi olarak gözüküyor. Onu takip eden Penguen’in 19 çalışanından 2si, Uykusuz’un ise 25 çalışanından 2si bayan. Oğuz Aral’ın mirasını korumaya çalışan (Yeni) GırGır’ın ise 5 çalışanından sadece 1i bayan. Ve son olarak gördüğüm kadarıyla bayan çizer sayısını artırma çabası olmayan L-Manyak’da ise 18 çalışandan hiçbiri bayan değil. Neden erkek çizer sayısına eşit hatta belki daha fazla bayan çizer çıkmıyor bilmiyorum fakat bu demek değilki her karikatür, her yazı erkeklere yönelik.

 

Tek Kar Satış Rakamları

Metin Üstündağ’ın BusinessWeek Türkiye dergisine verdiği röportajın bir kısmında şöyle diyor üstat;

“İş yapış şeklinin tamamen kendine özgü olduğu bu piyasada ayakta kalmaksa söylendiği kadar kolay değil. Eskilerden yenilere geçen gelenek ve çizerliğin bir meslekten öte bir hayat tarzına dönüştüğü bir dünyada satış gelirleri neredeyse tek gelir kaynağı. Muhalif ruha gölge düşürmemek için reklam veya promosyon gibi kanallardan pay almaktan kaçınan mizah dergilerinde çizerlerin tek gücü kalemi. Çoğu aynı ekolden gelen bu kalemler içinse ayrılmalara rağmen, ağırlıkla maddi kaygılar nedeniyle yeni yöntemler denemek pek mümkün görünmüyor.”

İzlediği yoldan kopmamak uğruna reklam almayan, sponsor anlaşmaları yapmayan mizah dergileri bahsedildiği üzere sadece satış gelirleriyle geçiniyor. Tabii ki maaşlar, giderler hepsi bu parayla kapatılıyor. Mesela Penguen dergisinin maliyeti 40 kuruş ve fiyatı ise 2.5 tl. Emeğin karşılığı belki para olarak alınmıyor olabilir ama bu çizerleri kime sorsanız tanır, sever ve saygı duyar.

Eleştiriyi, mizahı kaldıramayanlar da var

Çünkü eleştiri yapmak ve alaycı bir dille bir şeyleri aktarmak hatta bunu bir dergi olarak yayınlamak yaşadığımız Türkiye de peşinden tehdit ve davaları getirebilir. Buna örnek olarak Recep Tayyip Erdoğan ile onu kedi olarak çizen Musa Kart tazminat davasını verebiliriz. Fakat bu demek değilki eleştirisi yapılan herkesin canı sıkılıyor.

– Yiğit Özgür bir röportajında başka bir röportajda başına geleni anlatıyor; “Dini içerikli bir karikatür vardı. Onun için bir uyarı maili geldi. “Tepki gelebilir, dikkatli ol”; şeklinde. Sonra, “Gerçek Hayat”; isimli dergiden röportaja gelen arkadaşlar, “Bizim tanıdığımız birkaç tane imam var ve onların hoşuna gidiyor”; dediler. Hatta sadece o tip karikatürleri kullanmak istediler. Ben de, “Aman abi yapmayın, adım çıkar İslamcı karikatürcü diye”; dedim! Fakat rahatsız olmadıkları için sevmişler. Çünkü normalde karikatürde bir din adamı kullanıldığı zaman kötü gösterilir. Yobaz, bağnaz olanlar çizilir. Çünkü onların çizilmesi gerekiyor. Sivas olayından sonra çok çizilmiştir, ben de çizdim. Ama benim kullandıklarımda, çocuksu, naif, bakkal gibi bir adam oluyor imam.”

  • – Penguen dergisi, Türkiye Cumhuriyeti başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, kendisini kedi olarak çizen karikatürist Musa Kart’a açtığı tazminat davasını eleştirmek üzere “Tayyipler Âlemi” adıyla, başbakan Erdoğan’ı çeşitli hayvanlara benzeten karikatürleri kapak olarak yayımlamış ve bu nedenle Erdoğan, manevi tazminat davası açmıştır. Ancak, mahkeme söz konusu karikatürlerin eleştiri niteliğinde olduğu ve manevi zarar doğuracak nitelikte olmadığından hareketle, davayı reddetmiştir. (Wikipedia.com.tr, radikal.com.tr)

İstanbul İstanbul

5 ana dergi bulunduğunu daha önce belirtmiştim. Beyoğlu, Mecidiyeköy, Taksim diye merkez binaları dağılsa da hepsi İstanbul kökenli. Tabii ki yazarların, çizerlerin kökenleri başka şehirler ama dergiler İstanbul ürünü. Ne yani çizer olmak için İstanbul’a mı taşınmak lazım? Hayır tabiiki. Artık teknolojiyle daha da kolay hale gelen iletişim sayesinde oturduğun yerin bir önemi yok. O yerin bir interneti olup olmadığının önemi var. Evinde yazıp gazeteye köşe yazısı yollayan yazarlarımız gibi çizerlerin çoğu evlerinde çizip, toplantılar ve diğer resmi işler için merkez binasını kullanıyorlar.

Çizerler ne kadar güzelse bir dergi de o kadar güzeldir. Ve ne kadar başarılı yapıyorsa işini o kadar başını ağrıtırlar adamın. Açılan davalar, alınan tehditler, her cuma onlarca amatörün gelip karikatürünü sunması, kendine bu dev adamların arasında yer edinmeye çalışmaları mizahın hiçbir zaman bitmeyeceğinin, bitirilemeyeceğinin ve hatta bastırılıp kontrol altına alınamayacağının kanıtıdır bence. Mizah İnternet gibidir, sen ne kadar kontrol etmeye çalışırsan o kadar kuvvetlenir.

Bu sıkıntılı dönemlerde yüzümüzü güldürmeyi başaran üstatların, ustaların hepsine selam olsun.

Kerem Aysan bu çalışmayı Yeni Medya -Veri Gazeteciliği Dersi için 4 Mayıs 2014 tarihinde hazırlamıştır. 
http://www.verigazeteciligi.com/istanbulun-bebegi-mizah-dergileri/

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

8 Yorum

  1. Geri İzleme: Ankara’da Açık Veri ve Veri Gazeteciliği Atölyesi Çevrimiçi Bölümü (25 Ağustos- 4 Eylül)

  2. Geri İzleme: 30 Eylül|Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğrencilerine Açık Veri Gazeteciliği Atölyesi

  3. Geri İzleme: 17 Ekim|Seçimler İçin Açık/ Veri Gazeteciliği Atölyesi Programı

  4. Geri İzleme: 19-23 Ekim|Açık Veri ve Veri Gazeteciliği Atölyelerinin de Yapılacağı Gençlik Projesine Davet: “Özgürlük için Basın, Söz Gençlerde” Başladı

  5. Geri İzleme: İzmir Açık Veri ve Veri Gazeteciliği Atölyesi Çevrim içi Ders Bölümü (12 -19 Şubat) | Açık Veri ve Veri Gazeteciliği Derneği

  6. Geri İzleme: Erzincan Açık Veri ve Veri Gazeteciliği Atölyesi Çevrim içi Ders Bölümü (4-11 Mart) | Açık Veri ve Veri Gazeteciliği Derneği

  7. Geri İzleme: 12 Ekim|Arel Üniversitesi Öğrencilerine Veri Okuryazarlığı Atölyesi Düzenlendi – Açık Veri ve Veri Gazeteciliği

  8. Geri İzleme: 6 Ocak| Nişantaşı Üniversitesi Yeni Medya Bölümü Öğrencilerine Açık Veri Gazeteciliği Atölyesi – Açık Veri ve Veri Gazeteciliği

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir