“Gelecek Nesil AKUT’la Afetlere Hazırlanıyor”

SOMA’DAKİ MADEN KAZASINDA HAYATINI KAYBEDEN ÇALIŞANLARA ALLAH’TAN RAHMET, GERİDE KALAN AİLELERİNE, YAKINLARINA SABIR DİLİYORUZ. BİR DAHA BU İHMALLER, KAÇAK İŞLER YÜZÜNDEN ÜLKEMİZİN GÜZEL, FEDAKAR, AZ İLE YETİNMEYİ BİLEN İNSANLARIMIZA HAYATİ ACILAR YAŞATILMAMASINI, BU TÜR OLAYLARIN SON OLMASINI UMUT EDİYORUZ. UNUTMA! UNUTTURMA!

http://im.htspor.com/2014/05/16/948764_620x310.jpg?1400230524

http://im.htspor.com/2014/05/16/948764_620x310.jpg?1400230524

zuhal tuzcuuuKadıköy / Arkeoloji Yazarı Zuhal Tuzcu
@zuhaltuzcuu / info@dagmedya.com

AKUT Arama Kurtarma Derneği tarafından, İstanbul Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle 13 Mayıs 2014 tarihinde, Kadir Has Üniversitesi Cibali Salonunda, saat 10.00-17.30 arası “Gelecek Nesil AKUT’la Afetlere Hazırlanıyor” çalıştayı düzenlendi.

Açılış konuşması, AKUT adına Ali Nasuh MAHRUKİ ile başlayıp İSTKA adına Zeynep ŞİŞKOLAR ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü adına Muhammer YILDIZ’ın konuşmaları ile devam etti.

 Ali Nasuh Mahruki ve Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı Ekibi

Ali Nasuh Mahruki ve Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı Ekibi

Paneli “Proje Sunumu” başlığı ile başlatan AKUT Vakfı Genel Müdürü Jülide Ergin, projenin akışını şu başlıklar altında, açıklamaları ile aktardı:

– Projenin Amacı: Dönem: 01.09.2013 – 31.05.2014

Genel Amaç: Afet bilincine sahip ve afetlere hazırlıklı bir toplumun temellerini atmak.

Özel Amaçlar:

• Afet öncesi, anı ve sonrasında yapılması gerekenlerle ilgili teorik ve uygulamalı eğitimler düzenlemek.

• Gelecek nesillerin afetlerden daha az zarar görmesine önderlik etmek.

• Katılımcı eğitim modeli ile çocukların iletişim becerilerini güçlendirerek sosyal gelişimlerine destek olmak.

• Afetlere yönelik risk azaltmada gençlerin hayatın her alanına dahil ederek alternatif uygulama modellerini yaygınlaştırmak.

– Projenin Gerekçesi – I:

• Afet olgusu karşısında afet olmadan önce gerçekleştirilecek risk azaltma faaliyetlerinin arttırılması, önleme, zarar azaltma, hazırlık, acil müdahale ve iyileştirme problemlerine çözüm arayan bütüncül çalışmalar yürütülmelidir.

• Afet olduktan sonra müdahalelerde değil, afet olmadan tehlikenin yaratacağı riskleri belirleyip bu risklerden korunmak, zarar azaltma ve hazırlık kültürü yaygınlaştırılmalıdır.

– Projenin Gerekçesi – II ise şu cümle ile açıklandı: “Felaket başa gelmeden evvel önleyici ve koruyucu tedbirler düşünmek lazım. Felaket geldikten sonra dövünmenin yararı yoktur.” Mustafa Kemal Atatürk

– Proje Gerekçesi – III:

• Toplumun geleceğini oluşturan çocuklar, gerek bilgi eksiklikleri gerekse fiziksel kapasiteleri itibarı ile afetlerin yaratacağı tehlikelere en açık kitleyi oluşturmaktadır.

• Afetler, çocukların adlandıramadıkları ve neden sonuç ilişkisini kuramadıkları doğa olaylarıdır.

• Afetlerle ilgili çocukluk çağından itibaren bilinç düzeyinin artırılması, afetlere hazırlık bir neslin temelleri atılmasında çok önemlidir.

Jülide Ergin

Jülide Ergin Fotoğraf / Zuhal Tuzcu

– Proje Hedefleri:

• 15 ilkokul ve 15 lisede 90 Deprem Bilinçlendirme Semineri ile 12.000 öğrenci

• 15 İlkokulda Toplumsal Değerler Eğitimi ile 300 öğrenci

• 15 lisede Afet Bilinçlendirme eğitimi ile 300 öğrenci

• 1 adet özel içerikli Kutu Oyunu

• 9-12 yaş grubu çocuklara hitap eden Çizgi Film

– Ekibimiz: Ekip fotoğrafları gösterildi.

– Proje Sonuçları:

• Deprem Bilinçlendirme Semineri

15 ilkokul

15 lise

94 oturum

11.657 öğrenci

310 öğretmen

 • Toplumsal Değerler Eğitimi

15 ilkokul

308 öğrenci

 • Afet Bilinçlendirme Eğitimi

15 lise

370 öğrenci

 • Eğitim Değerlendirme Sonuçları

3 ilkokul – 404 öğrenci

2 lise – 160 öğrenci

 • Eğitim Değerlendirme Sonuçları İlköğretim – I

Öncesi ve sonrası anket sonuçlarına bakıldığında evdeki eşyaların depreme uygun düzenlenmesi, deprem anında güvenli nokta, acil durum çantasında yer alması gereken eşyalar ve deprem sonrası buluşma noktası ile ilgili alınan cevaplarda olumlu yönde etki sağlandığı görülmüştür.

 • Eğitim Değerlendirme Sonuçları İlköğretim – II

Öncesi ve sonrası anketleri karşılaştırıldığında deprem sonrasında binaya girilmeme nedeni olarak görülen ‘bina hasarlı veya bina yıkılmıştır’ algısı eğitimlerden sonra ‘tehlike teşkil etmesi ve artçı depremler’ olarak ön plana çıkmıştır.

Eğitimleri sonrasında öğrencilerin aileleri ile paylaşması %20 oranında artmıştır.

İlköğretimde okuyan çocukların eğitim sonrası yazdıkları mektuplardan örnekler.

İlköğretimde okuyan çocukların eğitim sonrası yazdıkları mektuplardan örnekler. Fotoğraf / Zuhal Tuzcu

 • Lise Proje Sonuçları

Öncesi ve sonrası anket sonuçlarına bakıldığında acil durum ve afet arasındaki fark, evdeki eşyaların depreme uygun düzenlenmesi, deprem anında güvenli nokta ve yapılması gerekenler, yangın durumunda yapılması gerekenler ve sel anında yapılması gerekenler ile ilgili alınan cevaplarda olumlu yönde etki sağlandığı görülmüştür.

Medyadaki afet haberlerine yönelik öğrenci görüşlerinin büyük ölçüde olumsuz yönde olduğu tespit edilmiştir.

Eğitimlerin sonrasında öğrencilerin bilgileri çevreleriyle paylaşımı %61,3’dir.

Kutu Oyunu

Kutu Oyunu Fotoğraf / Zuhal Tuzcu

Ergin, Türk toplumunun afetlere hazırlıklı olmadığını vurgulayarak, sunumunun sonunda katılımcılardan gelen “Hazırlanan 4 bölümlük çizgi filmin kanallarda, internette vb. mecralarda da yayınlanması söz konusu mu?” sorusuna “Yeterli fon sağlanırsa 4 bölümden oluşan çizgi filmi yaymak istiyoruz.” cevabını vererek konuşmasını sonlandırdı.

Jülide Ergin’in ardından “Afetler Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar” başlığı ile AKUT Teknik Lojistik Birim Sorumlusu Murat BAKAN söz aldı. Söz konusu başlıklar ve açıklamaları:

• Kapı Eşiği Güvenli mi?

“Yıllar önce böyle olmadığı ortaya çıktı. Binanız deprem standartlarına uygun ise çok fazla bir şey yapmaya gerek yok tabi. Standartlara uygun değil ise kapı eşiği yerine “Yat – Korun – Tutun” üçlüsünü uygulamamız gerek. Kapı eşiği kerpiç binalarda bir nevi etkili olabilir. Bazı okullarda hala kapı eşiğinin güvenli olduğu anlatılıyor. Bu yanlıştır.”

• Deprem Sonrası Telefon ile İletişim Etkili mi?

“Deprem sonrası telefon hatları kullanılmaz duruma geliyor. Acil durumlarda bu hatlar kullanılamaz. Bu yüzden etkili değildir.”

• Ağaç ve direk yanları açık alanlarda güvenli. Doğru mu?

“Çevreden risk oluşturacak hiçbir şeyin yanında durmamamız gerek. Binanın katından 1,5 kat daha uzaklaşmak gerekiyor. İstanbul için bu zor bir durum.”

Erciş-Van / Deprem Arama Kurtarma Operasyonu / Ekim 2011. http://www.akut.org.tr/operasyon-fotograflari

Erciş-Van / Deprem Arama Kurtarma Operasyonu / Ekim 2011. http://www.akut.org.tr/operasyon-fotograflari

 • Düdükle ve bağırarak birbirimizi buluruz. Nasıl olacak?

“Düdüğü sürekli yanınızda taşıyor olmanız gerek. Yani deprem sırasında da ya boynunuzda ya da yakınınızda bulunması gerekli. Bu pek mümkün değil. Uzun süre düdük çalmak susuzluk, yorgunluk, enerjisizlik olarak size geri döner. Göçük altında kaldıysanız kurtarma ekiplerinin sizi duyabilmesi için düdüğü düzenli bir şekilde çalıyor olmanız gerek. O durumdayken düzenli çalmak imkansızdır. Bu yüzden düdük etkili bir yöntem değildir.”

• Salgın Hastalıklar – Herkes hastalıkla karşı karşıya mı?

“Sadece afetin olması ile salgın hastalık ortaya çıkmaz. Salgın hastalığın gelişmesi için patojen maddenin mevcut olması gerek. Mevcut değilse mümkün değil.”

İkitelli - İstanbul / Sel Arama Kurtarma Operasyonu / Eylul 2009. http://www.akut.org.tr/operasyon-fotograflari

İkitelli – İstanbul / Sel Arama Kurtarma Operasyonu / Eylul 2009. http://www.akut.org.tr/operasyon-fotograflari

• Sel anında sudakileri kurtarmak için atlamalıyız. Bizi kim kurtaracak?

“Suyun içinde hareket eden kişiye tek başımıza müdahale edemeyiz. Asıl olan kurtarıcının güvenliğidir. Ya 2 kişi ya da doğadan yardım almalıyız. Örneğin; ağaca bağlı iple yardım alıyor olmalıyız.

Hızlı akan suda (sel ise) suyun altından nelerin geldiğini tahmin edemezsiniz. Görme ihtimali yoktur. Bu durumda baş arkada ayaklar önde olacak vaziyette tutunacak yer arayarak ve en yakın kara parçasına doğru kendimizi yönlendirerek kurtulabiliriz.

• Yangın söndürme ile her yangına müdahale edebiliriz.

“Yangın sınıflarını çok iyi bilmeliyiz. Örneğin mutfak yangınları çok fazladır.”

Bingol / Yangin Söndürme Operasyonu / Temmuz 2006. http://www.akut.org.tr/operasyon-fotograflari

Bingol / Yangin Söndürme Operasyonu / Temmuz 2006. http://www.akut.org.tr/operasyon-fotograflari

Sıradaki sunum “Afet Psikolojisi“ başlığını ele alan Dr. Psikolog Mert AKÇANBAŞ ile devam etti. Katılımcılarla paylaştıkları şu şekilde: “Tramva, insan vücudunun dışarıdan yardım almadan kendi kendini onaramama durumudur. Afetler, bizim ölümle yüzleştiğimiz anlardır. Afetten önceki kişi afetten sonra aynı kişi olmayacaktır.

Bizler afetleri insan kaynaklı (Çernobil vb.) olanlar ve doğal afetler (sel, çığ, deprem) olarak ikiye ayırırız. Ama doğal kaynaklı afet yoktur. Tüm afetler insan kaynaklıdır. Travmaların nedeni insanlardır. Doğayı kendi istismarımız için suçlayamayız.

Öncelikle de çocukların, kadınların ve sakatların afetler olmadan eğitilmeleri gerekir. Kadınlar erkeklere göre biyolojik olarak travma geliştirmeye daha meyillidir.

Afetin zararına en iyi gelecek şey sevgidir. Olay anında destek olmak çok önemli. Psikologlardan önce gönüllü, orada bulunan insanların yapması gereken budur. Afet durumlarında söylenecek çok söz yoktur ama sözler yerine bir bakışınız bile onların yanında olduğunuzu gösterecektir.”

Serap ALTEKİN - Zuhal TUZCU. Fotoğraf / Neslihan İpek

Serap ALTEKİN – Zuhal TUZCU. Fotoğraf / Neslihan İpek

Son konuşmacı olan Uzman Klinik Psikolog Serap ALTEKİN de “Afet Sonrası Çocuk ve Gençlerde Ruhsal Tramva ve Bu Süreçte Medya Yayınlarının Etkileri” başlığında sunumunu yaptı. Her tür yaşamsal değişimin insanlar için stres kaynağı olduğunu vurgulayarak konuşmasına başlayan Altekin şu notları aktardı:

Medyanın Sorumlulukları ve Çocuk Odaklı Habercilik

• Mutlaka doğru bir bilgilendirme ve doğru yönlendirme ile birlikte verilmeli

• Uzman görüşlerine, yardım ve destek kaynağı kurum ve kuruluşlar hakkında bilgiye yer verilmeli

• Olumlu rol model teşkil eden, özendiren, motive eden, takdir eden haberlere de mutlaka dengeli şekilde yer verilmeli

• Basite indirgenmiş neden-sonuç ilişkileri kullanılmamalı

• Özendirici, kahramanlaştırıcı, yüceltici, romantize edici temsiller, kurgular ve ifadeler kullanılmamalı

• “Flaş flaş flaş”, “şok şok şok”, “olay olay olay” gibi sansasyonel, abartılı başlıklar kullanılmamalı

• Dramatize etmeden, yalın ve nötr bir dille, bilgiye ve habere odaklı verilmeli

• Çocukları cinsellikle ilişkilendiren görüntüler kullanılmamalı

• “Şiddetin pornografisi” haline gelecek bilgi ve görüntüler, örnek temsil edecek ve çarpık rol model teşkil edecek detaylar verilmemeli

• “Çocuk gelin”, “Cinnet” gibi ifadeler kullanarak şiddet ve istismar meşrulaştırılmamalı

• Nefret dili ve ayrımcı söylemlerden, toplumsal cinsiyetçi dilden arınmış, etiketlemeyen, herhangi bir kişiyi ya da kurumu suçlayıcı, yargılayıcı olmayan bir dil ve üslup kullanılmalı

• Çocuğun bir birey olduğu ve temel hakları olduğu bilgisi yaygınlaştırıcı ve gözetilmeli

• Çocuk odaklı, çocuk yararına haberlere, yayınlara ve programlara daha fazla yer verilmeli

• Çocuğun kimliği ve yüzü deşifre edilmemeli, masumiyet karnesi gözetilmeli

• Şahıslar yerine suça ve konuya odaklanılmalı

Serap ALTEKİN. Fotoğraf / Zuhal Tuzcu

Serap ALTEKİN. Fotoğraf / Zuhal Tuzcu

Medyadaki İntihar Haberlerinin Etkileri

• İntiharla ilgili medya yayınları (yazılı ve görsel haberler, şov ve magazin programları, diziler, filmler, klipler vb.) sonrasında intihar oranlarının yaklaşık %1-7 arttığı saptanmıştır.

• Bu artışın nedenleri:

– Taklit etme ve yöntemi model alma

– Özdeşleşme, kahramanlaştırma, romantize etme

– Basite indirgenmiş neden sonuç ilişkileri ile kodlama

– Duyarsızlaşma, normalleştirme

Psikoloji literatüründe “cinnet diye bir kavram yok!

Serap ALTEKİN. Fotoğraf / Zuhal Tuzcu

Serap ALTEKİN. Fotoğraf / Zuhal Tuzcu

Geleneksel Medya & Sosyal Medya

Etkisi, kullanılma amacına ve biçimine göre değişir!

• Bilgiye, habere ve gerçekliğe ulaşma aracıdır

• Bilinçlenme ve gelişim aracıdır

• Etkili bir örgütlenme, destek ve dayanışma aracıdır

• Bir propaganda ve beyin yıkama aracıdır

• Kapitalizme hizmet eden bir reklam ve tüketim aracıdır

• Analitik düşünme ve sorgulama yetisini sekteye uğratan bir araçtır

Medyada Sık Rastlanan İhlaller & İhmaller

• Katılım ve temsil hakkı ihlali ve etik ihlaller

• Medyada çocuk temsiliyetine yer vermeme veya seçici / ayrımcı biçimde yer verme

• Etiketleme, ayrımcılık, stereotipik dil

• Kimliğin deşifre edilmesi, fotoğraf, isim veya inisiyal kullanılması

• Sansasyonel ve dramatik ifadeler kullanılması

• Basite indirgenmiş neden-sonuç ilişkileri

• Öğrenilmiş / öğretilmiş çaresizlik

• Destek ve yardım kanallarına dair bilgilendirme eksikliği

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi

18 yaşın altındaki bireyler çocuktur ve her çocuk bir birey olarak temel hak ve özgürlüklerine sahiptir.

Çocuk hakları:

– Yaşama

– Sağlıklı gelişim ve eğitim

– Korunma

– Katılım ve ifade

Travma ve Travmatizasyon

Travmatizasyon şu orana bağlıdır:

                      Travma Faktörleri (şiddet / yoğunluk / kayıp)

      ___________________________________________________

         Koruyucu Faktörler (güç / dayanıklılık / destek / tedbir / bilinç)

Travmatik Olayın Travmatize Edici Etkisi

• Birincil Travma

Kişi, travmatik olayda doğrudan hedeftir, mağdurdur. (İşkence görenler, istismar edilenler, kazada yaralananlar, enkaz altında kalan ve kurtarılanlar…)

• İkincil Travma

Kişi, travmatik olayın birincil mağduru ile yakın duygusal veya sosyal ilişkidedir. (Kaybolan, öldürülen, tecavüze uğrayan kişilerin yakınları, aileleri, arkadaşları…)

• Üçüncül Travma

Kişi, birincil ya da ikincil mağdur ile profesyonel bir ilişkidedir. (Tesadüfi gözlemciler, arama kurtarma ekipleri, gönüllü destek çalışanları, travma sahası ruh sağlığı çalışanları, medical sağlık çalışanları ve medya üzerinden haberdar olan izleyiciler…)

Serap ALTEKİN. Fotoğraf / Zuhal Tuzcu

Serap ALTEKİN. Fotoğraf / Zuhal Tuzcu

Çocukların Travmadan Etkilenme Düzeyini Belirleyen Faktörler

• Maruz kalma, tanık olma süresi ve şiddeti

• Kendisinin ve yakınlarının aldığı hasarın derecesi

• Stresle baş etme, problem çözme ve iletişim gücü ve repertuarı

• Sosyal ve duygusal destek ağları

• Anne-babasının ve yakın çevresinin etkilenme düzeyi ve baş etme, problem çözme ve iletişim kapasitesi

• Medyadaki yayınlarda kullanılan dil, üslup ve görüntüler, bu yayınlara maruz kalma biçimi ve sıklığı, anne-baba veya bir yetişkinin eşliğinde olup olmadığı

Travmanın Çocuklar ve Ergenler Üzerindeki Etkileri

• 0-2 yaş

Huzursuzluk, daha fazla ağlama, uyku zorluğu, daha fazla dokunma ve kucak ihtiyacı

• 3-7 yaş

Korkular, kabuslar, terk edilme korkuları

• 8-12 yaş

Uyku problemleri, kabuslar, somatik şikayetler, okul başarısında düşüş, aşırı hareketlenme, hırçınlaşma ya da geri çekilme ve içe kapanma, gelişimsel geri dönüş davranışları, tekrarlayıcı kendini sakinleştirme davranışları

• 13-18 yaş

Somatik şikayetler, uyku iştah problemleri, karşı gelme ve kurallara uymama davranışı, depresif belirtiler, kaygı ve stres belirtileri, varoluşsal sorgulamalar

Travma, Medya ve Çocuk

• 2 yaş öncesi çocuklar için televizyon ve bilgisayar önerilmez.

• Çocuğun gelişim özelliklerine uygun programlar, çocuk gelişimine önemli olumlu katkılar sağlayabilir.

• Televizyon veya medya ürünleri karşısında çocuk yalnız bırakılmamalıdır, bir yetişkinin eşliği ve rehberliği önemlidir.

• Medya okur yazarlığı çok önemli bir koruyucu, önleyici mekanizmadır.

• Çocukların travmatik olayları nasıl algılayacağı ve nasıl etkileneceği, çevresindeki yetişkinlerin tepkilerine ve yaklaşımlarına bağlıdır.

• Çocukların yanında travmatik olayların detaylarından bahsetmemek gerekir; bu onlar için korkutucu olabilir.

• Çocuklar o sırada dinlemiyormuş ve ilgilenmiyormuş gibi görünse de aslında dinliyor ve yorumluyor olurlar. Bahsi geçen olayın kendi başlarına gelebileceğini düşünebilirler ve bu onları korkutabilir, kaygılandırabilir.

• Çocukların konuyla ilgili soruları mutlaka yanıtlanmalıdır, çocuk belirsizlikle bırakılmamalıdır.

 Travma

• Travmayı travma yapan esas şey olayın kendisi değil, yarattığı etkidir, olay etrafında meydana gelen diğer olaylardır, olaya diğerlerinin verdiği tepkilerdir.

• “Temasın kesildiği an”

• “Artık aynı hiçbir şeyin aynı olmadığı, olmayacağı” bir hayatın başlangıcı

• İnsanın ruhsal ve bedensel varlığına ve bütünlüğüne tehdit oluşturan veya zarar veren,

• Günlük hayatın akışında bir kırılmaya neden olan genel uyumu ve işlevselliği sekteye uğratan,

• İnsanın baş etme gücünü ve dayanma sınırlarını aşan,

• Kendisine, insanlara ve hayata, dünyaya ilişkin inanç ve düşüncelerinin temelden değişmesine neden olan,

• Çaresizlik hissettiren sarsıcı hayat olaylarıdır.

Stres & Travma

• Stres: Değişim

• Travma: Katastrofik Değişim

Travma haberleri travmatize etmesin!

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Zuhal Tuzcu

Arkeolog. 12 Haziran 2012'de Dağ Medya'ya katıldı. Arkeoloji üzerine yazılar yazıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir