Avrupa Birliği karşıtları seçimde zaferle çıktı

Avrupa Parlamentosu  dün sandık başındaydı. Seçim sonucunda Avrupa Birliği karşıtı ve aşırı sağcı partiler önemli başarı elde etti. 

“Siyasi Deprem”

Fransa Başbakanı Manuel Valls, ülkede aşırı sağcı Ulusal Cephe’nin zaferiyle sonuçlanan seçimleri “siyasi deprem” olarak nitelerken, Britanya’da da Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi sandıktan birinci çıktı.

Cameron: Mesajı aldık

Seçim sonuçlarını değerlendiren Britanya Başbakanı David Cameron, halkın Avrupa Birliği konusunda “hayal kırıklığı” hissettiğini söyledi ve “Sandıktan çıkan mesajı aldık” dedi. Avrupa Parlamentosu’nda merkezdeki üç büyük grup da oy kaybına uğradı. Avrupa Birliği’ne şüpheyle bakan partilerin diğer ülkelerde de oylarını artırdıkları görüldü. Danimarka ve Yunanistan’da bu partiler birinci oldu. Bu sonuçlarla merkez sağ Avrupa Halk Partisi’nin parlamentoda en büyük grup olması bekleniyor.

 Almanya basınından çıkan yorumlar ise şöyle:

“CSU, siyasi bir toprak kaymasıyla sarsıldı.”

Münchner Merkur gazetesi sonuçları Alman Hırıstiyan Sosyal Birlik Partisi CSU açısından değerlendiriyor: 

“CSU, siyasi bir toprak kaymasıyla sarsıldı. Son 60 yılın en berbat oy oranlarıyla, gecenin kaybedeni oldu. Seehofer başkanlığındaki CSU, seçimlerden kısa süre önce Brüksel’e ve birebir Sosyal Demokratlar’ın AP birinci sıra adayı Martin Schulz’a yönelik, dış göç tartışmalarıyla ilgili nahoş eleştirilerde bulundu. CSU’nun devasa bir hata yaptığı malum. Çünkü bu popülist tavır, Bavyera Eyaleti’nde tek başına iktidarda olan CSU’ya yaramadı. Tam aksine merkezleri Oberbayern’de ve partinin birinci sıra adayları Markus Ferber’in de memleketi olan kaleleri Suab’da dahi iki haneli eksi puanlara yol açtı. Bu seçim hezimeti sonuçsuz kalmayacaktır.”

Süddeutsche Zeitung gazetesi, AP seçim sonuçlarını, aşırı sağın elde ettiği başarı açısından değerlendirdiği bir yoruma yer veriyor. Gazete, popülizmin, İtalya’da Bebe Grillo, İngiltere’de Nigel Farage ve Fransa’da Marine Le Pen taraftarlarınca çağrılmış ‘kötü bir ruh’ olduğunu söylüyor. Yorum şöyle devam ediyor;

“Avrupa şimdi karmaşayla dolu bir döneme girecek. Sorun yine Avrupa Birliği’nin varlığı, kurumları ve politikalarının inandırıcılığı üzerinde yoğunlaşıyor. Seçimlerin birçok sonucu sarsıcı ancak Avrupa işlemeye ve çalışmaya devam edecek. Avrupa inandırıcılığını sadece, güney ülkelerde gençler arasındaki işsizlik sorunuyla mücadelede ya da ticari anlaşmalar için savaş vererek kazanamayacak. Avrupa ancak herkesin cüzdanında, elektrik faturasında ya da organik gıda marketlerinde yarar sağladığı zaman inandırıcı olabilir. Ve Avrupa bir beş yıl sonra Avrupalı seçmenler ‘kötü ruhu’ kovduklarında inandırıcı olacak.”

Kölner Stadt-Anzeiger gazetesinin aynı konuya dair yorumu şöyle;

“Avrupa Birliği her daim varlık sorunuyla bağdaştırıldı: Borç krizi, Euro krizi, mali kriz, kuzey güneye karşı… Bu arka plan göz önünde bulundurulduğunda, bu sonuç bir başarı. Çünkü bu sonuçlar özünde AB’nin onaylandığını gösteriyor. AB’nin görevi, gelecekte hatalarını düzeltmek ve insanlara daha yakın hale gelmek.”

Badische Neueste Zeitung gazetesi da AP seçim sonuçlarına dair bir yoruma yer veriyor. Gazete, seçim sonuçlarının bir dönüm noktası olabileceğine dikkat çekiyor;

“Strasbourg rotasında bir tutkunun uyanışı mı gerçekleşiyor? Bu çok abartılı bir yorum olur. Ancak, AP seçimlerine paralel, aynı gün düzenlenen yerel seçimlerin motivasyonuyla sandık başına giden seçmenler göz önünde bulundurularak, Avrupa vatandaşlık bilincinin keşfinden de konuşulmamalı. Ancak 25 Mayıs 2014, bir dönüm noktası, bir işaret olabilir. Avrupa zor dönemlerde de yine motive olmuş durumda.”

Bu haberi BBCTürkçe, DW.DE, AFP‘den derleyerek hazırladık.

 
 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir