Dersim Katliamı 77’nci yılında anıldı

Bugün Dersim Soykırımı’nın yıldönümü. 4 Mayıs 1937 Dersim Katliamı’nın 77’nci yıldönümünde Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Dersimli Sivil Toplum Örgütleri, katliamı lanetledi

dersim-katliami-77nci-yilinda-anildi-1

4 Mayıs 1937’de Bakanlar Kurulu kararıyla başlayan soykırım harekatında 70 bin Alevi Kürt katledildi. Dersim, hesap ve yüzleşme istiyor.

4 Mayıs 1937’de başlayan Dersim Tertelesi, bugün 77’nci yılına girdi. Dönemin CHP hükümetinin “Gayet gizlidir” ibareli kararıyla başlayan soykırım, cumhuriyet tarihinin en kanlı tertiplerinden biriydi. Kürt Alevilerin hedef alındığı harekatta, 70 bin insan kurşun, süngü, gaz ve uçaklarla katledildi.

Dersim Soykırımı sadece kıyımla değil Seyid Rıza öncülüğündeki görkemli direniş de tarihe geçti. Seyid Rıza’nın “Ben hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu. Ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun” sözleri, direniş geleneğini bugüne taşıyanların mirası oldu.

Dersim Katliamı kararının alındığı 4 Mayıs 1937 Dersim Tertelesi’nin 77’nci yıldönümünde, katliamda yaşamını yitirenler, başta Dersim olmak üzere Türkiye ve Avrupa’da düzenlenen etkinliklerle anılacak. Dersim’de, 1938 katliamına ait toplu mezarlarda insanlara ait kemikler ortaya çıkmaya devam ederken; devletin 77 yıllık politikasında bugüne kadar bir değişiklik olmadı. Katliama giden süreç, 4 Mayıs 1937’de Mustafa Kemal başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nda alınan ve başında “gayet gizlidir” ibaresi bulunan kararla başladı.

“Tunceli Tenkil Harekatına Dair Bakanlar Kurulu Kararı” adı altında, resmi rakamlara göre 16 bin, resmi olmayan rakamlara göre ise 70 bin Dersimli’nin katledilmesi kararı alındı. Yıllar sonra yayınlanan Genelkurmay belgelerinde, katliam kararının alındığı Bakanlar Kurulu kararında, harekatın Nazimiye, Keçikezen (Aşağı Bor) ve Sin hattında yapılacağına dair ifadelerin bulunduğu bilgileri ortaya çıkarken, aynı belgelerde katliamın yönetimine dair ayrıntılar ortaya çıktı.

1926’da başlayan süreç, 1934 İskan Kanunu ve 25 Aralık 1935’de çıkarılan “Tunceli Vilayeti’nin İdaresi Hakkında Kanun” ile Dersim adının Tunceli olarak değiştirilmesiyle devam etti. 1936’da Dersim’in en stratejik noktaları olarak gösterilen Amutka, Pulur, Karaoğlan, Sin, Haydaran, Danzik ve Burnak bölgelerine karakol yapımlarıyla başlayan işgal süreci, 11 Haziran 1938’de başlayan katliamlarla devam etti. 1938’de “yasaklı bölge” ilan edilen Kutudere, Kırmızıdağ, Sin, Halvori, Aliboğazı, Laç bölgelerinde gelişen halk direnişi, toplu katliamlar yapılarak bastırıldı. Katliam sonucunda resmi rakamlara göre 16 bin, resmi olmayan rakamlara göre ise 70 bin kişi yaşamını yitirdi. 6 bine yakın köy de boşaltıldı.

Yüzleşme şart

77 yıl önce Dersim Katliamı’nın başlangıcı olarak görülen ‘Tunceli Tenkil Harekatı’ kararının yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yapan HDP Eşbaşkan Yardımcısı Hatice Altınışık, ‘Tunceli’ adının değiştirilmesini, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerlerinin açıklanmasını ve sürgün edilenlerin zararlarını karşılanmasını istedi. Yazılı açıklama yapan Altınışık, Dersim’de Kürt kimliği ve Kızılbaş inancına sahip olanlara yönelik yapılan soykırımın üzerinden 77 yıl geçmesine rağmen yaraların hala kanadığını belirtti.

AYM yolu açık

Katliama ait toplu mezarların açılması için yapılan başvurulara ilişkin bilgi veren Av. Reyhan Helin Bulut, günümüze kadar yapılan bireysel başvuruların tamamının reddedildiğini söyledi. Bulut, “Konuyla ilgili UCM’ye yapılan başvurular var. Ancak Türkiye soykırım suçunu tanımıyor. Soykırım suçuyla ilgili yaptırım uygulanabilmesi için Türkiye’nin taraf olması gerekiyor” dedi. Bugüne kadar katliamla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan herhangi bir başvuru olmadığını söyleyen Bulut, konuyla ilgili AYM’ye başvurulabileceğine işaret etti.

Kaynak: ÖzgürGündem

Fotoğraf: Evrensel

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir