Türkiye’nin Az Gelişmiş Bölgelerine Doğrudan Yabancı Yatırım Çekmek Mümkün Mü?

Günümüzde birçok ülke doğrudan yabancı yatırım çekebilmek için ajanslar kurmaktadır. Doğrudan yabancı yatırımların ekonomiler üzerindeki olumlu veya olumsuz etkilerini bir yana bırakacak olursak, bu yatırımların globalleşme sürecine sağladığı katkılar ile ekonomik bütünleşmeyi desteklediği yadsınamaz bir gerçektir.

Arzu Karaarslan

Arzu Karaarslan /Mardin
Dağ Medya Ekonomi Yazarı
https://twitter.com/ArzuKaraarslan

Bu makalede Türkiye’nin en fakir ve dezavantajlı bölgelerinden biri olan TRC3’e (Mardin, Batman, Siirt, Şırnak) yapılan doğrudan yabancı yatırımlar değerlendirilmektedir. Bu kapsamda amaç doğrudan yabancı yatırımların Türkiye’nin diğer bölgelerine nazaran TRC3 Bölgesine daha az çekilmesinde etkili olan nedenleri irdelemek ve TRC3 Bölgesi’nin bu alanda Türkiye’nin gelişmiş bölgelerini yakalaması için gerçekleştirilmesinin yararlı olacağı uygulama önerileri değerlendirilmektedir.

Ekonomistler genel olarak doğrudan yabancı yatırımları etkileyen faktörleri global itici faktörler ve ülkeye özel çekici faktörler olarak iki kategoride değerlendirmektedir. Ülkeye özel çekici faktörleri de üç ana başlık altında gruplamak mümkündür: GSMH büyümesi, enflasyon gibi Temel Ekonomik Göstergeler; iş kurma maliyetleri, vergi yükü, yasal altyapı, uluslar arası para akımları üzerindeki sınırlamalar, terör ve suç maliyetleri, ticaret bariyerleri, iş gücü kalitesi, muhasebe ve kapatma zorunlulukları gibi İş Yapma Kolaylığı ile finansal ve fiziksel altyapıyı da içeren Altyapı olarak gruplandırılmaktadır. Global itici faktörler ise uluslar arası likidite, risk ortamı ve sermaye ihraç eden ülkelerdeki büyüme olarak sınıflandırılabilir.

Küresel itici faktörler, özellikle büyük uluslararası likidite şeklinde olanı, Türkiye’ye doğrudan yabancı yatırımların miktarındaki büyük artışın en önemli kaynağıdır. Türkiye’ye olan doğrudan yabancı yatırımlar son on yılda dört katlık artış göstermiştir. 2001 yılında 3.4 milyon dolar olan yatırımlar 2012 yılında 12.4 milyon dolara yükselmiştir. Fakat bu artış Türkiye’deki bölgeler arasında eşit olarak dağılmamıştır. Şekil 1’de doğrudan yabancı yatırımlar Türkiye’deki bölgelere göre dağılımı gösterilmektedir. Şekilden de görülebileceği gibi, doğrudan yabancı yatırım giriş miktarları bakımından bölgeler arasında çok büyük farklar vardır. İstanbul, toplamın% 44’ünü alarak bu girişin yarısına yakınını alan bölgedir. TRC3 Bölgesi ise bu girişlerden % 1’den daha az pay almaktadır.

Tam ekran yakalama 20.11.2013 154958

Şekil 1: Türkiye’deki Doğrudan Yabancı Yatırımların İllere Dağılımı

Bölgeler arasındaki farklı doğrudan yabancı yatırımlar sadece tanıtım politikalarının sonucu olmayabilir. Aslında oluşan sonuçların sebebi daha çok coğrafya, demografi, pazar, kurumsal kapasite, güvenlik ve altyapı farklılıklarından kaynaklanabilmektedir. Coğrafya, lokasyon ve altyapı; mal ve hizmetlerin taşınması maliyetleri üzerinde ciddi rol oynamaktadır. Ulaşım altyapısının zayıf olduğu dağlık bölgeler genelde daha yoksuldur. Özellikle de mal ve hizmetlerin taşınması aşamasındaki yüksek maliyetler nedeni ile bu bölgeler genelde düşük teknoloji kullanılan geleneksel endüstrilerin yoğunlukta olduğu yerlerdir.  Bölgesel olarak yaşanan siyasi istikrarsızlık ve güvenlik sorunları da yine özellikle özel sektör yatırımlarını baltaladıklarından bölgesel gelişmişlikle birlikte doğrudan yabancı yatırımlarındaki farkların derinleşmesine neden olabilmektedir. Çalışanların eğitim ve beceri durumları da yatırımcıların istedikleri gibi kalifiye çalışan bulamamasından dolayı bölgelerin farklı gelişmişlik seviyeleri taşımalarına neden olan diğer faktörler olarak sayılabilir. Bütün bunların yanı sıra bölgede faaliyet gösteren kurumların kurumsal kapasiteleri ve yeni iş kurma sürecindeki bürokratik engeller bölgesel gelir farklılıklarının artması yönünde sonuçlar doğururlar.

Peki, TRC3 için neler söylenebilir? Neden bu bölgedeki doğrudan yabancı yatırımlar ülke ortalamasının çok altında kalmakta? TRC3, nüfusunun yüzde 65’nin 25 yaşın altında olduğu Türkiye’nin en genç bölgelerindendir. Lokasyon olarak Suriye ve Irak’a sınır olan TRC3 ticaret anlamında ciddi avantaja sahiptir. Fakat bölge, beşeri sermaye ve fiziki kaynaklar açısından da diğer bölgeler ile kıyaslandığında son sıralarda yer almaktadır. 2011 yılında Kalkınma Bakanlığı tarafından hazırlanan Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksine göre 81 il içerisinde Batman 70., Mardin 74., Siirt 77. Ve Şırnak 78. sırada yer almaktadır. Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi; demografi, eğitim, sağlık, istihdam, rekabetçilik, inovatif kapasite, mali kapasite, yaşam kalitesi ve erişebilirlik göstergelerinden oluşan toplam 61 değişken kullanılarak hesaplanmaktadır.

TRC3 Bölgesinde koşullar yeterince rekabetçi olmadığı halde doğrudan yabancı yatırım çekmesi mümkündür. Aslında yoksul bölgeler ve ülkeler yeni üretim tesislerinin kurulması için yatırımcıların çekilmesinde özellikle düşük işçilik maliyetleri nedeni ile doğal bir avantaj sağlarlar.  Ancak bu avantajların yatırıma dönüşebilmesi için hem bölge hem de ülke genelinde istikrarlı bir hükümet iradesinin varlığı ile gerekli fiziki altyapının tamamlanması, eğitim olanaklarının iyileştirilmesi, girişimcilere uygulanan haksız kısıtlamaların kaldırılması ve güvenli bir yatırım ortamının sağlanması gerekmektedir. Bunlar TCR3 bölgesi ve ülkedeki diğer yoksul bölgeler için dezavantajdır.

Yazarım Tüm Çalışmalarını Okumak İçin Tıklayınız

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir