Niğde Dündarlı’da 11 yaşındaki kız çocukları evlendiriliyor

Niğde’nin Dündarlı kasabasında çocuk evlilikleri oranı, Türkiye ortalamasının üzerinde. Bor ilçesinde başlatılan proje Sağlık Müdürlüğü desteğini çekince yarıda kaldı. Kasabanın kadınları bu evliliklerin önlenebilmesi için ağır cezalar verilmesini istiyor.

Milliyet gazetesinden Burcu Karakaş’ın bugünkü haberi, Niğde’ye 60 kilometre uzaklıkta bulunan Dündarlı kasabasında nişanlandırılan ve 11-14 yaş arasında evlendirilen kız çocuklardan söz ediyor.

Dündarlı, birkaç yıl önce Uçan Süpürge’nin Çocuk Gelinler projesi kapsamında Niğde’de yaptığı çalışmaların ardından gündeme gelmişti; kasabadaki liseden on yılı aşkın bir zamandır yalnızca iki-üç kız çocuğun mezun olabildiğini anlatan yerel yöneticiler bu ‘gelenekle’ mücadele başlatmak istiyordu. Uçan Süpürge ekibi Dündarlı kasabasındaki kızların kaderi haline getirilmiş erken evliliklere o günden beri verdiği hemen her röportajda, yazdığı her haberde değindi.

Nihayet anaakım medya Dündarlı’daki kız çocukların sesine kulak verdi. Milliyet’ten Burcu Karakaş, kasabaya gitti, kadınlarla görüştü.

Karakaş’ın haberine göre, Niğde’de çocuk yaşta evliliklerin Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu belirten sosyolog Bülent Kara, pilot bölge seçilen Bor ilçesinde çocuk yaşta evliliklerle mücadele için başlatılan projenin, İl Sağlık Müdürlüğü’nün desteğini çekmesiyle askıya alındığını söyledi. Uzmanlar, çocuk gelin vakalarının son yıllarda Niğde merkeze doğru yayıldığı, devlet yetkililerin bu duruma göz yumduğu konusunda uyardı. Kadınlar ise bu durumdan şikayetçi; çözümün ancak ağır cezalarla mümkün hale gelebileceğini söylüyorlar: “Bassınlar cezayı bakalım bir daha oluyor mu?”

Habere göre, Niğde Devlet Hastanesi yetkilileri, Niğde’nin Dündarlı kasabasında gebe takip uygulamasına başvuruların az olmasını fark edip harekete geçince çocuk yaşta evliliklerin ne kadar yaygın olduğunu fark ettiler. Araştırmalar, kız çocukların ilkokulda nişanlandırılarak 11-14 yaş arasında evlendirildiğini gösterdi.

Gazeteci Burcu Karakaş izlenimlerini şöyle anlatıyor:

“Niğde merkeze bağlı Dündarlı kasabasına, önce davul zurna, ardından üç el silah sesi eşliğinde giriyoruz. Belediye binası bahçesinde oturan birkaç erkeğe, ‘Düğün mü var’ diye sorunca gülerek yanıt veriyorlar: ‘Düğün var tabii. Burada düğün eksik olmaz! Akşam atılan silahları görsen, Teksas gibi!’ Muhtar Numan Sert’le, köy meydanındaki kahvehanesinde konuşuyoruz. Kız çocukların erken yaşta evlendirildiklerini inkar etmiyor: ‘Çocuk evliliği daha önceleri yoktu. Ortaokulu bitirip liseye devam etmeyen kızlar evlendiriliyor. Diyelim kız 16 yaşında. Nişanlanır, iki sene sonra da evlenir. Önce imam nikahı kıyılır, sonra resmi nikah beklenir. Kızlar liseye son beş-altı senedir devam ediyor.’

Numan bey, kendi kızını 17 yaşında evlendirmiş. 15 yaş ve altındaki kız çocukların evlendirildiklerini kesinlikle kabul etmiyor, ancak ‘nadiren’ olduğunu söylüyor: ‘13 yaşında evlendirmek olur mu hiç! 16-17 olabilir, 15 yaş altı zaten suç!’ diyor.

Köydeki delikanlılar ise muhtarla aynı fikirde değil. Kahvede masalarına konuk olduğumuz gençler, 20-25 yaş arasında. Biri yeni askerden dönmüş, 17 yaşında nişanlısı varmış. Diğerleri askere gidecekmiş. Kendilerinden pek bahsetmiyorlar ama belediye başkanının 22 yaşındaki oğlunu 14 yaşındaki kızla nişanladığını, sekizinci sınıfta okuyan neredeyse bütün kızların nişanlı olduklarını anlatıyorlar. ‘Burada kızlar 10, erkekler 20 yaş ve üstü evlendirilir’ diyorlar. Masada amcaları sayılacak biri, çocuk yaşta evlendirilmeyen kız çocukların sayısının bir elin parmağını geçmeyecek kadar az olduğunu vurgulamak için; ‘Bir tane 17 yaşında vardı, ben sattım’ diye araya giriyor. ‘Kız evlendirmek’ yerine kullanılan eylem; ‘satmak’. Satmak Dündarlı’da sıklıkla telaffuz edilen bir kelime. 78 yaşındaki Mehmet bey de ‘Okul bitince kızlar satılıyor’ diyerek, köyün ‘usulünün’ böyle olduğunu söylüyor.”

Haber şöyle devam ediyor:

“Rukiye hanım (51), 15’inde evlenmiş. Bir kızını 13 yaşında evlendirmiş çünkü; ‘Bu köyün kanunu böyle’. Bir kızı daha varmış, o bu sene liseye başlayacakmış. ‘Vermem onu erken’ diyor. Kızının okumasını, kendi ve ablasıyla aynı kaderi paylaşmamasını istiyor. Sohbetimize iki kız çocuğu kulak kesiliyor. Bir adam, ‘Bak mesela, bu 11 yaşında. İki senesi kaldı’ deyince, gülüşmeler oluyor. Kadınlar, çevre köylerde de durumun aynı olduğunu söylüyor. Fadime teyze, konuştuğumuz diğer kadınlar gibi, çocukların evlendirilmesini doğru bulmuyor: ‘Suç değil mi, bassınlar cezayı da bakalım bir daha oluyor mu!’

Düğün yerine gidiyoruz. Kapıda lokum, bisküvi ve şeker ikramı var. Dündarlı’da düğünler, dört gün dört gece sürüyor. Kerpiç bir evin bahçesindeki düğün yerinde, yerdeki sedirlerde oturuluyor. Bahçenin bir ucunda klavye çalıp şarkı söyleyen genç bir adam var. Gelinin lise 2’de okuduğunu, damadın ise askerden yeni geldiğini öğreniyoruz. Ancak damat, gelini evine bırakmaya gittiği için ikisi de düğün yerinde yok. Bir süre gelmelerini bekliyoruz ama düğün sahiplerinden bir beyefendi, gazeteci olduğumuzu öğrenince bizi kibarca dışarı buyur ediyor.

Niğde’de bir sağlık kuruluşunda çalışan, ismini vermek istemeyen sosyal hizmet uzmanı, Dündarlı’nın gebe takibi yapılmayan yerler arasında olması nedeniyle dikkatlerini çektiğini söyledi. Uzman, bir araştırmaya göre, kasabada ortaöğretimden sonra liseye devam ederek mezun olan kız öğrenci sayısının üç olduğunu belirtti: ‘15’inde hâlâ evlenmemiş kızlara ‘evde kalmış’ gözüyle bakılıyor. Kız çocuklar hamile kalınca, yasal işlem başlatılacağı için hastaneye gidemiyor. Kasabada aile içi şiddet vakaları yüksek. Riskli gebeliklerde takip olmadığı için engelli doğan çocuk sayısı da çok fazla.’

Niğde Devlet Hastanesi’nde geçen yıllarda görev yapan bir psikolog ise çocukların ilkokul çağında nişanlandırıldığını saptadıklarını belirterek, bir öğretmen arkadaşının kendisiyle paylaştığı hikayeyi şöyle anlattı:

 

‘Bir öğretmen arkadaşım bir gün bir kız öğrencisine tahtaya kalkmasını söylemiş. Kız ayağa kalkıp yerine oturmuş. Tekrar seslenince yine kalkmış, ardından yine oturmuş. Öğretmen arkadaşım bakmış, kız arkasına bakıp yerine oturuyor. ‘Kalkmama izin vermiyor’ deyip arkadaki bir erkek öğrenciyi gösterince, arkadaşım ‘Oğlum sana ne oluyor’ demiş. Çocuk, ‘Ben onun nişanlısıyım’ diye yanıt vermiş.’

İsmini vermek istemeyen psikolog, devlet kurumlarının çocuk gelin vakalarına göz yumduğunu savunarak, şöyle devam etti: ‘Dündarlı’ya aile içi şiddet için gittiğim sınıfa şöyle bir bakıp, ‘Bunların aileleri yok mu’ dedim. Sınıfta hep 14-15 yaşlarında kızlar ve kucaklarında çocuklar vardı. Dinlemeye onlar gelmiş. Askerden dönen erkekleri, kız çocuklarıyla evlendiriyorlar. Erkek, iş için şehir dışına çıkarsa, kızı beklemeden başkasıyla evlendiriyorlar. İkinci evlilik, 30 yaş ve üstü erkeklerle oluyor. Bu duruma göz yumuluyor. Diyanet de göz yumuyor. Herkes yasak olduğunu biliyor. Adli süreç başlasa, hemen herkesin cezaevine gireceği biliniyor.’

Psikolog, çocuk yaşta evliliklerin Niğde merkeze doğru yayıldığı konusunda uyararak, şunları söyledi: ‘Ensest de evlilik sebeplerinden biri. İntihar girişiminde bulunan bir kadın, babası tarafından tecavüze uğrayınca evlendirildiğini anlatmıştı. Tecavüzcüsüyle evlendirilen kızlar var. Devlet kademelerinde yüksek mevkilerde bulunan bazı kişilerden, ‘Değiştirip ne yapacaksınız, nasıl önleyeceksiniz’ diyenler olmuştu. Çocuklar ‘Okumak istiyoruz, evlenmek istemiyoruz artık’ diyor ama herkes üç maymunu oynuyor.’

Niğde Üniversitesi Sosyoloji bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Bülent Kara, Niğde’de çocuk gelin vakalarının Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu söyledi. Kara, çocuk gelinlerle mücadele için pilot bölge seçilen Bor ilçesinde başlatılan projenin, Niğde İl Sağlık Müdür Ali Rıza Erdoğan’ın desteğini çekmesiyle askıya alındığını belirterek, şunları söyledi:

‘Niğde Üniversitesi olarak, Niğde Valiliği ve Bor Kaymakamlığı ile beş yıllık ‘Ah Bir Çocuk Olsam’ adında ortak bir proje yürütüyorduk. Amaç, erken yaşta evliliklerin nedenlerini tespit etmek ve süreç içinde azalmasını sağlamaktı. Proje bir yıl sürdü, ancak Bor Kaymakamı görevden alınınca İl Sağlık Müdürü de projeden çekildi. 2012 Nisan’ında başlatmıştık projeyi, beş ay önce askıya alındı. İl Sağlık Müdürlüğü, projenin yürütücülerinden olduğu ve desteğini çektiği için devam edemedik. Niğde’de erken yaşta evlilikler, Türkiye ortalamasının üzerinde. Kızlar, 11-14 yaş arasında evlendiriliyor.’

Sosyal hizmet uzmanına göre, kız çocukların eğitimine harcanacak para ‘gereksiz’ görülüyor. Kızlar, 13 yaşında evlenmek zorunda hissettikleri için, erken ergenliğe giriyor. Küçük yaşta ev işlerine alıştırılan kızlar, çocuk yaşta erişkin gibi davranmaya başlıyor:

‘Bir gün ziyarete gittiğimiz bir köyün muhtarı durumu paylaşınca bize hak verdi. Sonradan öğrendik ki kızını 13 yaşında evlendirmiş. Bir belediye başkanı da söylediklerimizi onayladı. Meğer o da 21 yaşındaki oğlunu, 13 yaşında bir kızla evlendirmiş. Hamilelikte ortalama yaş, 14. Genelde 20 yaş üstü erkeklerle evlendiriliyorlar. Hastalıklı bir durum var. Ben 37 yaşındayım, hastaneye gelen bazı kadınlara ‘Teyze’ diyordum. Teyze dediklerim benden 10 yaş küçük çıkıyordu. Çocuk yaşta çocuk doğurmaya başladıkları için erken yaşta yıpranıyorlar. 30 yaşında kayınvalide olanlar var.’”

Kaynak: Milliyet

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir