Nuray Mert: Suriye, Kosova ve diğerleri…

Gazeteci Nuray Mert’in BirGün gazetesinde bugün yayınlanan yazısında Mert, ‘liberal müdahalecilik’ konusunu ele alarak hükümetin tutumunu değerlendiriyor.

12NM

En son söylenecek şeyi en başta söyleyeyim, zira burası okuduğunu anlamaktan aciz veya anlamazdan gelmeye azmetmiş yazar, çizerlerin ülkesi. Suriye’de askeri müdaheleci, savaşçı tezlere alternatif vardır; bu alternatif uluslararası acil ‘ateşkes’ çağrısıdır. Aynı aciliyetle, bu yönde uluslararası mutabakat arayışına girilmelidir ve bu mutabakata İran dahil edilmelidir. Bundan sonrasını konuşmak ancak akan kan durduktan sonra olacak iştir.

Şimdi gelelim, Türkiye’nin, kendi hesapları adına müdahele ısrarına uydurmaya çalıştığı kılıflara ve yeni savaş çığırtkanlarının analiz diye tedavüle soktuğu saçmalıklara. Bu kez, baş savaş çığırkanlığı işi muhafazakar/İslamcı çevreler ile onların yeni müttefiklerine kaldı. Meğer, önceden kaybedecekleri şeyleri olmadığı için savaş karşıtı imişler, şimdi iktidarlarının hesaplarına ters düşmemek adına müdahele davetiyecisi olmakta beis görmüyorlar. Ne diyeyim, Allah ıslah etsin!

“1. Körfez Savaşı’nda Bağdat’a girildiği halde Saddam Hüseyin devrilmemişti: bu Irak’ın başta Halepçe olmak üzere çok ağır bir bedel ödemesine yol açtı” diyen saray gazetecisi var, “1990’ların başında, Irak’ta, Saddam rejiminin; Helepçe’de Kürtlere kimyasal silahla yaptığı katliam” diyen ‘profösör’ var, var oğlu var.

 …

Malum, savaş koalisyonu çatladı, İngiltere Parlemento’nun itirazı nedeniyle geri çekildi, Obama işi Kongre’nin onayına havale etti, en hevesli Fransa’da bile tereddüt yaşanıyor.

Türkiye’nin muhafazakar hükümeti ‘Kosova modeli’ öneriyor.

1999’da Kosova müdahelesi, BM kararı olmadan NATO’nun harekete geçmesi ile ‘liberal müdahelecilik’ politikasının, yirmibirinci yüzyılın başında yeniden meşruiyet kazanmasına zemin teşkil etmişti. Daha sonra Afganistan ve özellikle Irak müdaheleleri bu meşruiyet zeminine dayandırılmıştı. Irak işgali, Bosna ve Kososva trajedilerinin gerisine saklanılarak, kamuoyuna öyle pazarlanmıştı.

Liberal müdahelecilik siyaseti Afganistan, Irak ve en son Libya’da öylesine derin bir hayal kırıklığı yaşattı ki, en ateşli savunucuları bile kafayı kaldıramaz hale geldiler. Hem de sadece bu politikanın ahlaki temelleri çöktüğü için değil, reel siyaset açmazları yüzünden. İngiltere başta olmak üzere Suriye müdahelesi cephesinde sorun çıkmasının önemli bir nedeni de bu durum.

ABD Dış İşleri Bakanı Kerry, Suriye rejiminin kimyasal silah kullandığının kesinleştiğini söyleyince, insan ister istemez ‘Kelly’ vakasını hatırlıyor. Malum, Biritanya ve Başbakanı Blair 2003’de Irak işgalinin öncülerindendi. İşte, o dönem kimyasal silah dosyasını hazırlayanlardan biri iktidarın görevlendirdiği ‘biyolojik silah uzmanı bilim adamı’ David Kelly idi. Daha sonra, bir BBC proğramında ‘Irak dosyasının savaşa gerekçe hazırlamak üzere abartıldığı’ iddia edildi, kıyamet koptu. BBC haberin kaynağı olan David Kelly’nin adını açıklamak zorunda kaldı. Bu olayın hemen ardından Temmuz 2003’de Dr. Kelly evinin yakınlarındaki ormanlık alanda ölü bulundu, intihar ettiği söylendi, komisyonlar kuruldu, kuşkular giderilmeye çalışıldı ama konu hala esrarını sürdürüyor.

O dönemin gazetelerine bir bakın Suriye için yapılan müdahele çığırkanlığına çok benzer tezler, büyük laflar ve tabi karşı çıkanlara benzer karalamalar göreceksiniz.

Diğer taraftan, ‘liberal müdahelecilik’ tezine meşruiyet kazandıran ve şimdi Başbakan’ın önerdiği Kosova konusu da ayrı bir tartışma konusudur.

Kısacası, Suriye’de bir kez daha bin bir hesaba dayalı siyasetler ve müdahele hazırlığı, bir kez daha bir diktatörün ve yaşanan insanlık trajedilerinin ardına saklanarak pazarlanmaya çalışılıyor. Söz konusu diktatörlerin varlığı ve yaşanan katliamlar acıtıcı gerçekler ama bunlara karşı yapılacak ilk iş, bu gerekçelerin ardına saklanarak çıkarcı müdahele çığırkanlığına, karalama kampanyalarına kulak asmadan, kompleks duymadan karşı durmak. Yoksa, Miloseviç’ler, Saddam’lar, Esad’larkendi ayıpları ile daha çok başkalarının ayıplarını gizlemeye alet olacaklar.

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir