Graffiti’nin Türkiye’de Kurumsallaşması| ’80’li yılların başından beri hayatımızda ama bu sanatı yeni tanıyoruz.’

23-24 Aralık tarihlerinde İstanbul Deniz Müzesi’nde düzenlenen Sanat Tarihi Öğrenci Sempozyumu bu alanda bir ilki gerçekleştirdi. Sempozyumun ilk gününde neredeyse 200 kişilik bir katılım oldu.

Zuhal Tuzcu

Beşiktaş
Arkeoloji Yazarı Zuhal Tuzcu
 @zuhaltuzcuu / info@dagmedya.com

İstanbul dışındaki çeşitli üniversitelerden gelen öğrenciler hem sunumlarıyla hem göstermiş oldukları ilgiyle etkinliğe renk kattılar. Sempozyumun birinci günü Bizans ve Avrupa Sanatları ile ilgili bildiriler sunuldu. En dikkat çekici konulardan biri ise Graffiti’nin Türkiye’de Kurumsallaşması başlığıydı.

Prof. Dr. Selçuk Mülayim / Fotoğraf Ömer Türk

Prof. Dr. Selçuk Mülayim / Fotoğraf Ömer Türk

Deniz Müzesi Komutanı Albay Fatih Erbaş / Fotoğraf Ömer Türk

Deniz Müzesi Komutanı Albay Fatih Erbaş / Fotoğraf Ömer Türk

Program Prof. Dr. Selçuk Mülayim’in açılış konuşması ile başladı. Ardından Deniz Müzesi Komutanı Albay Fatih Erbaş’ın konuşmasıyla devam etti. Erbaş, Deniz Müzesi’nin böyle bir organizasyona ev sahipliği yapmasından dolayı gurur duyduğunu ve müzenin bizlere ait olduğunu, istediğimiz gibi kullanabileceğimizi, olanakları değerlendirmemize yardımcı olabileceği gibi konulardan bahsederek bizlere umut verdi.

Sempozyumun 1. günü / Fotoğraf Ömer Türk

Sempozyumun 1. günü / Fotoğraf Ömer Türk

Sempozyumun birinci günü Bizans ve Avrupa Sanatları ile ilgili bildiriler sunuldu. En dikkat çekici konu ise “Graffiti’nin Türkiye’de Kurumsallaşması” başlıklı sunum oldu.

Tuğçe Acı (YTÜ) / Fotoğraf Tamer Okur

Tuğçe Acı (YTÜ) / Fotoğraf Tamer Okur

Sanata farklı tarafından bakan, sanatın aslında hayatımızın içinde olduğunu gösteren Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Tuğçe Acı konusu hakkında şunları aktardı: “Öncelikle başarılı bir sempozyum olduğunu söylemekle birlikte, sanat tarihçi arkadaşlarımın güncel sanatla çok ilgilenmediğini gözlemledim. Açıkçası beni üzdü. Çünkü aslında bugünü yaratan dün, ve bugünde yarını şekillendirecek. Bu sebeple sanatla ilgileniyorsak bunun eskisi yenisi olmaz diye düşünüyorum. Aslında birazda bu sempozyuma katılma sebebim buydu. ” Hey sütun başlıkları çok güzel, ama bugünde bunlar yapılıyor!!” demekti aslında. Konuma gelecek olursak, graffiti birkaç yıldır takip ettiğim bir sanat dalı. Aslında bakarsak 80’li yılların başından beri hayatımızda olmasına rağmen bu sanatı yeni yeni tanıyoruz. Sokaklarda, okullarda, etkinliklerde, sosyal sorumluluk projelerinde, bienalde, aklımıza gelebilecek her yerde karşımıza çıkıyor ve adeta sokağın bir parçası haline geldi. Tamam bazıları beğeniyor, bazıları vandallık olarak görüyor, ama graffiti nedir? nereden geldi? bunu çok iyi bilmiyoruz. Ben Sanat Yönetimi okuduğum için bunun biraz daha kurumsallaşmış kısmıyla ilgilendim. İnsanların graffitiyle geçimlerini sürdürdüklerini göstermek istedim aslında. Hayatla bu kadar bağ kuran bir sanatla ilgili insanların bilinçlenmesi taraftarıyım.”

Büşra Talay (İÜ) / Fotoğraf Tamer Okur

Büşra Talay (İÜ) / Fotoğraf Tamer Okur

İkinci gün ise Türk Sanatı, Deniz Müzesi Koleksiyonları ve en önemlisi Sanat tarihinin oluşumu ve sanat tarihi öğrencilerinin karşılaştığı sorunlar, bunlar üzerine çözüm önerileri hakkında konuşuldu ve tartışıldı. Ankara Üniversitesi’nden Tolga Erezer sunumunda öğrencilerin karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri hakkında şunları paylaştı: “Sanat tarihi bölümleri olarak daha örgütlü ve sistemli bir hale gelmeliyiz. Okullar Sanat Tarihi Toplulukları kurmalı ve her bölüm kendisine bir temsilci belirleyip Ankara’da düzenlenecek sempozyuma katılmalı. Daha sonra katılacak bu temsilciler Sanat Tarihi Öğrenci Birliğini kurmalılar. Derslerin işlenişinden materyallere kadar birçok sorunumuz var sorunların hepsine daha sistemli bir ekiple çözüm arayacak ve mutlaka tüm sorunları çözeceğiz. Çözüm aranacak diğer konular ise şu şekilde. Sanat tarihinin mesleki listeye girmesi ve meslek hakkını kazanması. Okullarda kullanılan yazılı ve görsel materyallerin yenilenmesi. Öğretim elemanlarının sayısının artırılması. Toplulukların kurulup birbirleriyle iletişim halinde olması. Okulların ikili veya çoklu işbirliği halinde olması. Sanat Tarihi bölümlerinin öğrenci alım kontenjanlarının azaltılması. Staj olanaklarının artırılması. İş olanaklarının arttırılması. Sanat Tarihi öğrenimi uygulamaya yönelik olması ve saha çalışmalarının arttırılması. Zorunlu derslerin kaldırılması ve daha farklı dil seçeneklerinin olduğu alternatif derslerin bulunduğu ders programlarının sunulması. Öğrenci birliğinin dernekleşmesi ve daha resmi bir hal alması.”

Katılımcılar / Fotoğraf Ömer Türk

Katılımcılar / Fotoğraf Ömer Türk

Kapanış konuşması, sempozyumu düzenleyen ekibin başında olan Marmara Üniversitesi’nden Ömer Türk’ün şu sözleriyle son buldu: “Dünya Mimarlık ve Sanatı’nda Türkler, Arkeoloji ve Sanat Tarihi Sempozyumu gibi birçok güzel etkinlik elbette ki yapıldı. Fakat biz aradaki ‘ve’ bağlacını kaldırmak istedik. Sanat Tarihi Öğrenci Sempozyumu, bu adla ülkemizde ve belki de dünya çapında bu ada sahip olan ilk sempozyum. Gururla söylüyorum ki, başardık.”

Sanat Tarihi Öğrenci Sempozyumu, 2014 yılının Mayıs ayında Ankara Üniversitesi’nin ev sahipliği yapmasıyla ikincisini gerçekleştirerek gelenekselleşme yolunda ilk adımı atmış olacak. Çünkü sanata dair öğrencilerin söyleyecekleri çok şey var. Her zaman için yeni fikirlere, düşüncelere, beyinlere ihtiyaç var. Bunları ifade edebilecekleri platformlar oluşturarak geçmişten geleceğe sağlam izler bırakma yolunda ilerleyecekler.

Düzenleme Kurulu (Duygu Irmak - Özlem Osmanoğlu - Nur Gözde Yılmaz - Ömer Türk - Zuhal Tuzcu - Sinem Yıldırım / Fotoğraf Dilek Elibol

Düzenleme Kurulu (Duygu Irmak – Özlem Osmanoğlu – Nur Gözde Yılmaz – Ömer Türk – Zuhal Tuzcu – Sinem Yıldırım / Fotoğraf Dilek Elibol

Ankara Üniversitesi’nde düzenlenecek olan II. Sanat Tarihi Öğrenci Sempozyumu’ndan haberdar olmak, takip etmek için açılan Facebook sayfasına göz atabilirsiniz.

https://www.facebook.com/pages/Sanat-Tarihi-%C3%96%C4%9Frenci-Birli%C4%9Fi/807188132640439

Emeği geçen dostlara, ev sahipliği yapan Deniz Müzesi’ne, öğrencilere, öğretmenlere, dinleyicilere, sunum yapanlara, o’su bu’su ile ilgilenenlere, uzaktan kalkıp gelenlere, meraklı olanlara, zevk alanlara, sanat için sabahın erken saatinde sıcacık yatağından kalkıp gelenlere sempozyum ekibi adına çok teşekkür ederiz.

Sanatı geçmiş, bugün ve gelecekte yaşamak, yaşatmak için hep birlikte el ele!

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Zuhal Tuzcu

Arkeolog. 12 Haziran 2012'de Dağ Medya'ya katıldı. Arkeoloji üzerine yazılar yazıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.