Moda Fotoğrafçılığı|| ‘ Herkes fotoğraf makinesini en kötü 6 ayda öğrenir.Ama sanat gözü olmayan kişi hiçbir şey yapamaz..’

Yetkin Çakır’ın  Londra’da Moda Fotoğrafçılığı Yapan Gökhan Göksoy ile Röportajı

‘ Fotoğrafçılık aslında giderek popülerleşen bir meslek değil, popülerleşen bir ego durumu bence.’

Son zamanlarda ülkemizde sayıları hızla artan fotoğrafçılar arasında fark yaratmış birisiyle tanıştırıyoruz sizleri. Gökhan Göksoy. Adı henüz Türkiye’de çok bilinmiyor ancak, çektiği moda fotoğraflarıyla kariyer hedefi fotoğrafçılık olanlar için bir rol model olabilecek seviyede işlere imza atıyor. Bu genç yaşında kendisini Londra gibi metropol bir şehirde kabul ettirmeyi başardı bile. Biz de bu işin sırrını merak ettik ve kendisiyle bir röportaj yapmak istedik. Ortaya keyifle okuyacağınızı düşündüğümüz bir başarı öyküsü çıktı.

Yetkin Çakır
Yetkin Çakır – İzmir
info@dagmedya.com

İKİ MESLEK VARDI KAFAMDA, SUALTI KAMERAMANI VE FUTBOLCU OLMAK

Yetkin Çakır: Merhaba Gökhan. Senin hakkında minik bir araştırma yaptığımda atletizmden, futbola, Latin danslarından, turizme, oradan moda fotoğrafçılığına uzanan çok güçlü bir alt yapın var. Bu çok yönlülüğünü neye borçlusun, bize kendinden bahseder misin?

gg2 copy

Gökhan Göksoy/Londra

Gökhan Göksoy: Merhaba..Ben Ankara’da doğdum. Klasik, baba mesleği yüzünden 16 yaşımda İstanbul’a taşınmak zorunda kaldık. Hayatımı kesinlikle çoğu yönüyle değiştiren bir durumdu bu. Her zaman çılgın, yerinde duramayan, özgür bir kişiliğim oldu. Küçüklüğümden beri yoğun geçen spor hayatım boyunca 2 meslek vardı kafamda, sualtı kameramanı ve futbolcu olmak.

Sualtı için bir şey yapamadım henüz ama futbol ile birlikte birçok dalda spor yaptım. 16 sene profesyonel olarak 1. , 3. lig ve amatör kümede futbol oynadım. 6 sene profesyonel voleybol, 2 sene thai box, 1 sene Fenerbahçe’de atletizm ile uğraştım. 8 senedir profesyonel olarak Latin dansları
(salsa,bachata,merengue) yapmaktayım.

İstanbul Ticaret Üniversitesinde Turizm işletmeciliği okudum.İstediğim bir bölümdü fakat görsel yanım daha ağır bastı ve bölüm değiştirmek yada 2. üniversite okumak istedim, mümkün olamayacağını öğrendikten sonra görsel iletişim ve medya derslerine girerek kendimi geliştirdim.

Londra’da moda fotoğrafçılığı üzerine master yapmak istiyordum ama bazı durumlardan ötürü bu da mümkün olmayınca gene yoluma alaylı devam ettim. University of Wales‘ta pazarlama üzerine master yaptım. Ve şu an 2005 yılında hayalini kurduğum ajansım VR Agency’yi yönetmekteyim.

http://www.gokhangoksoy.co.uk/#/home

http://www.gokhangoksoy.co.uk/#/home

RUSYA’DAN GELEN BİR ANALOG MAKİNEYLE ÇEKİM YAPMAMLA BAŞLADI  

YÇ:  Fotoğrafa olan merakın hangi yıllarda başladı?

GG: Fotoğrafa olan merakımı 2 hikaye ile özetleyebilirim. Birincisi, kuzenim radyo sinema okuyordu yaklaşık 10 sene önce. Ona gittiğim zaman yapmış olduğu video çekimlerine bakardım. Özel efektler, kameralar falan dikkatimi çekiyordu, ben de o zamanlar yaklaşık 9-10 yaşlarındayım. Onunla birkaç kamera çekimine katıldım. Bana yapmış oldukları kısa filmleri gösterdi. Hangi programlar ile yaptıkları gibi şeyler çok ilgimi çekmişti. Video çekemediğim için çekmiş olduğum fotoğraflar ile slaytlar yapmaya başlamıştım. Diğer etken ise bundan 5-6 sene aradan sonra Rusya’dan gelen bir analog makineyle çekim yapmam ile başladı. Ama nasıl kullanacağımı bilmiyordum. Fakat ben “meraklıydım”. Fotoğrafçı mağazlarına gider ve sorardım nasıl çekebilirim ? Bu tuşlar ne işe yarıyor ? gibi soruları.

Hiç unutmam, Amasra’da bir fotoğrafçıya gittim. Hiç kimsenin olmadığı kadar yardımcı olmuştu bana. Bir kağıda yazdı bir kaç ipucu, güneşli havada, bulutlu havada vb. durumlarda şöyle ayarlar ile çekebilirsin diye. Lise hayatım boyunca bu analog makine ile çekimler yaptım. Hiç karanlık odada bulunup baskı almadım. Üniversiteye başladığım zaman fotoğrafçılık kulübüne üye oldum. Tabi ben çekim yaparken analog makinemi kırmıştım. Elimde eski bir kamera ile hocamızın dediklerini çekmeye çalışıyordum. Hocamız; “böyle olmaz almalısın bir tane” dedi. Aileme söylemedim çünkü pahalı bir teknoloji, kendim almaya karar verdim ve 1 sene bunun için para biriktirdim. Ve o muhteşem gün geldiğinde cebimde 1 senedir biriktirdiğim emeğim vardı ve ben emin değildim, makineyi almaya giderken kendime 100 defa sormuşumdur sanırım; “Gökhan değer mi?” Neredeyse dönecektim geri fakat mağazaya girip makineyi görünce parayı nasıl fırlattığımı hiç unutmam, ışıl ışıl parlıyordu adeta.

YÇ: İngiltere’de fotoğraf ajansı kurmak oldukça cesur bir hamle. Buna nasıl karar verdin ve bu aşamada sana destek olanlar kimlerdi?

Gökhan Göksoy1

GG: Aslında hedefim İngiltere değil İtalya idi. 2005 yılında hayatım ile ilgili yaklaşık 10 senelik bir plan yapmıştım. Biliyordum kesinlikle çok zor bir karardı. Farklı bir ülke, şehir, insanlar. Ankara’dan İstanbul’a taşındığımız zaman bile adaptasyon sorunu çekmiştim ve bunu hayal edemiyordum. Ayrıca çok az İngilizce konuşuyorum. Bu işler için yetersiz ki hala kendimi yeterli bulmuyorum.

Üniversite bitince yurtdışına gideceğim fotoğraf ve modellik ajansımı kuracağım kısa zamanda Türkiye ve Avrupa’da ses getirecek bir ajans olacak diyordum ve hala diyorum. Bir gün Kadıköy’de Moda sahilinde arkadaşlar ile oturuyoruz. Onlara misyon ve vizyonumdan bahsettim. Sevgili abim Ümit Beceren dedi ki; ”Madem İtalya’ya gideceksin Ali Alışır’ı bulup konuşsana kendisi İtalya’da moda fotoğrafçılığı yapıyor, sana tavsiyeler verir”. Bir anda gözlerim yuvasından fırladı. Hemen o günün akşamında araştırdım ettim kendisiyle iletişim kurdum. Sergisine davet etti, gittim ve tanıştım. Tabi ilk günün yoğunluğu fazla konuşamadık. Ertesi gün yine gittim aklımdaki soruları sordum. Aldığım her cevap benim için adeta bir ilham oldu. Kendisi sonra çok sevdiğim bir abim oldu. Arada sırada buluşur çektiğim fotoğrafları gösterir eleştirmesini ister ve tecrübelerini dinlerdim. Ve bana dedi ki ‘Eğer moda fotoğrafçısı olmak istiyorsan New York veya Londra’yı denemelisin. Oralarda İtalya’ya göre daha çok avantaj var. İtalya biraz daha sanat ağırlıklı çalışan bir ülke. Ama diğerlerinde sürekli moda haftaları, moda ile ilgili organizasyonlar oluyor’. Ben de araştırdım Türkiye’nin önde gelen moda fotoğrafçıları Koray Birand, Lara Sayılgan, Hasan Hüseyin, Akif Hakan Çelebi gibi isimler de Londra havasını solumuş kişilerdi. Ve böylece tercihimi Londra’dan yana yaptım. Tüm bu kararlarımda her zaman yanımda olan ve beni her zaman olduğu gibi hala destekleyen ailem ve bazı dostlarım sayesinde güç buluyor,  işime daha da kolay odaklanıyorum.

HEDEFİM 2017 TÜRKİYE’NİN VE AVRUPA’NIN EN ÖNDE GELEN AJANSLARINDAN BİRİ OLMAK 

YÇ: Henüz erken sayılabilecek bir yaşta başarıya ulaştın, buradan sonraki aşamalarda planların nelerdir? Ne kadar ileriye taşımayı planlıyorsun kariyerini?

GG: Aslında başarıya ulaştım diyemem ki tam zirveye de ulaşmak istemem, o zaman hayallerim sona erer diye korkuyorum açıkçası. Şimdi öncelikle Londra’da ve İstanbul’da sistemi oturtmak istiyorum. Bunun için her dalda farklı uzman kişilerle projeler üretiyorum. Londra’dan sonra Dubai’ye taşınmayı planlıyorum ve takiben  Milano ve New York. Buralarda ofisleri açıp dünya çapında bir ajans olmayı planlıyorum. Hedefim 2017 Türkiye’nin ve Avrupa’nın en önde gelen ajanslarından biri olmak. Gelecek projelerimiz arasında ciddi ses getirecek işler var. Özellikle seneye düşündüğümüz bir projemiz dünya çapında ses getireceğine inandığım bir proje şu an sır gibi saklamaktayız.

Tam ekran yakalama 14.04.2013 185943
Tam ekran yakalama 14.04.2013 190009 Tam ekran yakalama 14.04.2013 190022

 

FOTOĞRAF MAKİNELERİ UCUZLADI VE 10 YAŞINDAKİ  ÇOCUKTA BİLE VAR

YÇ: Fotoğraf sektörünün günümüzdeki ve gelecekteki durumu için neler düşünüyorsun? Örneğin her sanat dalında olduğu gibi alaylı-mektepli durumu yavaş yavaş fotoğraf alanında da tartışılmaya başlandı. İyi bir fotoğrafçı olmak için okulunu okumak şart mıdır?

GG: Kaba tabir ile mahallelerimizde bulunan fotoğraf dükkanlarının işi bitti diyebilirim. Çünkü herkesin bildiği gibi fotoğraf makineleri ucuzladı ve 10 yaşındaki çocukta bile var. Ama bunu tartışmayacağım çünkü zaman ve teknoloji değişiyor buna takılıp kalırsam öyle ya da böyle yok olmaya mahkum olurum. Herkes fotoğraf makinesini en kötü 6 ayda öğrenir. Ama sanat gözü olmayan kişi hiçbir şey yapamaz, bu da ayrı bir gerçek. Günümüzdeki durumu, şu an gelişmekte olan bir meslek o yüzden firmaların çok dikkat etmesi gerek diye düşünüyorum . Umarım gelecekte gerçekten iyi fotoğrafçılar çıkar rekabet insanları tetikler, sanat adına güzel işler çıkarırlar. Şahsen benim okuma fırsatım olmadı. Üniversitede kendi derslerimden kaçıp görsel iletişim derslerine girerdim. Açıköğretim de okuyayım dedim, Londra seferi çıktı. İnsan öğrenmek isterse kimse onu tutamaz. Azim,tutku,heyecan bunların olması lazım. Bir örnekle açıklayayım; üniversitede o kadar görsel ve medya öğrencisi olmasına rağmen her fotoğraf işinde beni çağırırlardı. Neden mi ? Çünkü tüm hocalarım bilirdi beni istekliydim, azimliydim. İnsanlara o güveni, o hissi verirseniz, her konuda geçerli bu, desteklerini esirgemezler. Okumayın demiyorum. Okuyacaksanız da hakkını verin, yeterli olacaktır.

Tam ekran yakalama 14.04.2013 185856

MODA FOTOĞRAFÇILIĞI ADINA KONUŞAYIM; ÇOĞU ZAMANINIZI ÜZGÜNÜM AMA KIZLARLA DEĞİL BİLGİSAYARINIZ İLE GEÇİRİYORSUNUZ

YÇ: Bildiğin gibi çığ gibi büyüyen bir ”fotoğrafçı” kitlesi var. Henüz yolun başındakilere tavsiyelerin neler olur?

GG: Tavsiyem ;  bu mesleği “kız tavlamak” ,”ortam yapmak”, “hava atmak” , “ego tatmin” etmek vb. nedenlerden dolayı yapacaksanız anında bırakın çünkü boşa harcayacağınız tek şey zaman olacaktır ve giden zaman da asla geri gelmeyecektir. Gerçekten bu işi öğrenmek isteyen kişileri gözünden çok kolaylıkla anlayabilirsiniz. İyi bir fotoğrafçı olmak için iyi bir makineniz olmasına gerek yok. Her şey adım adım olacaktır. Bugün amatör makine alırsınız, yarın flash, ertesi gün tripod… Fotoğrafçılık insanların gözünde şipşak diye gözüküyor. Halbuki gerçek anlamda profesyonel  bir çekim gördükleri zaman anlıyorlar ki bu iş o kadar kolay değil. Şu gerçekleri bilmeli yeni başlayacak arkadaşlar, moda fotoğrafçılığı adına konuşayım, çoğu zamanınızı üzgünüm ama kızlarla değil bilgisayarınız ile geçiriyorsunuz. Sevgiliniz makine, 2. sevgiliniz bilgisayarınız olacak. Ayrıca gece gündüz İnternet’te yeni teknikler araştırmalı. Yabancı fotoğrafçıları takip etmeleri ve onların çekim tekniklerini anlamanız lazım.

Tam ekran yakalama 14.04.2013 185959

YÇ: İngiltere’de yaşam nasıl gidiyor? Türkiye’de özlediğin ya da iyi ki uzaktayım diyebileceğin şeyler var mı?

GG: Yaşam kalitesi olarak iyi fakat havalardan dolayı sıkıntılıyım. Türkiye’de alıştık tabi ılık ve sıcak havalara, bunalıma girdiğim zamanlar oluyor. Bir keresinde 3 ay güneş görmediğimizi söyleyebilirim. Ancak iyi ki uzaktayım diyebiliyorum  çünkü bu işi uluslararası yapabiliyorum.

gökhan göksoy2

Gökhan Göksoy resmi sitesini inceleyebilirsiniz,  sosyal medya adresine de ulaşabilirsiniz.. tıkla..

**Tüm yoğunluğuna rağmen bu güzel röportajı hazırlamamda bana zaman ayırdığı için Gökhan’a teşekkür ediyorum. 

Yorumlar

yorumlar

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

3 Yorum

  1. Geri İzleme: DağMag’de Bu Pazar! | Dağ Medya

  2. Moda Fotoğrafçılığı

    Enstantane nedir? Sorusuna verilebilecek en kısa tanım şudur: Pozlandırma süresi… Daha detaylı bir tanım ise deklanşöre basıldığında ışığın sensöre ne kadar süre düşeceğini belirleyen değerdir. Bir yanıyla sensörün çekilecek olan konuyu ne kadar süre göreceğidir. Enstantene ayarlarını iyi öğrenebilmek için profesyonel bir fotoğrafçılık kursuna yazılmanız da fayda var.

    Yanıt
  3. Moda Fotoğrafçılığı

    Lens türleri; kullanım alanlarına, teknik özelliklerine ve yapısal durumuna bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Lens seçimi yaparken amacınızın ne olduğunu doğru belirlemeli ve kullanım alanınıza uygun bir tercih yapmalısınız. Bununla birlikte çekim türlerine göre lens çeşitleri değişiklik gösterir. Bunu unutmamak gerek. Örneğin otel, site, AVM gibi büyük yapıları çekerken kullanacağınız lens türü portre çekimlerinde ihtiyacınızı karşılamayabilir. Düğün, ürün, katalog, moda ve yemek fotoğrafları içinse bu alana uygun modeller incelenmelidir.

    Yanıt

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.