Ali Kemal Yenidünya /Britanya

Soma’daki katliamın acısı hepimizi kavuruyor. Öyle mi gerçekten? Bir hükümet var karşımızda sandıktan yeni çıkan. Ateş gibi, dokunan yanıyor! Bu korku imparatorluğunun bir de “mümin yüzü” var aslında! Hepinizin yakından tanıdığı bir isim! Diyanet İşleri Başkanlığı! Başbakanlık’a bağlı bu kurumun bir de her resmi durumda, selefleri gibi dinsel kıdem anlayışı oluşturan ve sünnetliği andıran kıyafetinden asla ödün vermeyen ‘mümin yüzlü’ bir başkanı var, Mehmet Görmez.

İşte, bu Diyanet’in bu haftaki hutbesini merakla bekledim. Başlık çok özel seçilmişti: “Müminler Tek Vücut Gibidir!” Girişte, ‘imtihan’dan ve ‘sabır’dan bahsediliyor. Kuran gene alet ediliyor bu ‘Devlet birdir’ diye haykıran mariz sofraya! Ardından, ‘hadis’ adı altında Muhammed peygamberin söylediği iddia edilen kelimelerde de ‘sabır’ vurgusu var. Öyle bir ‘sabır’ ki bu, tek vücut halinde devlete secde etmeyi emrediyor gelecek satırlarda.

“İsrail dölü” söylemi ve hatta, Yusuf Yerkel’in tekmeleri bile unutturmak için canla başla mücadele ediyorlar Soma’nın haklı öfkesini. Tam bu esnada, “şehit” deniliyor bu güzel insanlara! Kullanıldığı bağlam büyük bir ataletsizliği emrediyor, ket vuruyor insanın aklına.

“Kardeşlerim” diye sesleniyor metin her paragraf başında ve ekliyor: “Bugünler, mümin kardeşliğinin sevgide, diğerkamlıkta, fedakârlikta, yardımlaşmada, dayanışmada imtihan günleridir.” Yukarıda okuduğunuz her bir determinist söylem, Soma’nın ne altında ne de üstünde canını toprağa bırakan yüreklerin eşsiz hikayelerini anlayabilir. Doğru tektir onlar için. Başınıza ne gelirse gelsin, yöneticilerinize itaat edin!

Bnv_WNBIMAAZ5Hk
 

Sabır; susmak, devlet otoritesine teslim olmak demektir Diyanet’e göre. Mücadele demek değildir mesela! Sorgulamak, öfkesi soğumadan hesap sormak ve devrim yapmak hiç değildir! Allah adına karar alıp veren bir kurumun dayatabileceği en büyük madrabazlık, devleti sorgulamanın Allah’ın otoritesini sorgulamakla eşdeğer olduğu algısıdır! Bundan daha büyük bir siyasi proje söyleyiniz bana! Muhafazakarlık denen illetin kökü bu putlarda barınmaktadır.

Nasıl bir aymazlıkla bir iktidar partisi diyebilir ki, yüreği yanan ağabeyin feryadı ‘ideolojik’tır diye? Hangi başbakan yumruk atabilir vatandaşına? Kim, 2010’daki Zonguldak maden faciasından sonra “Güzel öldüler!” cümlesini sarf edebilir? Ben söyleyeyim. Aynı cuma günü kameraların karşısına çıkıp, “Zenginler mi maden çıkarsın?” diyecek kadar aklımıza küfreden hükümet sözcüsü Hüseyin Çelik’in parçası olduğu bir iktidar anlayışı söyleyebilir! İşçileri “ayak,” ateistleri, “terörist” olarak gören, yüreği bir Elvan için yanmayacak kadar katılaşmış bir başbakanın partisi söylenebilir!

Başbakan, Van depreminden sonra büyük bir tebessüm ile kendisine hediye verilen merhum Yunus Geray’ın portresini tuttuğu gibi bir başka Somali madencinin de resmini aynı ifade ile tutar mı bilmem ama bildiğim tek bir şey var ki, o da başbakan için her durumdan iki karşıt kamp çıkartmanın imkansız olmadığıdır! Her şey ile suçlanabilirsiniz bu ülkede! ‘Usta’nın da dediği gibi, “Yuh çekersen, tokatı yersin.”

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Ali Kemal Yenidünya

Ali Kemal Yenidünya, Ankara Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler mezunudur. Şu anda, Birmingham Üniversitesi'nde doktora yapmaktadır. Araştırması, İsrail'in güvenlik politikası ve söylem analizi düzeyinde Filistin sorununa yansıması üzerinedir. Kendisi aynı zamanda 'Enduring America WorldView' isimli haber sitesinde yazmaktadır ve Dağ Medya politika yazarıdır. ----- Ph.D. candidate at the University of Birmingham, studying Israeli security discourse. Contributing editor of Enduring America WorldView. Birmingham · http://www.enduringamerica.com and Dağ Media policy writer.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir