2014…Bunu Bulamayanlar da Var! -Didem Hoşgel

  • Dünya Tarım ve Gıda Örgütü’nün 2010-2012 yılları istatistiğine göre dünyada 870 milyon insan kötü ve yetersiz beslenmekte.Yaklaşık 7.1 milyar bir dünya nüfusu olduğundan yola çıkarsak neredeyse her 8 kişiden 1’i açlık sınırında. Bunların 15 milyonu gelişmiş ülkelerde yaşarken 852 milyonu az gelişmiş ülkelerde yaşamaktalar.
  • Bugün dünyamızda üretilen yemeye hazır (meyve,sebze, tahıl vs.) yiyecek oranının üçte biri , 1.3 milyon ton, israf edilmekte çöpe gitmekte. Bu çok çok ciddi bir rakam.  Diğer bir gerçek ise her yıl zengin, güçlü, gelişmiş ülkelerde çöpe giden neredeyse 222 milyon ton yiyecek Sahra altı Afrika ülkelerinin bir yıllık toplam üretilen yiyecek oranına eşit, 230 milyon ton! Aynı şekilde her yıl düşüncesizce israf edilen 1.3 milyar ton yiyecek dünyanın yıllık hububat mahsulünün yarıdan fazlasına eşdeğer. 

 

Didem Hoşgel

Didem Hoşgel/Boston – @DHosgel
Dağ Medya Gastronomi Yazarı
info@dagmedya.com

Kim yemeği sevmez ki; kim taze bir ekmeğe, mis kokulu bir keke, yeni pişmiş bir et soteye, bol köpüklü bir ayrana karşı koyabilir….ve bunu sevdiklerimizle, ailemiz, arkadaşlarımız ile hep birlikte güzel bir sofra da paylaştığımızda bu yemekler daha lezzetli ve manalı olur.

 

Fotoğraf: http://www.isragrup.com/gida.html

Fotoğraf: http://www.isragrup.com/gida.html

2014 ‘e yaklaştığımız bugünlerde eminim bir çok aile yılbaşı akşamı böyle bir resmi gerçekleştirecek, kuş sütunun eksik olmadığı, tabiri caizse, sofralar kurulacak eğlenilecek. Yenilenilecek içilecek! 2013 yılının son yazısında aslında böyle mutlu başlayan bir tablo çizerek bir değerlendirme yazısı vermeyi çok isterdim. Her ne kadar başlangıç bu yönde olsa da şimdi madalyonun diğer yüzünü çevirmek ve yemeği bulamayanların gerçeklerinden bu sofraların tadını hiç alamamış bir kesimden bahsetmek istiyorum.

Hepimiz küçükken “Yemeğini bitir, bunu bulamayanlar var” cümlesini  bir çok defalar duymuşuzdur annelerimizden. Her ne kadar çocuk aklımızla bunun anlamını pek kavrayamadıysak da maalesef o yemeği bulamayanlar var ve hatta öyle büyük bir sayı ki bu. Dünya Tarım ve Gıda Örgütü’nün 2010-2012 yılları istatistiğine göre dünyada 870 milyon insan kötü ve yetersiz beslenmekte. Yaklaşık 7.1 milyar bir dünya nüfusu olduğundan yola çıkarsak neredeyse her 8 kişiden 1’i açlık sınırında. Bunların 15 milyonu gelişmiş ülkelerde yaşarken 852 milyonu az gelişmiş ülkelerde yaşamaktalar. Doğal kaynakların yanlış kullanılması, eşit olmayan gelir dağılımı, ekonomik kar çıkarları, politik menfaatler, eko sistemin bozulması ve daha bir çok sebeplerden dolayı yiyecek kaynaklarımız hızla tükenmekte. Fakat bu istatistiklerin yanında benim özellikle parmak basmak istediğim ve 2014 ile her insanın kulağına bir küpe olarak takmak istediğim konu ise israf edilen yiyecek oranı.

Genel olarak bugün dünyamızda üretilen yemeye hazır (meyve,sebze, tahıl vs.) yiyecek oranının üçte biri , 1.3 milyon ton, israf edilmekte çöpe gitmekte. Bu çok çok ciddi bir rakam.  Diğer bir gerçek ise her yıl zengin, güçlü, gelişmiş ülkelerde çöpe giden neredeyse 222 milyon ton yiyecek Sahra altı Afrika ülkelerinin bir yıllık toplam üretilen yiyecek oranına eşit, 230 milyon ton! Aynı şekilde her yıl düşüncesizce israf edilen 1.3 milyar ton yiyecek dünyanın yıllık hububat mahsulünün yarıdan fazlasına eşdeğer. Bu istatistikler bu şekilde uzun bir liste halinde gitmekte.

Amacım tabii ki ruhunuzu karartmak değil, fakat içinde yaşadığımız dünyanın , yaşamımızı devam ettirmemiz için bize misafirlik edip nimetlerini sunan toprağın kıymetini anlatmaya çalışıyorum. Çünkü ziyan ettiğimiz bu yemeklerle birlikte bunların üretimi için harcanan, emeği, suyu, enerjiyi, sermayeyi de çöpe atıyoruz.  En önemlisi ise ürünlerin üretimi sırasında kullanılan ilaçlar, ürünleri bir yerden bir yere taşırken kullanılan mazot, çürüyen gıdanın sonucu oluşan metan gazi küresel ısınmada en büyük rolü oynamakta.

Peki ne yapabiliriz, her şey biz bireylerle başlar, örneğin bilgisayarlarımızı, İnternet’i facebook updatelerimizi kontrol etmekten ziyade bu tür istatistikleri okumak için kullanabiliriz. Gerek Türkiye’de gerek dünyada bir çok aktif gruplar bulunmakta, ben bir kaç link ekliyorum, bu sayfaları okuyarak neler yapabileceğinize dair bilgiler alabilirsiniz. Ancak ilk önce evlerimizde başlayalım bu eğitime. Lütfen gereğinden fazla yiyecek alış verişi yapmayalım, iki şekilde de zaten  zarar; ya yiyeceksiniz aldıklarınızı ki çok yemek zaten sağlığa iyi değildir, ya da çöpe atacaksınız yemediğiniz için, yine hem sağlığınıza hem çevrenize zarar vermiş olacaksınız. Attığım bir elma, bir dilim ekmek deyip geçmeyelim, ne güzel demiş atalarımız “Damlaya damlaya göl olur”. Unutmayın her şey kararında olmalıdır.

2014 te herkeze sağlık ve mutluluk diliyorum, ve eklemek istiyorum bu dünya bizim, yaşayan her varlık ile birlikte büyük bir aileyiz. Başka dünya yok. Lütfen kendimize, çocuklarımıza, sevdiklerimize gösterdiğimiz özeni resmi daha büyük tutup var olan her canlı için gösterelim. Ve hatırlayalım: “Bunu bulamayanlar da var”.

Kaynaklar:

http://www.fikirsahibidamaklar.org/
https://www.facebook.com/fikirsahibidamaklar
http://www.slowfood.com/

Didem Hoşgel’in 2012 ve 2013 yıllarına ait bütün yazıları|

http://www.dagmedya.net/author/didemhosgel/page/2/

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Didem Hoşgel

Boston'da şef aşçı olarak çalışıyor. 2012'den beri gastronomi dünyasını Dağ Medya okurları için yazıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir