Kadın Yazarlar Derneği: 12 Eylül Darbesini Unutmuyoruz!

12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 33 yıl geçti. Türkiye’yi tamamen değiştiren müdahale sonrasında 650 bin kişi gözaltına alındı, 1,683 bin kişi fişlendi, 50 kişi idam edildi, 171 kişinin ‘işkenceden öldüğü’ belgelendi..

FOTO MUHABIRININ OBJEKTIFINDEN ''12 EYLUL 1980'' DONEMI

AA FOTO MUHABIRININ OBJEKTIFINDEN ”12 EYLUL 1980” DONEMI

kyd

Kadın Yazarlar Derneği ise darbeleri protesto eden ve yapılanları unutmadıklarını belirten bir basın bildirisi yayınladı:

12 Eylül 1980 darbesinin üzerinden 33 yıl geçti. Darbe zamanında göz altılarla, işkencelerle birçok devrimciyi uğurlamak zorunda kaldık. 12 Eylül’ün kayıpları, acıları, özlemleri, nasıl bir dünya isteği filmlerle, belgesellerle, kitap ve dergilerle, anılarla bir sonraki kuşağa aktarılmaya çalışıldı. Devraldığımız özgürlük, barış, eşitlik direnişini mücadelemizde göstermeye ve bizden sonrakilerle büyütmeye devam ediyoruz. 12 Eylül’ün mimarlarının ve uygulayıcılarının 33 yıldır ülkeyi karanlığa boğan tüm militarist politikalarına, siyasal ve sosyal baskılarına karşın, yaşatılan insanlık suçlarının izleri toplumsal hafızamızdan asla silinmeyecek.

Faşist darbenin ideolojisinin savunucuları ve uygulayıcıları, bir avuç işbirlikçi uluslararası sermayenin daha çok kâr etmesi için elinden geleni ardına koymuyor. 12 Eylül öncesi hayata geçirilmek istenen 24 Ocak kararları peş peşe uygulanıyor. Ülkemiz emperyalist işgal altında, topraklarımız, sularımız, ormanlarımız talan ediliyor. Her yıl değişen eğitim politikaları gençlerimizin, dolayısıyla bizim geleceğimizi elimizden alıyor. Düşünce ve ifade özgürlüğü, toplantı ve örgütlenme özgürlüğümüz kısıtlanıyor. Anadilde eğitim yapma isteği görmezden geliniyor. İktidar, sözüm ona başlatmış olduğu “çözüm sürecinde” bir adım atmayı bırakın bir yana, parmağını bile oynatmayarak, oyalama taktiği izliyor. Başka ülkelerdeki uygulamalara ağlayan, gürleyen başbakan kendi ülkesinde, kolluk güçlerinin öldürdüğü insanların adını bile anmıyor ve uygulamaları “güvenlik güçleri destan yazdılar” diye övebiliyor. Kadın tutuklular çırılçıplak aranarak taciz ediliyor. Avukatlar düzmece delillerle tutuklanıp adalet ayaklar altına alınıyor.

12 Eylül’ü aratmayan 12 Eylül’den beter zulüm ve nobranlığa, yaşam alanlarına müdahaleden tutun, kaç çocuk doğuracağımıza, hamile kadınların sokağa çıkıp çıkmayacağı fetvalarına, kürtaj ve sezaryen yasağına kadar, emekçilerin ve kadınların hak ve özgürlüklerinde geriye gidiş politikalarına karşı biriken tepki; Gezi Direnişi ile bir patlamaya dönüştü. Halkın, kadınların ve gençliğin en masum hak arama tepkisi bile ölümlerle, gazla, yasaklarla, zulümle bastırılmaya çalışılıyor. Öyle ki; sokaklarda gaz ve dumandan göz gözü görmüyor. Yargısız infazlar yapılıyor, halklar birbirine karşı kışkırtılıyor. Savaş boruları çalınıyor.

21 Ağustos 2013 tarihli Milliyet gazetesi, “2023’te 25 milyar dolarlık savunma sanayi ihracatı” yapılacağı haberini iç sayfada veriyor. Habere göre, AK Parti yönetimi önümüzdeki on yılların savaş sanayi için planlarının yazıldığı kitabı, hükümetin teşkilat örgütlenmelerine göndermiş. Ülkemiz dünyanın en büyük ilk 10 ülkesi arasına girecekmiş. Emeklerimiz, geleceğimiz, ülkemiz,  savaşa ve kan emicilerine yani emperyalistlerin çıkarına, peşkeş çekiliyor.

12 Eylül faşist darbesi:

​ Bankalara, çokuluslu şirketlere ve işbirlikçilerine, daha çok kazanç sağladı.

​ Bizim hesabımıza; işkenceler, yargısız infazlar, darağaçları, sürgünler, açlık, yoksulluk, işsizlik, eve dönüş hikayeleri, mahpushane önünde bekleşen genç yaşlı kalabalıklar, gidilen ülkelerde yersiz yurtsuz, dönme umuduyla kurulan yaşantılar düştü.

Değişen, iyiye giden ne var? Cezaevlerinde daha insanca bir düzen mi? Hukukun üstünlüğü mü? İşsiz gençlerin sayısındaki düşüş mü? İfade ve örgütlenme özgürlüğü mü? Halkların kardeşliği mi? Anadilde eğitim mi? Kız çocukların okula gönderilme sayısında artış mı? Hiç biri değil. Yaşam dünden daha ağır… 12 Eylül’ü oluşturan “24 Ocak Kararları” tek tek uygulanıyor.

Fakat tüm bu olumsuz tabloya rağmen, içimizde sürekli büyüttüğümüz inancımız ve direnme ruhumuzla bir kez daha haykırıyoruz: 12 EYLÜL FAŞİST DARBESİNİ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!

12 Eylül’ün sonuçları

650 bin kişi gözaltına alındı

1 milyon 683 bin kişi fişlendi.

Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.

7 bin kişi için idam cezası istendi.

517 kişiye idam cezası verildi.

Haklarında idam cezası verilenlerden 50’si asıldı (26 siyasi suçlu, 23 adli suçlu, 1’i Asala militanı).

İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis’e gönderildi.

71 bin kişi TCK’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.

98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı.

388 bin kişiye pasaport verilmedi.

30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.

14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.

30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.

300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.

171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.

937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.

23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.

3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.

400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.

Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

31 gazeteci cezaevine girdi.

300 gazeteci saldırıya uğradı.

3 gazeteci silahla öldürüldü.

Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.

13 büyük gazete için 303 dava açıldı.

39 ton gazete ve dergi imha edildi.

Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.

144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.

14 kişi açlık grevinde öldü.

16 kişi kaçarken vuruldu.

95 kişi çatışmada öldü.

73 kişiye doğal ölüm raporu verildi.

43 kişinin intihar ettiği bildirildi.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir