“Keşke benim gibi 100 deli çıkıp, yeni bir telefon almak yerine bağımsız aday olsaydı,temsili demokrasinin kitlenişini gösterseydi.”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Şafak Başgan’ı duydunuz mu? 30 Mart yerel seçimlerinde oy vermeye gittiğinizde karşınıza  Şafak Tanrıverdi  ismi çıkacak.  Topbaş, Sarıgül, Sırrı  diye uzayan listede…!

“Hedef 1963” diyerek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmaya karar vermiş Şafak Başgan bildik tüm siyasi argümanları alt üst ederek ciddi bir iş üstlenmiş. Siyasi mizah yapıyor!

“Seçilme hakkımı kullanıyorum halktan biri olarak, benim de deri ceketim var, Gezi ağaçlarına ilk sarılan bendim,  Her yere Retro her yerde Retro” diyerek güldüren ve bir hayli ufuk açan bir tarafı var Başgan’ın.!

ŞT

Elif Sözen’in Şafak Başgan ile yaptığı  Zete.com söyleşisinin  bir kısmı şöyle:

Yaptığım şey bir deli saçması olsa da, ben en yakın arkadaşlarımın algısında dahi bir değişiklik yaratmak istiyorum. Gelecek nesiller bize “Ağaçlar kesildi, haklar çiğnendi, sen ne yaptın?” dediğinde ben, “evet ordaydım, sokağa çıktım bağırdım ama sonra şuna oy verdim” demek istemiyorum. Çocuklarım sorunca, “oy vermedim, aday oldum ve kendime oy verdim” diyeceğim.

Keşke benim gibi 100 deli çıkıp, kendine yeni bir telefon almak yerine bağımsız aday olsaydı ve temsili demokrasinin kitlenişini gösterseydi. Çünkü 100 aday daha çıkınca o pusula sandığa sığmaz. Partilerin logosu küçülür, böylece mühürler de küçülür ve büyük masraf çıkar. Sonra da temsili demokrasi “Ne oluyor?” diye sorar. Keşke Gezi, platform, forumlar bunları konuşsaydı ve sandığı hackleseydi. Madem kimseyle olmaz deniliyor, öyleyse sandığı kilitleyelim. İnsanlar haklarını bilmiyor. Seçilme hakkı var deniyor. Kağıt üstünde olan haklarımız bile elimizden alınırken, bir cevap olarak kamuoyuna da büyük bir kriz şeklinde bunu yansıtabilirdik.

Devamını okumak için tıklayınız…

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir