Faşizmin güvenlik zihniyetine karşı bireyi merkezine alan özgürlük

Ali Kemal Yenidünya

Britanya
Ali Kemal Yenidünya  @eli_newworld

Soma’da yediğimiz tokatın ve Okmeydanı’nda (Başbakan’ın sabrına gıpta ettiği ve Bülent Arınç’ın da dualarla andığı) polislerin kurşunlarının hedefi olan iki kişiyi yitirmemizin ardından devlet ilk adımı attı. Hanemize eklenen son 25 TOMA için 6 milyon 125 bin dolar ödedi. Ardından, Soma’da ölenler için de elini cebine attı ve ailelerine ortalama bin 500 lira “ölüm aylığı” bağladı.

Fotoğraf: http://aram-rk.blogspot.com.tr/2011/06/kurds-protesting-trip-of-turkish-prime.html

Fotoğraf: http://aram-rk.blogspot.com.tr/2011/06/kurds-protesting-trip-of-turkish-prime.html

‘Büyük’ bir devlet olmanın verdiği kibirle (gözetleme teknolojisini artık Türkiye’ye satmayacağını duyuran) Almanya’nın yolunu tutan başbakan, ‘mağdur’ edebiyatını sonuna kadar kullandı gene. Gezi olayları, 17 Aralık ve Okmeydanı üçgeninde, ‘Yeni Türkiye’ ve ‘darbeci, paralel yapı’ karşıtlığı üzerinden hiç utanmadan çığırabildi Okmeydanı’nda “iki gencimizi öldürdüler” diye.

Defalarca Berkin Elvan için ‘denildiği gibi ekmek almaya gitmediğini biliyoruz’ minvalinde açıklamalar yapan başbakanın oluşturmaya çalıştığı ‘ideal gösterici/protestocu’ algısı Okmeydanı için de geçerliydi. Tıpkı 1 Mayıs 2013’te, İstanbul Valisi Avni Mutlu tarafından ‘marjinal örgüt üyesi’ ilan edilip başından gaz fişeği ile vurulan Dilan Alp’e yapıldığı gibi! ‘Eşkıya’ Metin Lokumcu’ya ve ‘çapulcu’ Ethem’e, Ali İsmail’e, Mehmet’e, Abdullah’a yapıldığı gibi!

Bu sefer, Bülent Arınç çıktı ekranlara o malumatfurus tavrıyla. “Meseleye uzaktan bakan bir yurttaşımız, seken kurşunla dahi yaralanmış dahi olsa…” diyerek ‘meşru’ göstermeye çalıştı polisin muhalefetini dile getiren insanlara karşı uyguladığı orantısız şiddeti. İnsanlara nerede ve nasıl muhalefet yapmaları gerektiğini, yeri geldiğinde işkence, yeri geldiğinde de bir kurşun ile anlatma ‘sanatı’nı yani faşizmi tasvir ettiler mütemadiyen. Beşir Atalay’ın AKP için bahsettiği ‘devrimci muhafazakar’ nitelemesi bize bu kafa karışıklığının nereden kaynaklandığını da bir kez daha hatırlatıyor böylece!

Bütün bu olumsuzlukların bağrında çok önemli kazanımlar da var. Berkin Elvan’ın ailesinin Uğur Kurt’un cenazesine koşması, Ali İsmail’in annesinin Berkin’in annesine sarılması, Roboskili ailelerin Soma’yı ziyaret etme kararı… Bu genişleyen farkındalık ağı, karşısına aldığı ‘zalim’in yaratmaya çalıştığı ‘az güvenlik-çok güvenlik’ sığlığına karşı toplumsal bilinçlenmeyi merkezine ‘insan’ı alacak şekilde derinleşmektedir ve birbirinden faklı olarak gelişen olayların aynı algı sürecinde işlenerek daha sağlıklı bir muhalefet zeminini oluşturmasını sağlamaktadır.

İktidarın ‘mazlum’ şiirlerine karşı ortaya konacak bu bağlamın içi de buna uyumlu motivasyon ve araçlarla ile doldurulmalıdır. Nerede içki içileceğini, nasıl ibadet edileceğini, kaç çocuk yapılması gerektiğini dikte eden bir yönetim anlayışını barışçıl yollarla sindirmenin yegane yolu, bu farkındalığın sivil toplum örgütlerince sokaklara yayılmasından geçmektedir.

Yazarın Diğer Yazıları
http://www.dagmedya.net/author/ali-kemal-yenidunya/

 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Ali Kemal Yenidünya

Ali Kemal Yenidünya, Ankara Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler mezunudur. Şu anda, Birmingham Üniversitesi'nde doktora yapmaktadır. Araştırması, İsrail'in güvenlik politikası ve söylem analizi düzeyinde Filistin sorununa yansıması üzerinedir. Kendisi aynı zamanda 'Enduring America WorldView' isimli haber sitesinde yazmaktadır ve Dağ Medya politika yazarıdır. ----- Ph.D. candidate at the University of Birmingham, studying Israeli security discourse. Contributing editor of Enduring America WorldView. Birmingham · http://www.enduringamerica.com and Dağ Media policy writer.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir