“Balıklar acıyı en az insanlar kadar hissediyor “

Yeni başlayanlar için: Balıklar acıyı hisseder. Her birinin kendine has bir karakteri vardır ve sosyal ilişkilere sahiptirler. Fakat bu güzel canlıların her yıl milyarlarcası insanlar tarafından yenmek üzere öldürülüyor…

Pek çok insan, balıkların düşük frekanslı seslerle iletişim kuruyor olduğunu öğrendiğinde şaşırır. Biz, bu sesleri yalnızca özel araçlar kullanarak duyabiliriz. Hatta bazı balıklar partnerini etkilemek için şarkı bile söyler. Pek çoğu, yavrusu için yuva inşa eder. Saklanmak için taşları bir araya getiren balıklar da vardır.

Balina

Macquarie Üniversitesi’nde balık davranışı üzerine uzman olan Dr Culum Brown şöyle söylüyor: “Balıklar göründüklerinden daha akıllıdırlar. Hafıza gibi pek çok alanda bilişsel becerileri, insanların dışındaki primatları da içeren omurgalılarınkiyle karşılaştırılabilir hatta bazılarını geçebilir.” Brown, yetişkin balıkların, genç balıkları, yırtıcılar ve hatta av makinelerinin sesleri konusunda eğittiklerini keşfetti.

“Balıkların öğrenme ve hatırlama yetilerine ve çeşitli bilişsel becerilere sahip olduklarını öğrendik.”
— Dr. Theresa Burt de Perera, Oxford Üniversitesi

Bilim insanları balıkların acıyı hissettiği konusunda hemfikir. Bize ve diğer memelilere çok benzeyen bir sinir sistemine sahipler. Özellikle ağız bölgeleri çok hassas. Neden? Çünkü bu bölgeyi -aynı bizim ellerimizi kullandığımız gibi- dokunmak ve yiyecek aramak için kullanıyorlar.

Yani olta elbette acıtır! Eğer ses çıkarabiliyor olsalardı acının ve korkunun çığlıklarını duyardık, çünkü bu yaralı ve dehşete kapılmış hayvanlar denizden su yüzüne çekilir ve boğulurlar.

Oltanın verdiği acı, anestezi uygulamadan diş ameliyatı yapmaya benzer. — Dr. Tom Hopkins, Deniz Bilimi Profesörü, Alabama Üniversitesi

Ticari Balık Avı

Ağ ile avlanma ticari balık avının en çok kullanılan ve en tahrip edici yöntemidir. Okyanusa bırakılan büyük ağlar karşılarına çıkan her canlıyı içine hapseder; yunusları, köpek balıklarını ve diğer tüm çeşit deniz canlılarını. Tarama ağları okyanus yüzeyindeki her şeyi ezer, yüzlerce yıllık mercan resifleri de buna dahildir.

Hayvanlar büyük ağlar içinde yüzeye çıkarılırken pek çoğu diğer kurbanların ağırlığı altında ezilerek ölür. Daha da kötüsü basınçtaki ani değişimden ötürü balıkların gözleri ve organları dışarı fırlar. Basınç değişimi aynı zamanda aşırı ağrıya ve hatta ölüme sebep olan dalgıçların vurgun adını verdikleri duruma sebep olur.

Ağlarda yakalanan canlıların yaklaşık yüzde 50’si istenmeyen hayvanlardır. Henüz ölmemiş olanları ise ölümcül yaralarla can çekişirler.

Balık Çiftlikleri

Balık çiftlikleri fabrika çiftçiliğidir. Yukarıda anlatılanlara çok benzer sorunlara sebep olurlar. Balıkların doğal olmayarak yığınlar halinde yaşamaya zorlanmaları strese, gerilime ve pek çok hastalığa yol açar. Balık çiftlikleri aynı zamanda başka balıklar için de yem hazırlar -1 kilogram ton balığı elde etmek için ton balıklarına yaklaşık 10 kilo sardalye yedirilir- yani balık çiftliklerindeki balıkları doyurmak için okyanuslardan daha fazla balık yakalamak gerekir.

Yüzlerce canı kurtarmak sizin elinizde. Balık avı, yalnızca tabağınızdakilerin ölümüne sebep olmuyor… Deniz canlıları için bir iyilik yapın ve hayvansal olmayan gıdaları tercih edin!

Çeviri: D. Ferahi
kaynakça: http://www.unleashed.org.au/

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir