Yemeğe davetliyim

Arkadaşlarımın evlerine yemeğe davet edildiğimde bir çok defalar “senin yaptığın kadar iyi olmadı ama”, “şimdi sen bunu beğenmezsin” gibi söylemlerle hep karşılaşıyorum.

Didem Hoşgel

Didem Hoşgel/Boston
Dağ Medya Gastronomi Yazarı

Her ne kadar evde yapılmış sahanda bir yumurtanın bile benim için ne kadar harika bir yemek olduğuna inanmasalar da , madalyonun birde diğer yüzü var, bana yemeğe geldiklerinde onlardan fazla duyduğum endişe.

IMG-20130830-WA0001 (1)

Dün akşam iki haftalık Türkiye tatilden dönen bir arkadaşım yemeğe davet etti, ancak  “Yeni geldiğimden evde hiç bir şey yok, dışardan söyleriz” diye bir mesaj alınca iş başa düştü, ve akşam yemeğini ben yapmaya karar verdim. “yemekler benden” diye bir cevap verince arkadaşımın tepkisi beni çok mutlu ettiği “Ağustosta Christmas!”.

Her ne kadar yemek yapmayı çok sevsem ve güzel yemek yaptığıma inansam da sonuçta buna karar verecek olan bu yemekleri yiyen insanlar olacağından içimi her zaman bir heyecan kaplıyor yemek yaparken. Bir davet olayı söz konusu olduğunda günler öncesinden planlara başlıyorum. Davete katılacakların yeme alışkanlıkları (et yiyenler, yemeyenler), sezonda olan meyve sebzeler, zaman alıcak yemekler, aynı gün yapılacaklar yada bir kaç gün önceden hazırlayabileceğim yemekler hepsi not defterlerine sıralanıyor, planlanıyor, alışveriş listesi hazırlanıyor, anlayacağınız aşçı olmanın tüm profesyonelliğini gösteriyorum.

Bu ani akşam yemeği ise beni biraz hazırlıksız yakaladı, öğle zamanı bu mesajı aldım ve sadece 4-5 saat gibi bir zamanım vardı menü hazırlamak, alış veriş yapmak ve pişirmek için. Uzun zamandır arkadaşımla görüşmediğimizden hafif bir şeyler olmasını istedim, çünkü konuşacak çok şey vardı ve yemek sohbet ile birlikte ilerlemeliydi, bıçak çatal kullanmak gibi bir lükse girmeden hem konuşup hem atıştırabileceğimiz birşeyler olsun istedim. Aklıma ilk gelen doğum günümde arkadaşım Anna’nın hediye ettiği “Flour” yemek kitabı geldi, bir süredir not ettiğim tarifler vardı ve  onları denemek için sabırsızlanıyordum, bu harika bir fırsat oldu. Bunlardan biri limonlu kurabiye diğeri ise taze soğan ve peynirli scone (kurabiyeden büyük kekten küçük kurabiye gibi de sert tatlı veya tuzlu olabilen poaca) fakat birde ana yemek gerekiyordu bize bunun içinde fırında rosto edilmiş sebze karışımı ile yapılacak şandeviç harika bir  seçenekti.

20130829_142401

Yemeğe biraz geç kaldım, malum tüm bunları hazırlamak zaman aldı, fakat değdi, arkadaşımın getirdiklerimi görünce yüzünün aldığı şekil ve yedikten sonraki tatmini tüm zahmete değdi. Restoran işine ilk başladığım zamanlarda ki sanırım 12 yıl önce idi, şefim yemek tariflerini yazdıktan sonra içindekiler bölümüne “pinch of love” (bir parça sevgi) yazardı. Bunun o zamanlar bir şaka olduğunu sanırdım. Ancak yıllar sonra anlıyorum ki aslında en önemli malzeme yaptığımız yemeğin içine koyduğumuz sevgi imiş. Çünkü yemeği yiyenler ilk lokma ile bu tadı alıyorlar ve  o tatlı his ile birlikte tebessüm konuyor dudaklara. Biz pişirenlere de bir tek şey kalıyor geriye söylemek için, “afiyet olsun”.

Size bu yazıda vereceğim ne kurabiyenin tarifi neyden yaptığım ekmeğin, bunun yerine sandviççiler için ekmeğe sürmek için yaptığım sosların tarifini vereceğim. Daha ilginç olacağını düşünüyorum.

Avacado Sosu:

1 Avacado

1 limon suyu yaklaşık 3-4 yemek kaşığı

1 yemek kaşığı zeytin yağı

2 yemek kaşığı şu

tuz

tüm bu malzemeleri blendera koyup köyü creamy bir kıvama gelinceye kadar karıştırın. Ağzı kapalı bir kapta 2-3 gün dolapta tutabilirsiniz.

IMG_20130829_143123

Karışık Erik Sosu:

Malum erik sezonundayız, tatlısı, mayhoşu, etlisi, sulusu ile bir çok erik çeşidi bulunuyor ben açıkçası eriği sade meyve olarak yemekten ziyade sosunu yapmayı ve o şekilde yemeyi seviyorum. Bu sos içinde belli bir çeşit erik gerekmiyor istediğiniz her hangi bir eriği kullanabileceğiniz gibi, ki eksi bir sos istiyorsanız eksi çeşit bir erik (can ya da murdum eriği) alırsınız, tatlı istiyorsanız tatlı tur bir erik (papaz yada tatlı uryani eriği)alıp kullanabilirsiniz. Ya da benim yaptığım gibi bir kaç çeşit eriği karıştırabilirsiniz. Ayrıca acıyı çok seven bir kişi olduğumdan sosumun içine sus biberi de koydum, ki isteğe bağlı olarak koymayabilirsiniz.

7-8 erik

1 kaşık bal

1 kaşık limon suyu

2 adet süs biberi

1 kaşık sherry şirkesi yada elma şirkeside olur.

Yarım çay kaşığı kimyon

Yarım çay kaşığı tarçin

Yarım çay kaşığı kişnis

Bir fincan şu

1 çay kaşığı tuz

erikleri  çekirdeklerinden ayırıp iri iri doğrayın tüm malzemelerle birlikte orta boy tencereye koyup kaynayıncaya kadar yüksek ateşte bırakın sonrasında da çok düşük ateşte yarışına yada köyü kıvama gelinceye kadar pişirin. Sonrasında blender’dan geçirin sosunuz hazır. Ağzı sıkıca kapalı bir kapta bir hafta kadar dolapta tutabilirsiniz.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Didem Hoşgel

Boston'da şef aşçı olarak çalışıyor. 2012'den beri gastronomi dünyasını Dağ Medya okurları için yazıyor.

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir