Hayvan, İnsan ve Eşeklik Meselesi

Üzeyri Kılıç

Eşeğe eşek denilmesinin nedenini kimse düşünmez ve kızdığına “eşşek”, daha çok kızdığına “eşşoğlu eşşek” der. Eşeklikle itham edilense üzülür, kahrolur, ezilir, kinlenir…. Eşeğin eşekliğinin nedeni, insanın eziyetine tahammül etme meziyetidir. İnsanın eşeğe yaptığı eşşoğlu eşekliği, eşek insana yapsaydı…

23-12

İnsan kendi pisliğini, aşağılık lığını bildiği, ama kendisine itiraf edemediği için, yediği naneleri eşeklikle örtmeye, aslında hafifletmeye çalışır.

Eşek mazlumdur, sessizdir, sabırlıdır, cefakardır. Sırtına yük yükleyip üstüne de binen insanın eziyetine dayanır da, bir gün olsun; “ben de senin sırtına bineyim!” demeyi düşünmez. İnsan o kadar acımasız ve aşağılıktır ki yük yükleyip sırtına binmenin yanına, güç denemesini, sadist duygularını ve hatta kimi ilk deneyimlerini onun üstünde edinir.

Bunca eşekliği yapan insana aslan denildiğinde şişinir, tosun dediğinde kabarır, şahin denildiğinde kanatlanır da eşşek denildiğinde yerinir; yaptıklarının eşşek ahlakına bile sığmadığını düşünmeden.

Meselenin özü aslında insanın asalaklığı, güce tapınmışlığı, adaletsizliği, doğa karşısında güçsüzlüğü ve soysuzlaşmışlığı, egemenliği, erk olmayı eline geçirdikten sonra kendini kaybeden soydaşları karşısındaki ezikliğidir.

“Ezmeyi en iyi ezilenler bilir” sözünün özetlediği ruh halinin, “gücü gücü yetene” ata sözünde somutlaşmasıdır bir bakıma yaşanan.

Aslanın şiddetinden korkup ona imrenen, yırtıcı kuşa ulaşamayıp, onun adını alan, soyunu terk edip insana sığınan köpeğin yaptığını ödüllendiren insan; başına felaketler açan kurdun, kendi soyunu besleyip büyüttüğüne inanır.

Aslında kendi ezilmişliğinin yükünü yüklediği eşeği, eneyip emrine aldığı öküzü (her ikisi de kapitalizm öncesi üretimde insanın en büyük yardımcıları, hayat kurtarıcılarıdır) horlayıp aşağılar.

İnsanın kediye yapıştırdığı “nankörlük” yaftası da, aslında kendi soysuzlaşmışlığının, bilinçsiz dışavurumudur. Kedinin eyvallahsızlığı, insanın emrine girmeyi reddetmesi, insana değil mekana bağlılığı, insanı kediyi de horlamaya itip, aslında eşek ve öküze karşı olan vefasızlığını, nankörlüğünü, kediye mal etmesine neden olmuştur.

Neticede hayvanın varlığına olan bağımlılığı, doğa karşısında zayıf olan insanın, kendi soyu içinde yaptığı ekonomik, toplumsal, kültürel, sınıfsal, ırksal, cinsel ve fiziksel ayrımı, dışlamacılığı, sınıflandırmacılığı, farklı şekillerde hayvanlara yansıtması, kimi hayvanları horlayıp, kimilerini de yüceltmesini getirmiştir.

Bu durum aslında insanın bilinç gelişiminin ne kadar yavaş olduğunun, nasıl günün ihtiyaçlarına göre şekillendiğinin, yaşadığı koşulların dayatmasıyla ne kadar çarpık şekillendiğinin de ifadesidir.

Bu algılayış ve davranış şekli, insan denen organizmanın bilinç altına, hatta deyim yerindeyse, genlerine işlemiştir. Değiştirilmesi de pek mümkün gözükmüyor. Zira kazara birisine eşşek derseniz, olmadık tepkiyle karşılaşabilirsiniz ama herhangi bir zamanda ihtiyaç duyduğu, zorunlu olduğu bir işini, işiniz olması dolayısıyla yapmak için hak edilmemiş bir bedel isteseniz, vermemek için itiraz bile etmez. Hatta, onu nasıl yaptığını, diğer insanlarla olan sohbetlerinde gülerek anlatır. Ama hiçbir eşşek ne rüşvet alır, ne rüşvet ister, ne de rüşvet verir.

Ve hiçbir hayvan, hiçbir eşşek, bir başka hayvana, bir başka eşeğe işkence yapmaz, eziyet etmez.

Hiçbir eşşek, bir başka eşeğin evini yıkmaz, kış ortasında yuvasız bırakmaz, hatta karda kışta kalmış eşekler birbirlerine iyice sokulup (fiziksel yapıları gereği sarılamadıkları için) sıcaklıklarını paylaşırlar.

Hiçbir eşşek bir başka hayvanı ya da eşeği kandırmaz, dolandırmaz, aldatmaz, soymaz.

Hiçbir eşşek başka bir eşeği kurşunlamaz, aşağılamaz.

Hiçbir eşşek başka bir eşeğe ya da hayvana küfretmez, anasına sövmez.

Hiçbir eşek gereklilik olmadığı halde, yaptırdığınız bir işten kaçmak için sahtekarlık, uyanıklık, üçkağıtçılık yapmaz.

Hiçbir eşşek, hiçbir hayvan, doğal olan yaşama hakkının elinden alınmaması, yaşadığı doğanın kirletilmemesi için talepte bulunanları tepmez, ısırmaz.

Hiçbir eşek, hiçbir hayvan gölgesinden faydalandığı ya da faydalanamadığı ağacı kesmez, karnını doyuramadığı otlağı yakmaz.

Hiçbir eşşek, hiçbir hayvan dişisine eziyet etmez. Hiçbir eşek, hiçbir hayvan kendi çıkarı için yaşadığı vatanı satmaz.

Şimdi düşünelim; eşşeklik eşekte mi, ona eşekliği reva gören insanda mı?

http://devrimcikaradeniz.com/2013/09/03/esek/

http://hayvanozgurlugucevirileri.com/2013/09/03/hayvan-insan-ve-eseklik-meselesi/

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir