Türkiye İnsan Hakları Vakfı: “İşkence suçunu işliyorsunuz! Bundan derhal vazgeçin!”

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) son dönemlerde yaşanan sistematik polis şiddetinin bir işkence suçuna dönüştüğünü, bundan vazgeçilmesi gerektiğini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen polisin orantısız/ölçüsüz/aşırı güç kullanımı devam ettiğini ve şiddettin yoğunluğunun azalmadan sürdüğünü, siyasal iktidarın, barışçıl gösterilere müdahale hakkı olmadığını, derhal göz yaşartıcı kimyasal ve diğer şiddet araçlarını kullanmaya son vermesi gerektiğini açıkladı.

Polis şiddetinin fotoğrafı-Gezi Parkı ©2013BerkinBozdoğan

Polis şiddetinin fotoğrafı-Gezi Parkı ©2013BerkinBozdoğan

Basın duyurusunun tamamı şöyle;

“Son yıllarda Diyarbakır’dan Hopa’ya, İstanbul’dan Antakya’ya kadar ülkenin dört bir yanında yaygın ve yoğun olarak başvurulan sistematik polis şiddeti Gezi Parkı Protestoları sırasında 5 insanın yaşamını yitirmesi, binlerce insanın yaralanması, milyonların tanık ve mağdur olmasına yol açarak kaygı verici bir boyuta ulaştı. Bu şiddet son günlerde hız kesmeden daha da yoğunlaşarak tırmanışını sürdürüyor.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) olarak, her vesileyle ifade özgürlüğünün kullanımından başka değerlendirme konusu yapılamayacak barışçıl gösterilerin, demokrasi ilkeleri nezdinde müdahale edilemez, engellenmez yapısı olduğunu vurguladık. Siyasal iktidarın özellikle Gezi Protestoları sırasında işkence uygulaması niteliğinde olan şiddet araçları kullanımından vazgeçmesi için sayısız kere çağrıda bulunduk. İnsan hakları örgütleri ile uluslararası toplulukların kınamalarına, gösterilere müdahale ederken kullandığı yöntemler açısından Türkiye’nin işkence yasağını ihlal ettiğine dair peş peşe verilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen polisin orantısız/ölçüsüz/aşırı güç kullanımı devam etmektedir.

Maalesef, 10 Eylül 2013 tarihinde polisin gerçekleştirdiği bu tarz müdahale ortamında bir kişi daha yaşamını yitirmiştir. Başta yaşamını yitiren Ahmet Atakan’ın yakınları olmak üzere tüm Türkiye’ye baş sağlığı diliyoruz.

Polisin, tüm toplumu etkileyen göz yaşartıcı kimyasal kullanımı, insanların organ kaybı da dâhil olmak üzere ağır yaralanmasına neden olan plastik mermi ve türevleri ile gaz kapsüllerini silah olarak kullanımı, linç düzeyine varan dayak eylemleri, çıplak arama da dâhil olmak üzere cinsel şiddet eylemleri ve daha nice hak ihlalleri cezasızlık zırhıyla kaplıyken; bir gencin ölümünün etrafında hızlıca, kesin ve bilimsel olmayan nitelikte açıklamalar yapmak, adeta tüm toplumun üzerine sis bombası atarak hepimizi bilgilenme hakkından da yoksun bırakmaktadır.

Gelinen noktada, gerçeğe erişim hakkımız gereği de Ahmet Atakan’ın ölümüyle ilgili derhal etkin, hızlı, bağımsız ve tarafsız soruşturma yürütülmesini istiyoruz. Gezi Parkı protestoları sürecinde polisin emir komuta zinciri içinde işlediği suçların cezasız kalmaması için Savcılara ve Yargıçlara çağrıda bulunuyoruz. Siyasal iktidara, barışçıl gösterilere müdahale hakkı olmadığını hatırlatıyor, derhal göz yaşartıcı kimyasal ve diğer şiddet araçlarını kullanmaya son vermesi için bir kez daha sesleniyoruz: İşkence suçunu işliyorsunuz! Bundan derhal vazgeçin!

TİHV, yıllardır üstlendiği sorumluluk gereği bu süreçte de işkence mağdurlarının yanında olmaya devam edecektir. Tüm tedavi merkezlerimizin kapıları hep açıktı ve açık kalmaya devam edecektir.   “

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir