Başbakan Tokadı İbneye Müstehak mı?

“Velev ki ibneyiz” pankartlı fotoğrafı Başbakan’ın tokat attığı iddia edilen Taner Kurucan’la yan yana getirilen LGBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks) aktivisti Yasin Keskin yaşadıklarını yazdı: 
 
14 Mayıs’ta maden işçilerinin yaşamını yitirdiği Soma’yı ziyaret eden Tayyip Erdoğan basın açıklaması sırasında halk tarafından protesto edildi ve protesto üzerine korumaları tarafından bulunduğu yerden uzaklaştırılırken Tayyip Erdoğan protesto edenlere sinirlenmiş olacak ki karşısına gelen Taner Kurucan’ı tokatladı ve Kurucan Erdoğan’ın korumaları tarafından dövüldü. Bu olay sonrasında 15 Mayıs günü kim olduğunu bilmediğim kişi veya kişiler tarafından, 2012 yılında LGBTİ onur yürüyüşünde çekilen bana ait bir fotoğrafın ve Taner Kurucan ile yapılan röportajlar sırasında Taner’in çekilen iki fotoğrafı montaj yapılarak internet üzerinden yayılmış. Bunu gören arkadaşlarım bana haber verdi. Ben de gerekli yerleri arayıp yapılması gerekenleri düşünerek harekete geçtim.
 
Bu montaj görüntü ile sosyal medyada birtakım aslı olmayan yazılarla eşcinselleri aşağılayan ve provokatör ilan eden çok fazla yazı yayınlandı. Her geçen gün Facebook ve Twitter gibi sanal ağ üzerinden birçok kişiye ulaşan montaj görüntü ve yazılan yorumlar çirkinleşerek çoğaldı. Tehdit ve hakaret içeren birçok yorum ile paylaşıldı. Bir yandan eşcinseller aşağılanırken bir yandan da eşcinsellerin provokatör olarak gösterilmesi durumu çok kötü bir hale büründürdü.
 
2012 LGBTİ onur yürüyüşünde çekilen bir fotoğrafımdı. O fotoğrafa baktığımda gördüğüm, sistemin kadına ve erkeğe biçtiği kaftandan başkası değil. Toplumsal algıyı yıkma çabası içinde yaptığım bir performans. Bunu yalnız LGBTİ onur yürüyüşünde değil bulduğum uygun bir zaman ve mekânda yapmaktayım.
 
29 yaşındayım ve 29 yıldır toplumun eşcinsel bireylere uyguladığı baskı ve şiddet ile koskoca 29 yıl geçirdim. Geçmişe baktığımda cinsel yönelimim, hayat biçimim üzerine düşündüğümde ve bu uğurda hakkımı aradığım için hiç utanmıyorum. Verdiğim mücadele, şu beş karış toprak parçası üzerinde insan gibi yaşamak içindir. Bencilce gelebilir bu sözler fakat farklılıklarla insan olduğumu hisseden bir bireyim. Din, dil, ırk, cinsiyet vb. gibi ayrımlar benim benliğimde olmayan olgulardır. Karşımdakine insan olarak baktım her daim ve böyle de bakmaya devam edeceğim.
 
O fotoğrafa ya da benzer diğer fotoğraflarıma baktığımda ve üzerine düşündüğümde söylenecek çok söz var aslında fakat anlayamadığım birilerinin internet üzerinden bulduğu o fotoğrafın montaj yapılarak iki uç noktadaki iki insanın bir araya getirilerek benim ve Taner Kurucan’ın mağdur edilmesi. Faşist düşünce yapısındaki insanlara malzeme yapılarak empoze etmek istediklerini eril kimlik kullanarak ortaya koymaları ve ideolojik yapıları farklı olan iki insan üzerinden boşalım yaşamalarıdır. Montaj yapılan fotoğraf üzerine yazılan tehdit ve hakaret içerikli mesajlarla tatmin olmalarını gerçekten anlamıyorum. Facebook üzerinden paylaşılan montaj görüntü altına, bir kişinin yazdığı yorumda “o videoyu izledim başbakan sonuna kadar haklı. İbneler kalkmış koskoca Türkiye’nin başbakanına hakaret ediyor, sonrada kaçmaya çalışıyor. İyi etmiş ne diyeyim.” ifadesi kullanılmıştır ve buna benzer birçok yorum sosyal medyada dolaşıyor. Sanal bir ortamda yayılan bu görüntüye inanılarak yapılan bu yorum düşündürüyor insanı. Asıl soru şu: İbne olan bir birey başbakanı eleştirme ya da protesto etme hakkına sahip değil mi? Çok zarar görmek istemeyen herhangi bir insan kaçarak kendini kurtarmaya çalışır refleks olarak. Ayrıca bir ibne olarak yanlış olan herhangi bir şey karşısında hakkım olan eleştirme ve protesto etme eylemlerini yapmaktayım bunu kimsenin engelleme hakkı yoktur.
 
Taner Kurucan ne düşünüyor bilmiyorum ama ben kişilik haklarıma yapılan bu saldırıyı kınıyorum. Ve soruyorum: Tokat yiyen bir ibne olsa ne değişecekti? İbne vurulası, hakaret edilesi insana benzer bir yaratık mıdır? Ötekileştirdikleri bu sözlere ne zaman son verecekler?
 
Bu yapılan montaj ile verdiğim mücadeleyi görmeyip, farklı açıklamalar yapan Taner Kurucan ile aynı kefeye koyulmuş olmak bana yapılan büyük bir hakarettir. Yıllardır insan gibi yaşamak için mücadele veren ben, defalarca T.C. polisi ve vatandaşları tarafından dövülüp, itilip kakılarak yaşayan ben… Şimdi bu noktada benim hayatta insan olarak verdiğim mücadele karşısında uğradığım fiziksel şiddetler ve Soma protestolarında dayak yiyen ve basına verdiği açıklamalarda tutarsızlık olan Taner ile aynı yere konulmak beni çok üzdü ve sinirlendirdi. Ayrıca üzüldüğüm diğer nokta benim fotoğrafımla Taner Kurucan’ın fotoğrafının yan yana getirilerek yapılan montaj üzerine sosyal medyada dolaşan haberlerde Taner’in ibne gibi gösterilerek haksızlığa uğraması fakat benim uğradığım haksızlık üzerine hiçbir söz söylenmeyip üstüne ismimin eklenerek hayatımın faşist kişiler tarafından tehlikeye atılmasıdır. Sosyal medyada dolaşan fotomontajın altına yazılan tehdit yorumları beni çok tedirgin etmektedir. Tanımadığım birçok insan o montaj görüntüyü gördüklerini söylüyor ve birçok sivil toplum kuruluşlarında aktif çalışan kişiler tarafından telefon gelmekte.
 

Kendimi ne kadar ifade edebildim bilmiyorum fakat şu durumda soruyorum; bir ibne olarak insanca yaşayamayacak mıyım Türkiye Cumhuriyeti’nde? 

Bu yazı ilk olarak KaosGL‘de yayınlanmıştır.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir